"The Accolade" (şövalye ilan edilirken) adlı tablo (Edmund Blair Leighton, 1901)
14. yüzyıla ait bir minyatürde, 13. yüzyıl Alman şövalyesi Hartmann von Aue’nin tasviri; Codex Manesse’den.

Şövalye bir devlet başkanı (papa dâhil) özellikle askerî hizmetleri dolayısıyla, hükümdara, kiliseye veya ülkeye hizmetlerinden ötürü verilen onursal bir unvan olan şövalyelik unvanına sahip kişidir.

Şövalyelik kavramı, antik Yunan’daki Hippeis (Grekçe: ἱππεῖς) ve Roma’daki (Latince: equites) sınıflarından esinlenmiş olabilir. Erken Orta Çağ döneminde, Batı Hristiyan Avrupa’sında şövalyelik, atlı savaşçılara verilirdi. Yüksek Orta Çağ boyunca şövalyelik, küçük soyluluk sınıfı olarak kabul edilmekteydi. Geç Orta Çağ’da ise bu rütbe, ideal bir saray hristiyan savaşçısının davranış kuralları bütünü olan şövalyelik idealleriyle ilişkilendirildi. Çoğu zaman bir şövalye, bir vasal olup bir lordun hizmetinde seçkin bir savaşçı veya koruma görevi yapar, karşılığında da toprak mülkiyeti elde ederdi. Lordlar, at sırtında savaş konusunda yetenekli olan şövalyelere güvenirdi. Orta Çağ’da şövalyelik, 12. yüzyıldaki kökenlerinden itibaren mızrak dövüşü özellikle olmak üzere süvarilikle yakından ilişkiliydi ve bu bağ, 15. yüzyılda Burgonya Dükalığı’nda üst soyluluk arasında bir moda hâline geldiği döneme kadar devam etti.

Geç Orta Çağ’da savaşın yeni yöntemleri klasik zırhlı şövalyeleri işlevsiz hâle getirmeye başlamıştı, ancak unvan birçok ülkede varlığını sürdürdü. Kutsal Roma İmparatoru I. Maximilian (1459–1519) bu bağlamda sıklıkla “son şövalye” olarak anılır; ancak Hospitalier Şövalyeleri’nin Rodos Kuşatması (1522) ve Malta Kuşatması gibi en simgesel savaşlarından bazıları onun hükümranlığından sonra gerçekleşmiştir. Şövalyelik idealleri, özellikle Şarlman ve onun silah arkadaşlarını konu alan Fransa Hikâyeleri döngüsü ile Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri efsanesine odaklanan Britanya Hikâyeleri gibi Orta Çağ edebiyatında yaygınlık kazanmıştır.

Etimoloji

Şövalye sözcüğü Türkçeye, Fransızcada aynı anlama gelen chevalier kavramından geçmiştir. Sözcüğün kökleri Orta çağ Latincesindeki caballus (yük atı) ve caballarius (atlı) sözcüklerine dayanır. Modern İngilizcedeki cavalry (süvari) sözcüğü de aynı kökten gelir.

Tarihçe

Orta Çağ'daki ilk şövalyeler profesyonel atlı askerlerdi. Bir kısmı feodal bir lordun veya hükümdarın -tımar sistemine benzer şekilde- toprak tahsis ettiği vasallardı ve gerektiğinde efendilerinin birliklerinde savaşırlardı; ancak toprak tahsis edilmeyen şövalyeler de vardı. Bazen efendi, şövalyeleri tek tek hizmetine alır ve onlara toprak tahsis ederdi; bazen de kendisine toprak tahsis edilen bir şövalye, yanında başka şövalyeleri getirirdi.

Şövalye efendisine korumalık yapar, keşiflerde eşlik eder, şatosunda bekçilik yapar ve gerektiğinde onun adına savaşlara katılırdı. İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin verilirdi. Fransa'da ise diğer soylular da şövalye istihdam edebilirdi. Bu durum zamanla bazı soyluların çok güçlenmesine neden oldu.

Önceleri şövalyeler yılda sadece 40 gün çalışırlardı. 12. yüzyıldan itibaren şövalye sayısında azalma görüldü ve hizmet süreleri uzadı. Şövalyeler askerî hizmet yerine scutage (koruma parası) denen bir vergiyi vererek, seferlere katılmamaya başladı. 14. yüzyıla gelindiğinde, savaşta süvarilerin öneminin azalması, paralı askerlerin tercih edilmesi, toprak kiracılarının isteksizliği gibi nedenlerle şövalye sayısında ciddi bir azalma görüldü.

Eğitim

Viktor Vasnetsov'un "A Knight at the Crossroads" (1878) adlı tablosundaki şövalye tasviri

Şövalye olarak yetiştirilecek olan bir erkek çocuğu, yaklaşık 7 yaşındayken babasının evinde page (ayakçı) olarak çalışmaya ve eğitim almaya başlardı. Page eğitimi, muharebenin yanı sıra -çocuğun ailesinin sosyal sınıfına da bağlı olarak- avcılık, dans, müzik gibi konuları da kapsardı. Çocuk yaklaşık 12 yaşındayken efendisinin evine taşınır ve eğitimine -daha kapsamlı olarak- burada devam ederdi. Bu dönemde aday damoiseau veya valet (Almanya'da knappe) olarak adlandırılırdı. Bir seferde efendisinin kalkan veya zırh taşıyıcısı veya bir şövalyenin yardımcısı squire olarak görev yaptıktan sonra, şövalyeliğe uygunsa ve gerekli silah, zırh ve ekipmanları alacak parası varsa şövalyeliğe terfi edilirdi.

Tören

Turnuvada yarışan iki şövalyenin tasviri

Şövalyelik ünvanı bir törenle verilirdi. Tören bazen bir festival veya bayram günü, gösterişli şekilde bazen de -şartlara bağlı olarak- muharebe alanında basit bir tören gerçekleştirilirdi. Ünvan verilirken genellikle kılıcın bir yüzü, efendi tarafından, şövalyenin omzuna değdirilirdi. Bu gelenek günümüzde de devam ettirilmektedir.

Şövalyelik yemini

Aldıkları eğitimin hakkını veren adaylar şövalye ilan edilir edilmez o andan itibaren kendilerine öğretilen teknikleri, doğruları ve değerleri hayatlarına tatbik edeceklerini, ayrıca üzerindeki sorumlulukları en iyi şekilde yerine getireceklerini sözle ifade ederek herkesin önünde bir yemin ederdi. Dönemlere ve krallara göre değişiklik gösteren yemin için tek ve kesin bir metin mevcut değildir. Ancak içerik itibarıyla hepsinde şövalyelerin aynı konulara hassasiyet gösterecekleri ve benzer durumlarda benzer şekilde hareket edecekleri belirtilmektedir. Örnek bir yemin metni olarak şunu verebiliriz:

Kiliseyi savunacağıma, kötülerin karşısında olacağıma, papazlara ve papazlık kurumuna saygı göstereceğime, kadınları ve zayıfları koruyacağıma, ülkenin refahını sağlayacağıma ve devam ettireceğime ve diğer şövalye kardeşlerimin uğruna kanımın son damlasına kadar savaşacağıma, ıssız yerleri düzenleyip bu düzeni devam ettireceğime, yanlışın ve haksızlığın öcünü alacağıma ve erdemlerimi koruyacağıma ant içerim.

Şövalyelik ilkeleri

Turnuvalar

Heraldik

Teçhizatlar

Şövalye teçhizatları, Orta Çağ'da Avrupa'da etkin olarak görev yapan şövalyelerin kullanmış olduğu çeşitli donanımları ve silahları içeren savaş ekipmanlarıdır. Bu donanımlar, şövalyelerin savaş meydanlarında ve turnuvalarda üstün performans sergilemelerine yardımcı olurken, aynı zamanda soyluluk ve asalet sembolü olarak da kabul edilirdi.

Şövalyelerin en dikkat çekici özelliği, ağır zırhlarıydı. Genellikle dövme demir veya çelik plakalardan oluşan zırhlar, baştan aşağıya vücudu kapsayacak şekilde tasarlanırdı. Zırh, şövalyenin vücut ve iç organlarını korurken, zararlı darbelere karşı direnç sağlamaya yardımcı olurdu.

Şövalyelerin savaş sırasında en önemli savunma araçlarından biri de kalkanlardı. Genellikle ahşap veya metal malzemeden yapılan kalkanlar, düşman saldırılarını engellemek veya yönlendirmek için kullanılırdı. Farklı boyutlarda ve şekillerde üretilen kalkanlar, şövalyenin tercihine göre özelleştirilebilirdi.

Şövalyelerin savaşta kullandıkları ana silahlarından biri kılıçlardı. Keskin ve dayanıklı kılıçlar, yakın dövüşlerde düşmanlarına karşı etkili bir şekilde kullanılırdı. Ayrıca, mızraklar ve baltalar gibi yakın dövüş silahları yanında yay ve oklar da şövalyelerin uzaktan saldırı yapmasına olanak tanıyan önemli silahlardı.

Şövalyeler, savaşta hareket kabiliyetini artırmak ve gücünü yönetmek için özel olarak tasarlanmış at ekipmanları kullanırlardı. Eyerler, atları üzerine sağlam bir şekilde yerleştirmeye yardımcı olurken, kılıçlık türleri de savaşta silahların taşınmasını kolaylaştırırdı.

Günümüzdeki durumu

Birleşik Krallık

Birleşik Krallık'ta günümüzde de, sanat, iş, siyaset, spor vb. her alandan üstün hizmetlerde bulunmuş başarılı kimseler şövalyelik nişanı ile ödüllendirilirler.

Ödüllerini ve ünvanlarını törenle kraliçeden alırlar ve erkekler isimlerinin önünde sir, kadınlar ise dame ünvanını taşımaya hak kazanırlar.[kaynak belirtilmeli] Örneğin müzisyen Paul McCartney ve dağcı Edmund Hillary şövalye ünvanına sahip ünlülerdendir.

Kaynakça

  1. ^ Almarez, Felix D. (1999). Knight Without Armor: Carlos Eduardo Castañeda, 1896–1958. Texas A&M University Press. s. 202. ISBN 9781603447140. 
  2. ^ Diocese of Uyo. El-Felys Creations. 2000. s. 205. ISBN 9789783565005. 
  3. ^ Paddock, David Edge & John Miles (1995). Arms & armor of the medieval knight: an illustrated history of weaponry in the Middle Ages (Reprinted. bas.). New York: Crescent Books. s. 3. ISBN 0-517-10319-2. 
  4. ^ Clark, s. 1.
  5. ^ Carnine, Douglas; ve diğerleri. (2006). World History:Medieval and Early Modern TimesÜcretsiz kayıt gerekli. US: McDougal Littell. ss. 300-301. ISBN 978-0-618-27747-6. Knights were often vassals, or lesser nobles, who fought on behalf of lords in return for land. 
  6. ^ Tageszeitung, Tiroler (9 Ocak 2019). "„Der letzte Ritter": 500. Todestag von Kaiser Maximilian I". Tiroler Tageszeitung Online (Almanca). ISBN 1588396746. Erişim tarihi: 23 Mart 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  7. ^ Sabine Haag (2014), Kaiser Maximilian I.: Der letzte Ritter und das höfische Turnier
  8. ^ "chivalry." 29 Kasım 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Online Etymology Dictionary
  9. ^ "cavalry." 29 Kasım 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Online Etymology Dictionary
  10. ^ a b c "knight service." Encyclopædia Britannica Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2012.
  11. ^ a b Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; "Britannica" isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  12. ^ Ortaçağ'da Şövalyelik ve Şövalye Eğitimi. Kaptan Yayıncılık. Mart 2015. s. 177. Erişim tarihi: 11 Ocak 2021. 
  13. ^ https://www.royal.uk/MonarchUK/Honours/OrderoftheBritishEmpire.aspx[ölü/kırık bağlantı]
  14. ^ "Arşivlenmiş kopya". 25 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2024. 
  15. ^ "Arşivlenmiş kopya". 22 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2024. 

Dış bağlantılar

Wikimedia Commons'ta Şövalye ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur