| Ömer Lütfi Paşa | |
|---|---|
| Doğum | Mihajlo Latas (Михајло Латас) 24 Eylül 1806 Janja Gora, Plaški yakınları, Askerî Sınır Bölgesi, Avusturya İmparatorluğu |
| Ölüm | 18 Nisan 1871 (64 yaşında) Eyüp, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu |
| Defin yeri | Bostan İskelesi, Eyüpsultan, Türkiye |
| Bağlılığı | |
| Branşı | |
| Hizmet yılları | 1820'ler-1871 |
| Rütbesi | Müşîr |
| Çatışma/savaşları | |
| Ödülleri | |
| Ailesi | |
| Eşi | İda Hanım (çocuksuz boşandı) Adviye Hanım (çocuklu) |
Ömer Lütfi Paşa (doğum adıyla Mihajlo Latas, Sırpça: Михајло Латас; 24 Eylül 1806, Janja Gora – 18 Nisan 1871, Eyüp), Sırp asıllı Osmanlı müşîri ve devlet adamıdır.
Ömer Lütfi Paşa, Avusturya İmparatorluğu'nda Sırp Ortodoks bir âilede doğdu. Gençliğinde birkaç yıl Avusturya ordusunda görev yaptı. Yolsuzluk suçlamalarıyla karşılaştığında, 1823'te Bosna Eyâleti'ne sığındı. Müslüman olarak Osmanlı ordusuna katıldı ve hızla terfî etti. Osmanlı İmparatorluğu genelinde birçok isyânı bastıran paşa, Kırım Savaşı'nda serdâr-ı ekrem ünvanıyla görev yaptı. Olteniça, Silistre, Gözleve, Sivastopol ve İngur'daki çatışmalarda önemli zaferlere öncülük etti. Yergöğü Muharebesi'nde Rusları yenilgiye uğratıp Tuna Nehri'nin ötesine püskürterek Osmanlı'nın Eflak-Boğdan Prenslikleri üzerindeki hâkimiyeti yeniden sağladı. Üstün stratejik ve diplomatik yetenekleriyle tanınan bir komutandı.
Hayatı
Kökeni
Ömer Lütfi Paşa (doğum adıyla Mihajlo Latas (Sırpça: Михајло Латас), 24 Eylül 1806'da Avusturya İmparatorluğu'nun Askerî Sınır Bölgesi'nin üzerinde olan Janja Gora'da (günümüzde Hırvatistan'in Lika bölgesindeki Plaški belediyesinde) Sırp Ortodoks Hristiyan kökenli bir âilede doğdu. Babası Petar, Avusturya ordusunda görev yapmış ve zamanla Ogulin bölgesinin vâli yardımcılığına atanmıştı. Amcası Ortodoks papazıydı.
Gençliği
Mihajlo, zeki ve hareketli bir çocuk olmakla birlikte oldukça sağlıksızdı. Askeriyeye karşı büyük bir ilgi geliştirerek Gospić'teki okuldan ayrıldıktan sonra Zadar'da bulunan bir askerî okula gitti; burada, sınırda bulunan babasının Ogulin Alayı'na kadet olarak kabul edildi. Güzel bir el yazısına sâhip olduğundan yazı işlerinde görevlendirildi. Babası yolsuzluk ve zimmete para geçirme suçlamalarıyla mahkûm edildiğinde suçları üstlendi. Kısa bir süre sonra, 1823'te Osmanlı İmparatorluğu'nun Bosna Eyâleti'ne kaçarak, Avusturya Devleti'nin kasasından 180 florin çaldığı iddiâsıyla yargılanmaktan kurtulur.
Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yaşamı
İlk yılları
Bosna'ya kaçtıktan ve bir müddet zor koşullar altında yaşadıktan sonra, Latas'a 1828'de bir Türk tüccarının çocuklarına özel ders verme teklifi yapıldı; ancak bunun için Hristiyanlıktan İslâm'a geçmesi ve sünnet olması şart koşuldu. Bunu kabul eden Latas, Ömer Lütfi adını aldı. Âilenin İstanbul'a taşınmasıyla önüne yeni fırsatlar çıktı. Kurnazca bağlantılar kurarak ve Avrupalı eski bir asker olarak ilgi çekici bulunmasını da kullanarak Erkân-ı Harbiye'de eğitmen olarak atandı; bu sâyede askerî uzmanlığını kanıtladı. Yeniçeri Ocağı'nın topa tutularak yok edilmesinin akabinde Osmanlı Ordusu'nun yeniden örgütlenmesiyle meşgul olan Polonya asıllı Osmanlı komutanı Wojciech Chrzanowski'nin yâverliğine getirildi.

Artık bir binbaşı olan Ömer Lütfi Efendi, Bulgaristan ve Tuna bölgelerinde bir haritalama projesini tamamladı ve gelecekte işine yarayacak olan bu bölge hakkında ayrıntılı bilgiler edindi. Chrzanowski, ordunun yeniden örgütlenmesi konusundaki fikirlerinden de yararlandı; karşılığında ise Ömer Efendi'nin Osmanlı toplumuna tanıtılması konusunda kolaylık sağladı. Böylece Çerkes Hafız Mehmed Paşa'nın kızı olan zengin bir mîrasçı Adviye Hanım ile tanıştı ve evlendi. Bu evlilik, Osmanlı askerî çevrelerinde hızlı yükselişinin başlangıcı oldu. Ömer Efendi'nin evliliğinin kendisine birçok kapıyı açtığı şüphesizdi; fakat yüksek komutanlık görevlerinin getirdiği zorluklarla başa çıkma konusunda da yetkin olduğunu kanıtladı. Velîaht Abdülmecid'nın yazısını geliştirmek üzere öğretmeni oldu ve 1839'da Abdülmecid'in tahta geçmesiyle birlikte miralaylığa terfî edildi. Kısa bir süre sonra İstanbul Askerî Vâlisi oldu.
İsyânları bastırması
1839-1841 Osmanlı-Mısır Savaşı sırasında Suriye'de bir isyânı bastırmak için düzenlenen seferi başarıyla yönetti. 1842'de Trablusşam Eyâleti'nin valisi oldu. 1843-1844 yıllarında yerel Müslüman soyluların tarafından başlatılan Derviş Cara Ayaklanması'nı bastırma konusunda üstün başarı gösterdi. Ardından 1845 Arnavut İsyânı'nı bastırdı. 1846 Bedirhan Bey İsyânı'nı bastırmak üzere Van Eyaleti'ndeki Hakkâri şehrine yönelik başarılı seferi gerçekleştirdi. 1848 Macar Devrimi'nin sonrasında Ömer Lütfi Paşa, Osmanlı kuvvetlerinin Eflak ve Boğdan'daki komutanlığına getirilerek mıntıkadaki devrimi bastırmakla vazîfelendirildi. Rus ve Avusturya ordularıyla olası bir çatışma içerebilecek, oldukça karmaşık bir durumu kararlı ve etkili bir şekilde yönetmesi, onun önemli diplomatik yeteneklere sâhip olduğunu gösterdi.
1850'de Bosna'daki komutanlık görevi geldi. Burada, daha önce Hersek Eyâleti'nde bir isyân sırasında Osmanlı için savaşan ancak sonrasında bağımsız bir güç merkezi inşâ etmeye başlayan Hersek vâlisi Ali Paşa Rıdvanbegoviç'i îdam etti. Osmanlı, bölgedeki merkezî gücünü pekiştirmek amacıyla Müslüman olan yerleşik ve saygın aristokrasiyi îdam, yağma ve ortadan kaldırma yoluyla hedef aldı. Bosna vâlisi olarak ve bölgedeki en üst düzey Osmanlı yetkilisi sıfatıyla komşu Karadağ'a bir sefer düzenledi. Ancak Avusturyalılar müdâhale ederek Bâb-ı Âlî'yi Ömer Lütfi Paşa'yi İstanbul'a geri çağırmaya zorladı.

Kırım Savaşı
En önemli hizmetlerini Kırım Savaşı'nın patlak vermesiyle gerçekleştirdi. Osmanlı ültimatomu göz ardı edilince, 27 Ekim 1853'te Serdâr-ı ekrem Ömer Paşa ordusunu Tuna Nehri'nin üzerinden geçirdi. Ömer Paşa, Eflak'ın güneyindeki Olteniça'da General Pyotr Dannenburg komutasındaki sayıca üstün Rus kuvvetlerine karşı güçlü bir direniş gösterdi ve zafer kazandı. Aralık ayının başlarında Londra'da bir toplantı düzenlenmesi kararlaştırıldı ve Ömer Paşa da temsilcilerden biri olarak belirlendi. Ancak 'Sinop Katliamı' olarak bilinen baskın, barış umutlarını sona erdirdi. Ocak 1854'te Lord Raglan'ı sözünü tutmaya iknâ ederek Varna'yı takviye ettirmeyi başardı. Çatana Muharebesi sonuçsuz kalırken, Silistre Kuşatması'yla uzaktan başarıyla ilgilendi.
Ömer Paşa'nın liderliğindeki Yergöğü Muharebesi'nin ardından Ruslar, Eflak-Boğdan Prenslikleri'nde kontrollerini kaybederler ve panik hâlinde Tuna'dan püskürtülür. Lord Raglan akabinde Osmanlı kuvvetlerinin Avusturya'yı savunma hedefli bir karşı saldırıya kışkırtmak amacıyla Prut Nehri üzerinden saldırı düzenlemesini istemiş olsa da, ne Viyana ne de Ömer Paşa'nın kuvvetleri böyle bir felâkete çekilmek istemedi.

Ocak 1855'ten sonra Osmanlı birliklerini Kırım'a taşıyan nakliye gemileri nihâyet ulaştığında, Ömer Paşa'nın İstanbul'daki İngilizleri kararlı bir şekilde yönetmesi, Kırım'daki cephenin istikrara kavuşmasına katkı sağladı. Eflak'tan yeni gelen Osmanlı birlikleri henüz ulaşmışken, Korgeneral Stepan Hrulev komutasındaki 19.000 Rus askeri, 17 Şubat 1855'te Gözleve garnizonuna saldırdı. Fakat bu saldırı, üstün Osmanlı topçu ateşi ve Kraliyet Donanması'nın desteğiyle 800 Rus askerinin öldüğü bir fiyaskoya dönüştü. Bu çatışmadaki ana komutanlar Ömer, Mehmed İskender ve Behram paşalar idi. Arkasından Sivastopol Kuşatması'nda Osmanlı birliklerine komuta etti.
Behram Paşa'nın îtirazlarına rağmen Kars Kuşatması'nı hafifletmek için Gürcistan'a bir harekât düzenledi. Her ne kadar İngur Muharebesi'nde başarı elde etse de, Kars'ın Ruslarca alınması sonucunda operasyonu sonlandırmak zorunda kaldı. Net ve kesin bir askerî düşünce yapısına sâhip olan Ömer Paşa, cesur kararlar aldı ve bunları kararlılıkla uyguladı. Disiplin konusunda katı ve sert bir ünü olmasına karşın, adamları tarafından saygı duyulan ve takdir edilen bir komutandı.

Son yılları ve ölümü
1857'de Irak ile Hicaz orduları komutanı ve Bağdat vâliliğine getirildi. Abdülaziz'in sultan olması ile tekrar Rumeli Müşîri oldu. Osmanlı-Karadağ Savaşı sırasında Karadağ'ın başkenti Çetine'yi zorlu bir çatışmanın ardından ele geçirdi. Aynı zamanda Ostrog Muharebesi'nin gâlibidir. 1867'de Girit İsyânı'nı bastırmak üzere Girit vâlisi yapıldı. Mehmed Nâmık Paşa'nın yerine ikinci kez Serasker olarak atandı. 1869'da Hassa Müşîri görevine getirildi; bu son görevi oldu. 18 Nisan 1871'de Eyüp'te 64 yaşında öldü. Bostan İskelesi'ne defnedildi. Sicill-i Osmânî'de, Ömer Lütfi Paşa'nın "Askerliği iyi bilir, harp sanatından anlar, hamiyetli ve aşırı gayretli, nâmuslu bir kumandan" olduğu geçmektedir.
Galeri
Kaynakça
- Özel
- ^ McGregor, Andrew J. (2006). A Military History of Modern Egypt: From the Ottoman Conquest to the Ramadan War. Greenwood Publishing Group. s. 121. ISBN 978-0-275-98601-8.
- ^ Ćirković, Sima M. (2004). The Serbs. Wiley-Blackwell. s. 222. ISBN 0-631-20471-7.
- ^ Bessé & Morris 1855, s. 23.
- ^ Harney, George J. (1853). The Vanguard. J. P. Crantz. s. 40. Omer Pasha - his uncle, a dignitary of the United Greek Church
- ^ Thomas, Georg M. (1883). August von Jochmus' gesammelte Schriften, herausg. von G.M. Thomas.
- ^ a b c Bessé & Morris 1855, s. 25.
- ^ A military history of modern Egypt: from the Ottoman Conquest to the Ramadan War by Andrew James; Greenwood Publishing Group, 2006, ss. 121-122.
- ^ Bessé & Morris 1855, s. 26.
- ^ Chambers's biographical dictionary: The Great of All Times and Nations by David Patrick, Francis Hindes Groome; W. & R. Chambers Ltd., 1907, s. 706.
- ^ Goldstein, Erik (1992). Wars and Peace Treaties, 1816-1991. Routledge, 1992, s. 24.
- ^ Nolan, Edward Henry (1857). The Illustrated History of the War Against Russia. 2. Londra: George Virtue. s. 593.
- ^ Bessé & Morris 1855, ss. 26-27.
- ^ Andrić, Ivo (1977). Омерпаша Латас.
- ^ Süreyya, Mehmed (Haziran 1996). Sicill-i Osmânî. 4. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. s. 1323. ISBN 9753330421.
- Genel
- Bessé, Alfred; Morris, Edward J. (1855). The Turkish empire, embracing the religion, manners and customs of the people, with a memoir of the reigning sultan and Omer Pacha. s.n.
