
Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su yüzeyinde, özel olarak hazırlanan boyalarla oluşturulan desenlerin kâğıt üzerine aktarılmasıyla yapılan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Bu teknik sayesinde su yüzeyinde oluşan desenler doğrudan kağıda geçirilir ve her çalışma kendine özgü bir görünüm kazanır. Ebru sanatı, Türk süsleme sanatları arasında önemli bir yere sahiptir ve özellikle hat ve tezhip sanatlarıyla birlikte kullanılmıştır.
Tarih
Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemektedir ve bununla beraber bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Bazı kaynaklara göre de Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru "Türk Kağıdı" ya da "mermer kâğıdı" olarak adlandırılmaktadır.
Ebru, geven otunun özsuyundan elde edilen kitre veya deniz kadayıfı bitkisi (kerajin) ile kıvamı arttırılmış suyun üzerine, içine öd katılarak suyun dibine çökmeyecek hale getirilen boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin olduğu gibi ya da biz adı verilen metal uçlu bir aletle müdahale edilerek bir kağıda geçirilmesi yoluyla yapılır.
Ebru sanatının köklerinin 9. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı varsayılmaktadır. Bilinen o ki bu sanat, kağıdın tarih sahnesine girmesiyle gelişmiştir. 10.yüzyılda Çinli bürokrat Su Yijian (MS 957-995) Fırça, mürekkep, mürekkep taşı ve desenli kağıdı " Wen Fang Si Pu (Çalışmanın dört hazinesi) " olarak kaydetmiştir. Çin'de liu-şa-cien (流沙箋), 12. asırdan itibaren Japonya'da suminagaşi (墨流し) ve beninagaşi (紅流し) isimleriyle yapılan bir takım çalışmaların mevcudiyeti, daha sonraki asırlarda Çağatay Türkçesiyle ebre (اَبره) adını alarak Türkistan'da ortaya çıkan bu sanatın tarihi gelişimi hakkında, müphem de olsa bir fikir vermektedir. Türkistan'dan en geç 16. asır başlarında İpekyolu'nu takiben İran'a geçişinde ebri (اَبری) olarak isimlendirilen bu sanat, görünüşüyle gerçekten bulut kümelerine benzer şekiller taşıdığından, buluta nisbet ifade eden bu Farsça ismi doğrulamaktadır. Osmanlı ülkesinde de revaç bulan aynı isim, telaffuz zorluğundan son yüzyılda Türkçede "ebru"ya dönüşmüştür. Galat olmakla beraber, kaş gibi şekiller de ihtiva ettiğinden, bu sanata ebru denilmesi bir çelişki sayılmamalıdır; çünkü ebru kelimesi Farsça'da kaş manasına gelmektedir. 16. asır ortalarında Mir Muhammed Tahir (میر محمد طاهر) tarafından Hindistan'da yapılmaya başlandığı rivayet olunan ebruculuk, buradan İran'a ve sonra da İstanbul'a kadar yayılmıştır. Aynı yüzyılın sonlarında, İstanbul'dan Avrupalı seyyahlar tarafından kendi memleketlerine götürülen ebru kâğıtları önce Almanya'da, sonra da Fransa ve İtalya'da mermer kağıdı veya Türk mermer kağıdı, hatta sadece Türk kağıdı adıyla tanınıp benimsenmiş ve oralarda da yapılmaya başlanmıştır. Zaman içinde İngiltere ve Amerika'ya da yayılan ebru kağıdı, her ülkenin sanat anlayışına göre bir başkalık gösterir. Bunda, kullanılan değişik malzemenin de rolü olmalıdır. Belgelenen en eski ebru örneği 16. yüzyıla aittir. Kağıdın süslenmesinde, kıt'a ve levhaların iç ve dış pervazlarında, yazma ciltlerinde yan kağıdı olarak sıkça kullanılmıştır. (Derman، M.Uğur Osmanlı Ansiklopedisi. C.11,s.189)
Ebru hakkında Türkçe kaleme alınmış bilinen en eski eser, 1615'ten sonra yazılan "Tertib-i Risâle-i Ebrî" (تَرتیبِ رسالۀ اَبری) adlı yazma kitapçıktır. Günümüzde bilinen ebru tarzındaki eserler ilk kez Orta Asya - Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Ebrunun tarihi ile ilgili olarak sayın Uğur Derman (Türk Santında Ebrû), tarihi kestirilebilen en eski ebru olarak, üzerinde Mâlikî Deylemî'ye ait bir kıt'anın bulunduğu ve Gürcistan'da yazılmış olan 1554 tarihli bir ebruyu gösterir. Bu ebrunun, hafif ebru olarak yapılmış olması ve hafif ebrunun ancak belli bir ustalaşmadan sonra yapılabildiği göz önüne alınacak olursa, ebrunun orijinin çok daha eskilere dayandığı düşünülmektedir.
Osmanlı döneminde başlı başına bir sanat ve iş kolu olan ebruculuk, 20. yüzyıl başlarına gelindiğinde unutulma noktasına gelmiştir. Bu sanatın tekrar hayat kazanması, ebru sanatına 'çiçekli ebru'yu geliştiren büyük sanatçı Necmeddin Okyay sayesinde olmuştur. Okyay'dan sonraki büyük merhale Mustafa Düzgünman'dır.
Ebru sanatı, 24–29 Kasım 2014 tarihleri arasında Fransa'nın başkenti Paris'teki UNESCO merkez binasında gerçekleştirilen Somut Olmayan Kültürel Miras Hükûmetlerarası 9. Komite Toplantısı'nda “Ebru: Türk Kâğıt Süsleme Sanatı” adıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne kaydedilmiştir. Aynı toplantıda, Azerbaycan tarafından sunulan Kelaghay el işi örtüleri ve Kazakistan ile Kırgızistan’ın ortak dosyası olan göçebe çadırı da listeye dâhil edilmiştir.
Günümüzde Ebru Sanatı
Ebru sanatı günümüzde artık sadece geleneksel kitap süsleme ile sınırlı değildir; farklı alanlarda da kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle tekstil ve grafik tasarım gibi alanlarda ebru desenlerinin tercih edildiği görülmektedir. Bu desenler, çeşitli yüzey tasarımlarında estetik bir unsur olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle ebru, yalnızca geçmişe ait bir sanat olarak değil, aynı zamanda günümüz tasarım anlayışı içinde de yer bulan bir üretim biçimi olarak değerlendirilebilir (Barutçugil, 2010). Ayrıca ebru desenlerinin dijital ortamlarda yeniden üretilebilmesi, bu sanatın değişen teknolojilere uyum sağlayabildiğini göstermektedir. Bu durum, ebru sanatının günümüzde de varlığını sürdürdüğünü ve farklı şekillerde gelişmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır (UNESCO, 2014).
Avrupa'da gelişimi
Ebru sanatı, 17. yüzyıldan itibaren Avrupa’da da yayılmaya başlamıştır. Özellikle kitap ciltleme ve kâğıt süsleme alanlarında kullanılmış, farklı teknikler ve desen anlayışları geliştirilmiştir. Avrupa’da “marbling” adıyla bilinen bu teknik, zamanla yerel sanat anlayışlarıyla birleşerek çeşitlenmiştir.
21. Yüzyılda
Günümüzde ebru sanatı hem geleneksel yöntemlerle sürdürülmekte hem de modern sanat pratikleri içinde yeniden yorumlanmaktadır. Dijital medya ve çağdaş sanatla etkileşime girerek farklı ifade biçimleri kazanmıştır.
Ebru Malzemeleri
Kâğıt
Emici özelliği fazla ve mat olanları tercih edilir. Genellikle birinci hamur kâğıt kullanılır.
Su
Kitre, deniz kadayıfı, boy tohumu veya sahlep gibi suyun yoğunluğunu sağlayacak doğal maddeler ile karıştırılır. Su kireçsiz ise dinlendirilmiş musluk suyu olabilir. Eskiler yağmur suyu kullanırmış. Tercihen saf su kullanılmalıdır.
Toprak boya
Ebruda kullanılan boyalar eskiden doğada bulunan topraktan elde edilmektedir. Bu toprak ezilip, elekle elenip suda süzülerek kullanıma hazır hale getirilirmiş. Günümüzde ezilmeye hazır halde ya da ezilmiş toz boyalar kullanılmaktadır. Toprak boyalar mermer ve destiseng denilen el taşının yardımıyla ezilerek macun kıvamına getirilerek kullanılır.
Öd
Öd genellikle büyükbaş hayvanların safra kesesinden elde edilir. Safra keseleri delinir ve içindeki öd süzülerek bir kapta toplanır, benmari usulü kaynar suda 20 dakika bekletilir. Yüzeyde biriken köpük bir kaşık yardımıyla alınır. Bu işlem kötü bir kokuya neden olduğu için açık havada yapılması önerilir. Kalkan balığı ödü de kumlu-kılçıklı ebru yapımı için uygundur. Günümüzde resim malzemesi satılan yerlerde rafine öd bulunmaktadır.
Kitre
Ebru yapımında kullanılan suyun belli bir yoğunluğa sahip olması ve özel olarak hazırlanan boyayı üzerinde tutabilmesi gerekmektedir, herhangi bir suyla ebru yapılamaz. Ebrunun suyuna bu özelliği veren maddenin ismi kitredir. Kitre, Türkiye'nin güney ve güneydoğu bölgelerinde kırlarda yetişen yabani bir dikenin(geven) özsuyudur. Yerel halk, kırlarda geven dikeninin gövdesine bıçakla çizik atar, birkaç gün beklerler. Bitkinin özsuyu çizik bölgeden akar ve kurur. Bir ağaç kabuğuna benzer görünüm alır. Bu kabuklar tek tek toplanır. Kabuk şeklinde olan kitre aktarlarda satılmaktadır. Ebrunun suyu hazırlanırken saf suyun içine belli ölçülerde kitre konulur. Su, ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bir süre bekletilir. Belli zaman aralıklarıyla mıncıklanarak eriyen kitre özünün dağıtılması gerekir. Suyun yeterli yoğunluğa ulaşmasından sonra, içinde kalan erimemiş kitre kalıntılarını ayırmak için, ebru suyu iyice süzülmelidir.
Kitre ebru yapımında kullanılan, suyun belli bir yoğunlukta olması için suya karıştırılan maddelerden biridir. Ünlü Ebrucu Sacid Okyay ebru yapımında en iyi sonucu salebin verdiğini ancak kitrenin daha ucuz olması sebebi ile kitre kullandığından bahseder.
Deniz Kadayıfı
Kitrenin hazır hale gelmesi yaklaşık 5-6 gün gerektiği için deniz kadayıfı denilen deniz yosunu kullanılabilir. Hazır toz halde satılır. 50 g toza 5 l saf su ilave edilerek topaklanma olmamasına dikkat edilerek mikserle veya kaşık ile karıştırılır. Bir saat içinde hava kabarcıkları yüzeye çıkıp patlayana kadar karıştırılır. Ve kullanıma hazır hale gelir.
Deniz kadayıfı, ebru sanatında suya kıvam vermek için kullanılan kırmızı deniz yosunlarından elde edilen karagenan adı verilen doğal bir maddedir. Su ile karıştırıldığında jelimsi bir yapı oluşturarak suyun boyaların yüzeyde kontrollü biçimde yayılmasını sağlar ve desenlerin daha net çıkmasına olanak sağlar. Deniz kadayıfının kullanımı 20.yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle modern ve pratik yöntemlerin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmıştır.
At kılı ve Gül Dalı
Fırça yapımında kullanılan at kılları tercihen yaşlı atların kuyruklarından elde edilir. Yele kılları da kullanılmaktadır, ancak bu tür fırçalar kuyruk kılından yapılanlar kadar düzgün olmamaktadır. At kılı tercih edilmesinin nedenleri gözenekleri nedeniyle boyaların fırçadan bir vuruşta dökülmemesidir. Böylece tüm yüzeye eşit büyüklükte ve miktarda boya dökülebilir ve tabanı oluşturur.
Fırçada gül dalı kullanılması; gül dalının esnek olması, kolay küf tutmaması nedeniyledir.
Ebru çeşitleri
Battal ebru
Battal ebru, ebrunun en temel ve en eski kabul edilen türlerinden biridir. Boyaların, tekne yüzeyine belirli bir sırayla serpildikte67n sonra başka bir araçla doğrudan şekillendirilmeden bırakıldığı formdur. Bu yönüyle battal, ebrunun “ilk hâli” veya “ana matrisi” olarak kabul edilir. Klasik kaynaklarda, her yeni serpilen rengin önceki rengi iterek kendine yer açtığı ve yüzeyde bulutumsu, mermerimsi, serbest lekeler oluşturduğu belirtilir.
Alt türler
Klasik literatürde battal ebrunun kendi içinde bazı alt görünümleri vardır:
* Somaki battal: Somaki mermerini andıran renk ilişkileri kurularak yapılan battal.
* Hafif battal (hafif ebru): Daha açık tonlar ve daha sakin zeminle, özellikle hat yazıları için uygun arka plan oluşturur.
* Serpmeli battal: En son yüzeye açılmayan ya da az açılan koyu renk serpilerek yüzeye noktasal canlılık katılır.
Bu ayrımlar, battalın yalnızca “ilk desen” değil, başlı başına zengin bir estetik alan olduğunu gösterir.
Gelgit (Tarama) ebru
Gelgit ebru, battal ebru hazırlandıktan sonra, yüzeydeki boyaların bir iğne, tel çubuk veya benzeri ince bir araç yardımıyla tek yönde ve ardından karşı yönde çekilmesiyle elde edilen türdür. Klasik kaynaklarda buna “tarama ebrusu” da denir.
Bülbül yuvası
Bülbül yuvası ebru, battal veya uygun bir zemin üzerinde, belirli noktalarda merkezden çevreye ya da çevreden merkeze doğru helezonik/dairesel hareketler yapılarak elde edilen türdür. Klasik tanımda “muhitten merkeze doğru helezonî hareketler” ifadesi kullanılır.
Şal ebrusu
Şal ebru, genellikle gelgit veya taraklı zeminin daha serbest, kıvrımlı, dalgalı, kumaş benzeri hareketlerle yeniden yorumlanmasıyla ortaya çıkan bir türdür. Klasik kaynaklarda “tel çubuğun hareketleri düzensiz ve dairemsi olursa şal örneği” denilerek tarif edilir.
Neden şal adını almıştır?
Bu türün adı, desenin bir kumaşın katlanışını, özellikle de ince bir şalın kıvrımlarını andırmasından gelir. Burada amaç, katı ritmi yumuşatarak yüzeye akışkan zarafet kazandırmaktır.
Taraklı ebru
Taraklı ebru, battal ya da gelgit zemin üzerine, diş aralıkları belirli bir tarak geçirilerek elde edilen düzenli, ritmik, örgümsü yüzeylerdir. Ebru tarağı, ahşap bir gövdeye belirli aralıklarla dizilmiş metal tellerden oluşur. Klasik kaynaklar, tarağın tekne üzerinde telleri kitreli suya girecek biçimde dolaştırılmasıyla bu türün oluştuğunu belirtir.
Hatip ebrusu
Hatip ebrusu, hafif veya açık zemin üzerine, kuvvetli renklerden bir ya da birden fazla iç içe daire damlatılması ve bu dairelerin iğne ile çeşitli yönlerde çekilmesi sonucu oluşturulan türdür. Adını, bu tarzı geliştirdiği kabul edilen Ayasofya Camii hatibi Mehmed Efendi'den alır. Klasik kaynaklar, bu türde çarkıfelek, yıldız, yürek gibi şekillerin elde edildiğini belirtir.
Hatip ebrusunda görülen formlar:
* çarkıfelek,
* yıldız,
* kalp/yürek benzeri,
* çiçeksi açılımlar
olabilir.
Çiçek ebrusu
Çiçekli ebru, lale, karanfil, sümbül, menekşe, gelincik, gül goncası, kasımpatı ve papatya gibi çiçeklerin ebru teknesi üzerinde stilize ama tanınabilir biçimde oluşturulduğu türdür. Klasik kaynaklar, bu alanın gerçek anlamda olgunlaştırılmasını Mehmed Necmeddin Okyay'a bağlar; bu nedenle çiçekli ebrular sanat tarihimizde çoğu zaman “Necmeddin ebrusu” olarak anılır. Mustafa Düzgünman’ın bu geleneğe papatyalı ebruyu eklediği de belirtilir.
Çiçekli ebruda:
* Önce sade ve hafif bir zemin hazırlanır.
* Çiçeğin başı için renk damlaları yerleştirilir.
* İnce biz ile yaprak, taç yaprak ve merkez ilişkisi kurulur.
* Sap çoğu zaman tek hamlede çekilir.
* Yapraklar küçük ama kararlı müdahalelerle oluşturulur..
Akkâse Ebru
Akkâse, klasik kitap sanatlarında yazı sahasının bir renkte, çevresinin başka renkte düzenlenmesi anlamına gelen bir tekniktir. Ebruya uygulandığında ise aynı kâğıt üzerinde birden fazla ebru katmanı ya da ebrunun bazı alanlara alınmaması prensibiyle yapılan özel bir yöntemdir. Klasik kaynaklar, eski yazma eserlerde bu tekniğin kullanıldığını; ebru alanında ise özellikle Necmeddin Okyay’ın bunu geliştirdiğini aktarır.
Yazılı Ebru
Yazılı ebru, bir hat yazısının ya da yazı formunun kâğıt üzerine önceden Arap zamkı benzeri bir madde ile uygulanması ve kâğıdın ebru teknesine yatırıldığında bu zamklı alanların boyayı almaması prensibine dayanır. Böylece yazı, kâğıdın kendi rengiyle görünür; çevresi ise ebrulanmış olur. Klasik kaynaklar bunu özellikle Necmeddin Okyay’ın önemli buluşlarından biri olarak zikreder.
Hafif Ebru
Hafif ebru, daha açık tonlar, daha yumuşak renk geçişleri ve düşük görsel yoğunlukla hazırlanan ebru türüdür. Çoğu zaman doğrudan bir “desen türü” gibi anılmasa da klasik kullanım açısından son derece önemlidir. TDV maddesi, hafif renklerle yapılan ebruların özellikle hat kitâbeti için uygun zemin oluşturduğunu vurgular.
Serpmeli, Neftli ve Kumlu Ebrular
Serpmeli ebru
Yüzeye en son, fazla açılmayan koyu bir renk serpilerek yapılan çeşittir. Amaç, ana deseni bozmadan yüzeye ince noktasal hareket katmaktır. Bu, ebruda son dokunuş estetiğidir.
Neftli ebru
Klasik kaynaklarda, aynı işlemin neft yağı ile yapıldığında zeminde küçük boşluklar oluştuğu ve bu yüzeyin “neftli” olarak adlandırıldığı belirtilir. Bu, ebru yüzeyinde kontrollü boşluk yaratma denemesi olarak görülebilir.
Kumlu ebru
Teknedeki kıvam kullanıldıkça kirlendiğinde, boyaların bazen kum gibi noktalanmaya başladığı ve buna “kumlu ebru” dendiği ifade edilir. Bu çok ilginçtir; çünkü burada bir “hata” ya da malzeme yorgunluğu, zamanla estetik kategoriye dönüşmüştür.
Bu üç tür, ebrunun sadece ideal koşullarda değil, malzemenin sınırlarında da sanat ürettiğini gösterir. Yani ebru, bazen kusuru da estetikleştirir.
Kaynakça:
1. M. Uğur Derman, “Ebru”, TDV İslâm Ansiklopedisi.
TDV İslâm Ansiklopedisi
2. UNESCO Intangible Cultural Heritage, "Ebru, Turkish art of marbling" (2014 tescili).
(Ebrunun uluslararası tanımı, aktarım biçimi ve kültürel bağlamı için.) (UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras)
Klasik bibliyografyada anılan önemli eserler
3. M. Uğur Derman, Türk Sanatında Ebrû, İstanbul, 1977.
4. Ahmet Çoktan, Türk Ebrû Sanatı, İstanbul, 1992.
5. P. Jane Easton, Marbling: History and Bibliography, Los Angeles, 1983.
6. Marie-Ange Doizy – Stéphane Ipert, Le Papier Marbré: Son histoire et sa fabrication.
(Bu eserler TDV maddesinin bibliyografyasında da anılmaktadır.) (TDV İslâm Ansiklopedisi)
https://ich.unesco.org/en/RL/ebru-turkish-art-of-marbling-00644
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebru
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebr%C3%BB
-
Battal ebru -
Taraklı ebru (Gelgit) -
Taraklı ebru (Şal) -
Hatip ebrusu (Yürek) -
Çiçek ebrusu (Lale) -
Çerçeli Çiçek ebrusu (Lale)
Türkiye’de Çağdaş Ebru Sanatı Yorumları
Çağdaş dönemde klasik ebru tekniklerinden yola çıkarak, farklı malzemeler ya da yeni formların eklenmesiyle kitreli su yüzeyinde yapılan bir çeşit figüratif baskı resim tarzı oluşmuştur. Bu tür çalışmaları yapan sanatçılar arasında Hikmet Barutçugil, Timuçin Tanarslan, Fuat Başar, Nedim Sönmez, Sevim Sağdıç, Nusret Hepgül, Ahmet Çoktan, Feridun Özgören, T. Alparslan Babaoğlu ve Begüm Arıkonmaz sayılabilir.
Kaynakça
- ^ a b "Ebru, Turkish art of marbling". UNESCO Culture Sector. 27 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Aralık 2014.
- ^ "Ebru Sanatı / Art of Ebru". yakegm.ktb.gov.tr. 17 Şubat 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mart 2026.
- ^ "UNESCO Türkiye Milli Komisyonu - Somut olmayan Kültürel Miras". 21 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi.
- ^ ""Ebru Sanatı" ve "Kelaghay Sanatı" UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girdi". Türk Devletleri Teşkilatı. 5 Aralık 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mart 2026.
- ^ Heinrichs, Ann (1 Şubat 2017). "My Journey into the Unknown". Theology Cataloging Bulletin. 25 (2): 17-19. doi:10.31046/tcb.v25i2.635. ISSN 1548-8497.
- ^ AYDIN, Feyzi (21 Şubat 2023). "Türk cilt sanatında ebrûnun kullanım alanları ve örnekler". RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi (32): 1030-1046. doi:10.29000/rumelide.1252864. ISSN 2148-7782.
- ^ Aydın, Meral, Çağdaş Ebru Sanatında Resimsel Figüratif Çalışmalar Yapan Sanatçılar ve Eserleri, İstanbul, 2016.
- ^ "Kültür ve Turizm Bakanlığı" (PDF). 2012. 16 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi.
- ^ "ebruhane-den-damlalar-sergisi". Ocak 18, 2007. 27 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2024.
- Başar, Fuat; Tiryaki, Yavuz: Türk Ebru Sanatı, Gözen Yayınları, 2000.
- Özemre, Ahmet Yüksel: Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Kubbealtı Neşriyat İstanbul, 1993.
- Ayvazoğlu, Beşir: Aşk Estetiği, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 1993.
Dış bağlantılar
- Evrenin Görsel Müziği Ebru
- Ebru Sanatı Örnekleri: Albüm-1 25 Ekim 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. ve Albüm-2 25 Ekim 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (+)
- Çağdaş ebru sanatında resimsel figüratif çalışmalar yapan sanatçılar ve eserleri
- ^ Barutçugil, H. (2010). Dreams of water: Ebru art. Istanbul: Ebristan. UNESCO. (2014). Ebru, Turkish paper marbling. Intangible Cultural Heritage Lists.
