1913 yılında iki catch güreşçisi bir güreş tekniğini uygularken

Yakalama güreşi (İngilizce: catch wrestling), catch-as-catch-can adıyla da bilinen, 19. yüzyılda Birleşik Krallık'ta gelişen bir güreş ve boğuşma sporu biçimidir. Özellikle Kuzey İngiltere'deki Lancashire güreşi geleneğiyle ilişkilendirilen stil, rakibi tuş etmenin yanı sıra eklem kilitleri ve diğer pes ettirme tekniklerinin kullanılmasına da izin vermesiyle modern olimpik güreş stillerinden ayrılır. Grekoromen güreşte bacaklara yönelik tutuş ve saldırılar yasakken yakalama güreşinde bacaklar da kullanılabilir; modern serbest güreşte yasaklanan birçok eklem kilidi ise tarihsel yakalama güreşi kurallarında uygulanabilmiştir.

Yakalama güreşinin tek ve değişmez bir tarihsel kural sistemi bulunmamıştır. Kurallar döneme, organizatöre ve müsabakanın amatör veya profesyonel oluşuna göre değişebilmiştir. Catch-as-catch-can adı, güreşçinin rakibinin vücudunda erişebildiği bölgelerden tutuş yapabilmesine gönderme yapar. Stil 19. yüzyılda Britanya'daki panayır, sirk ve gezici gösteri kültürü içinde yaygınlaştı; bu ortamlarda güreşçiler rakiplerini yenmek için tuşların yanında hook ve stretch adı verilen çeşitli kilit ve germe teknikleri geliştirdi.

Britanya'daki yakalama güreşi geleneğinin temelinde özellikle Lancashire güreşi bulunmakla birlikte Cumberland ve Westmorland güreşi, Cornish güreşi, Devon güreşi ve İrlanda'nın yaka ve dirsek güreşi gibi farklı geleneklerin de gelişimine katkıda bulunduğu kabul edilir. Stil 19. yüzyılın sonlarında Britanya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne yayıldı ve burada hem amatör hem de profesyonel güreşte etkili oldu.

Catch-as-catch-can kurallarından gelişen güreş biçimi 1904 Yaz Olimpiyatları'nda St. Louis'de Olimpiyat programına girdi. Sonraki yıllarda uluslararası amatör güreş kurallarının standartlaştırılması sırasında eklem kilitleri ve tehlikeli kabul edilen diğer teknikler kaldırıldı; bu süreçte catch-as-catch-can geleneğinin sportif ve daha sınırlı biçimi günümüzdeki serbest güreşe dönüştü. Dünya Güreş Birliği, serbest güreşin 1904 Olimpiyatları'na eklendiği dönemde bu stilin yaygın olarak catch-as-catch-can adıyla bilindiğini belirtmektedir.

Yakalama güreşinin diğer gelişim kolu profesyonel müsabakalarda sürdü. 20. yüzyılın ilk yarısında bazı profesyonel karşılaşmaların sonuçlarının önceden belirlenmeye ve gösteri unsurlarının ağırlık kazanmaya başlamasıyla günümüzdeki profesyonel güreş ortaya çıktı. Bununla birlikte yakalama güreşinin gerçek müsabaka ve pes ettirme tekniklerine dayanan geleneği tamamen ortadan kalkmadı; Japon shoot güreşi, luta livre, submission güreşi ve karma dövüş sanatları gibi modern sistemlerin gelişimini doğrudan veya dolaylı biçimde etkiledi.

Tarihçe

Britanya'daki kökenleri ve yayılması

1889 tarihli bir çizimde yakalama güreşinde başlangıç pozisyonu

Yakalama güreşi 19. yüzyılda Britanya'da gelişti ve özellikle Kuzey İngiltere'deki Lancashire güreşi geleneğiyle özdeşleşti. Lancashire stilinin rakibin bacaklarından tutmaya, yerde mücadeleye ve çeşitli kilitlere izin veren görece serbest yapısı, daha sonra catch-as-catch-can adıyla tanınan müsabaka biçiminin temelini oluşturdu. 19. yüzyılın sonlarına doğru Cumberland ve Westmorland, Cornwall ve Devon gibi farklı İngiliz güreş geleneklerinin tekniklerinin aynı müsabaka ortamında buluşması, yakalama güreşinin teknik repertuvarının genişlemesine katkıda bulundu.

Catch-as-catch-can ifadesi, güreşçinin rakibinde ulaşabildiği tutuşlardan yararlanabilmesini anlatıyordu. Bu anlayış, başlangıçta zorunlu bir kavrama biçimine bağlı olmayan ve rakibin vücudunun farklı bölgelerine saldırıya izin veren daha serbest bir güreş biçimini tanımladı. Dönemin Lancashire güreşinde bacaklardan yakalama, kol ve parmakları bükme ve yerde mücadele gibi, diğer bazı İngiliz stillerinde daha sınırlı olan teknikler kullanılabiliyordu.

Stil Britanya'daki spor salonlarının yanı sıra panayır ve gezici gösteriler aracılığıyla da yayıldı. Profesyonel güreşçiler farklı şehirlerde yerel güreşçilere karşı karşılaşmalara çıkıyor, rakibi tuş veya pes ettirme yoluyla yenmeye çalışıyordu. Bu ortamda eklem kilitleri ve rakibi mücadeleyi bırakmaya zorlayan teknikler yakalama güreşinin ayırt edici unsurlarından biri hâline geldi.

Amerika Birleşik Devletleri ve profesyonel güreş

Yakalama güreşi 19. yüzyılın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri'nde geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Gezici panayır ve spor gösterilerinde profesyonel güreşçiler hem birbirleriyle hem de seyirciler arasından çıkan yerel rakiplerle mücadele ediyordu. Müsabakalar organizasyona göre farklı kurallarla yapılabilse de tuş ve pes ettirme yaygın galibiyet biçimleriydi.

20. yüzyılın başında catch-as-catch-can, profesyonel güreşin başlıca müsabaka biçimlerinden biri hâline geldi. George Hackenschmidt, Frank Gotch, Tom Jenkins ve daha sonra Ed Lewis gibi sporcular dönemin büyük profesyonel karşılaşmalarında yer aldı. 1905'te Hackenschmidt'in New York'ta Tom Jenkins'i yenmesiyle şekillenen Dünya Ağır Sıklet Güreş Şampiyonluğu, dönemin önde gelen catch-as-catch-can şampiyonluklarından biri olarak kabul edildi.

Bu dönemin profesyonel güreşi günümüzdeki önceden belirlenmiş sonuçlara dayanan gösteri güreşiyle aynı değildi. Başlangıçta sporcular gerçek müsabakalarda karşılaşıyor ve ünlerini sportif başarılarıyla kazanıyordu. Ancak 20. yüzyılın ilk yarısında profesyonel organizasyonlarda sonuçları önceden kararlaştırılan karşılaşmaların ve seyirlik unsurların yaygınlaşmasıyla rekabetçi yakalama güreşi ile profesyonel güreş giderek birbirinden ayrıldı.

Uluslararası etkisi

Yakalama güreşi Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri'nin dışında Avrupa, Asya ve Güney Amerika'ya da yayıldı. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısındaki uluslararası profesyonel güreş çevresinde Hackenschmidt ve Gotch'un yanı sıra Great Gama, Dan Kolov, Mitsuyo Maeda ve çok sayıda farklı güreş geleneğinden sporcu aynı turnuva ve gösteri ortamlarında mücadele etti. Bu karşılaşmalar, dönemin farklı bölgesel güreş sistemleri arasında teknik alışverişe zemin hazırladı.

Brezilya'da yakalama güreşi 20. yüzyılın ilk yarısında luta livre americana adıyla tanındı. Euclydes "Tatu" Hatem bu gelenek içinde yetişerek daha sonra Brezilya'da luta livre olarak gelişen submission odaklı sistemin başlıca isimlerinden biri oldu. Luta livre özellikle gi kullanılmayan mücadele, yere alma ve pes ettirme teknikleriyle yakalama güreşinin Brezilya'daki önemli devam kollarından birini oluşturdu.

Yakalama güreşinin teknik yaklaşımı sonraki dönemde Japon shoot güreşi, Brezilya luta livre'si ve çeşitli submission güreşi sistemleri üzerinde de etkili oldu. Dünya Güreş Birliği günümüzde catch wrestling/catch-as-catch-can geleneğini modern grapplingin gelişimine katkıda bulunan başlıca güreş geleneklerinden biri olarak göstermektedir.

Olimpik serbest güreşin gelişimi

1904 Yaz Olimpiyatları'ndaki güreş müsabakalarından biri

Catch-as-catch-can geleneğinin bir diğer gelişim kolu modern serbest güreşe dönüştü. 1904 Yaz Olimpiyatları'nda St. Louis'de programa alınan serbest stil güreş, dönemin kaynaklarında yaygın olarak catch-as-catch-can adıyla anılıyordu. Ancak Olimpiyat müsabakalarında profesyonel yakalama güreşinde kullanılan pes ettirme tekniklerinin tamamına izin verilmedi; müsabakalar amatör spor kuralları çerçevesinde ağırlık sınıfları ve standartlaştırılmış galibiyet koşullarıyla düzenlendi.

Dünya Güreş Birliği, 1904 Olimpiyatları'nda programa eklenen serbest güreşin o dönemde yaygın biçimde catch-as-catch-can olarak bilindiğini belirtmektedir. Uluslararası amatör güreşin giderek kurumsallaşmasıyla tehlikeli kabul edilen eklem kilitleri ve pes ettirme teknikleri müsabaka kurallarından çıkarıldı. 1921'de uluslararası güreş federasyonunun kurulmasının ardından bu standartlaştırılmış biçim uluslararası düzeyde serbest güreş adıyla yerleşti.

Böylece 20. yüzyılda yakalama güreşinin gelişimi iki temel kola ayrıldı. Pes ettirme tekniklerinin çıkarıldığı amatör kol modern serbest güreşin temelini oluştururken, kilit ve submission tekniklerini koruyan gelenek profesyonel yakalama güreşinde ve daha sonra ortaya çıkan submission güreşi sistemlerinde yaşamaya devam etti.

Gerileme ve profesyonel güreşe dönüşüm

Frank Gotch ile George Hackenschmidt arasında 1911'de yapılan Dünya Ağır Sıklet Güreş Şampiyonluğu karşılaşması

1920'lere gelindiğinde profesyonel güreş, gerçek rekabete dayanan yakalama güreşinden giderek uzaklaşmaya başladı. Profesyonel karşılaşmalara yönelik ilginin azalması, organizatörleri müsabakaları daha kısa, akıcı ve seyirci açısından çekici hâle getirmeye yöneltti. Başlangıçta bazı karşılaşmaların yalnızca sonuçları önceden kararlaştırılırken zamanla maçların daha geniş bölümleri planlanmaya başladı. Teknik güreşin yanında daha kolay anlaşılır ve görsel açıdan etkileyici hareketler, güreşçilerin kişilikleri, ring karakterleri ve karşılaşmalar etrafında oluşturulan hikâyeler önem kazandı. Buna karşın karşılaşmaların gerçek bir spor müsabakası olduğu izlenimini koruyan kayfabe anlayışı sürdürüldü. Aynı dönemde amatör güreş ise giderek serbest güreş ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki okul ve üniversite sisteminde uygulanan folkstyle kurallarına yöneldi; pes ettirme teknikleri yerine puan, yere alma ve pozisyon kontrolü ön plana çıktı.

Profesyonel güreşin gösteri biçimine dönüşmesinde dünya ağır sıklet şampiyonu Ed Lewis, menajeri Billy Sandow ve güreşçi Toots Mondt'tan oluşan ve Gold Dust Trio adıyla tanınan grubun önemli rol oynadığı kabul edilir. Üçlü 1920'lerde Slam-Bang Western-style Wrestling adını verdikleri daha hızlı ve seyirlik bir karşılaşma biçimini geliştirdi. Bu sistem catch-as-catch-can, Grekoromen güreş ve dönemin dövüş gösterilerinden unsurlar taşırken, uzun ve teknik güreş müsabakaları yerine daha kısa süren, sonucu önceden belirlenen ve dramatik hareketlerin öne çıktığı karşılaşmalara ağırlık veriyordu. Gold Dust Trio ayrıca tek tek büyük karşılaşmalar yerine çok sayıda güreşçinin yer aldığı tam etkinlik kartları düzenleyen ve sporcuları uzun süreli sözleşmeler altında tutan bir organizasyon modeli geliştirdi. Daha önce de sonucu önceden belirlenen profesyonel müsabakalar bulunmakla birlikte bu dönemde hikâye anlatımı, karakterler ve karşılaşmayı sona erdiren gösterişli hareketler profesyonel güreşin düzenli unsurları hâline geldi.

1930'ların başlarında Londra'da Atholl Oakley ile "Bulldog" Bill Garnon arasında yapılan profesyonel güreş karşılaşması

Benzer bir dönüşüm 1930'larda Britanya'da da yaşandı. All-in wrestling adı verilen yeni profesyonel güreş biçimi, Britanya'nın catch-as-catch-can geleneğindeki tutuş, fırlatma, yere alma ve pes ettirme tekniklerini Amerikan profesyonel güreşinde gelişen gösteri ve sahneleme anlayışıyla birleştirdi. İlk yıllardaki karşılaşmalar güçlü bir teknik güreş temeline sahip olmakla birlikte sektörün hızla büyümesi daha fazla güreşçi ve organizatörün ortaya çıkmasına, bunun sonucunda da gösteri unsurunun giderek ağır basmasına yol açtı. Bazı organizasyonlarda aşırı şiddet, kan ve çeşitli gösteri unsurlarının kullanılması kamuoyunda tepki yarattı ve All-in güreş 1930'ların sonlarında ciddi kısıtlamalarla karşılaştı. Britanya profesyonel güreşi, 1947'de kabul edilen Mountevans kuralları ile daha düzenli ve sportif görünümlü bir yapıya kavuştu.

Profesyonel güreşin niteliğindeki bu değişim antrenman yöntemlerini de etkiledi. Başlangıçta profesyonel güreşçilerin gerçek bir yakalama güreşi müsabakasında rakibini yenebilecek düzeyde güreş bilgisine sahip olması beklenirken, zamanla önceden planlanan karşılaşmaları güvenli ve inandırıcı biçimde sergilemek daha önemli hâle geldi. Sporcular teknik güreşin yanı sıra zamanlama, ring içi konumlanma, rakibin hareketlerine uygun tepki verme, karakter oluşturma ve seyirciye hikâye aktarma gibi becerilere ağırlık vermeye başladı. Böylece gerçek müsabakadaki etkinliği temel alan birçok hareket yerini dramatik etki yaratmak amacıyla tasarlanan daha gösterişli hareket dizilerine bıraktı.

Bu dönüşüm sonucunda yakalama güreşi 20. yüzyılın ortalarına doğru bağımsız ve yaygın bir profesyonel müsabaka biçimi olarak geriledi. Bununla birlikte teknik mirası tamamen ortadan kalkmadı. Eklem kilitleri, tuş geçişleri, zincirleme tutuşlar ve çeşitli pes ettirme teknikleri profesyonel güreşte kullanılmaya devam ederken yakalama güreşi geleneği Japon shoot güreşi, submission güreşi, luta livre ve karma dövüş sanatları gibi sistemlerde daha doğrudan biçimde varlığını sürdürdü.

1980'lerde Dünya Güreş Federasyonunun (WWF) ulusal ölçekte büyümesi ve profesyonel güreşin televizyon aracılığıyla geniş kitlelere ulaşması, bu dönüşümün en belirgin aşamalarından biri oldu. Karşılaşmalar artık büyük ölçüde önceden planlanmış, karakterler ve uzun süreli hikâyeler etrafında şekillenen bir spor eğlencesi biçimiydi. Buna rağmen yakalama güreşinden gelen zincirleme güreş, terslemeler ve pes ettirme teknikleri profesyonel güreşin teknik repertuvarında yaşamaya devam etti.

Japonya'da yeniden canlanması ve modern dövüş sporlarına etkisi

Yakalama güreşi, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde bağımsız bir müsabaka biçimi olarak gerilerken 1960'lardan itibaren Japonya'da yeni bir gelişim alanı buldu. Bu süreçte özellikle Karl Gotch ve Billy Robinson etkili oldu. Belçika doğumlu Gotch, Karel Istaz adıyla 1948 Yaz Olimpiyatları'nda Belçika adına hem serbest hem de Grekoromen güreşte mücadele etmiş, daha sonra profesyonel güreşe geçmişti. Britanya'da Wigan çevresindeki yakalama güreşi geleneğinde eğitim gören Gotch, Japonya'daki kariyeri sırasında yalnızca profesyonel güreşçi olarak değil, antrenör olarak da büyük etki yarattı.

Gotch'un Japonya'daki en önemli öğrencileri arasında Antonio Inoki, Tatsumi Fujinami, Akira Maeda, Satoru Sayama ve Yoshiaki Fujiwara gibi daha sonra Japon profesyonel güreşi ve dövüş sporlarının gelişiminde etkili olacak isimler yer aldı. Gotch'un gerçek güreş, kondisyon, kontrol ve pes ettirme tekniklerine dayanan yaklaşımı özellikle Inoki'nin geliştirdiği strong style anlayışını etkiledi. Inoki bu yaklaşımda Gotch'tan öğrendiği hücum ve savunma güreşi tekniklerini, daha sert vuruşlar ve gerçek mücadele izlenimi veren bir profesyonel güreş anlayışıyla birleştirdi.

1980'lerde bu çizgi Evrensel Güreş Federasyonu (UWF) ve ondan türeyen shoot-style organizasyonlarda daha da ileri taşındı. Bu organizasyonlarda profesyonel güreşin teatral unsurları azaltılırken gerçekçi yere alma, pes ettirme, sert vuruş ve savunma teknikleri öne çıkarıldı. Karşılaşmaların sonuçları başlangıçta profesyonel güreşte olduğu gibi önceden belirlenmiş olsa da sunum biçimi gerçek bir dövüş sporuna mümkün olduğunca yakın tutuluyordu. Bu ortam, daha sonra Japonya'da karma dövüş sanatlarının gelişmesinde rol oynayacak çok sayıda sporcu ve antrenör yetiştirdi.

Satoru Sayama, profesyonel güreş kariyerinden ayrıldıktan sonra 1985'te Shootoyu kurdu. Shooto, profesyonel güreş gösterisi yerine gerçek müsabaka olarak düzenlenen; güreş, submission teknikleri ve vuruşları bir araya getiren bir sistem olarak gelişti. Organizasyonun kendi tarihçesinde de Shooto'nun 1985'te Sayama tarafından kurulduğu ve boks, kickboks, güreş, sambo ve başka dövüş sanatlarını bir araya getirdiği belirtilmektedir.

Japon shoot güreşi geleneğinin bir diğer önemli sonucu Pancrase oldu. Eski UWF ve Pro Wrestling Fujiwara Gumi sporcuları Masakatsu Funaki ile Minoru Suzuki öncülüğünde kurulan Pancrase ilk etkinliğini 21 Eylül 1993'te düzenledi. Organizasyon gerçek sonuçlara dayanan karşılaşmalarıyla profesyonel güreş ile modern karma dövüş sanatları arasındaki tarihsel geçişin önemli örneklerinden biri oldu. Pancrase'ın ilk döneminde güreş, eklem kilitleri, boğmalar ve ayakta vuruşlar birlikte kullanıldı; Funaki ve Suzuki'nin yanı sıra Ken Shamrock ve Bas Rutten gibi isimler organizasyonda mücadele etti.

Billy Robinson da Japonya'daki yakalama güreşi geleneğinin sürdürülmesinde önemli rol oynadı. Wigan'daki Snake Pit geleneğinde yetişen Robinson, aktif güreş kariyerinin ardından Japonya'daki UWF Snake Pit'te antrenörlük yaptı ve yakalama güreşinin kilit, kontrol ve geçiş tekniklerini yeni kuşak sporculara aktardı. Bu çevrede yetişen veya Robinson'dan doğrudan eğitim alan sporcular arasında Kazushi Sakuraba ve Josh Barnett gibi daha sonra karma dövüş sanatlarında öne çıkan isimler bulundu. Barnett, Japonya'daki UWF Snake Pit'te Robinson ile düzenli olarak çalıştığını ve yakalama güreşindeki kilit, kontrol ve geçiş tekniklerini ondan geliştirdiğini belirtmiştir.

1990'larda karma dövüş sanatlarının uluslararası ölçekte yayılması, yakalama güreşine yönelik ilgiyi yeniden artırdı. Japon shoot güreşi çevresinden gelen Ken Shamrock, Kazushi Sakuraba ve diğer sporcular gerçek dövüş müsabakalarına geçerken yakalama güreşi kökenli yere alma ve pes ettirme tekniklerini de beraberlerinde taşıdı. Shamrock, Pancrase'ın ilk döneminin önde gelen sporcularından biri olduktan sonra Ultimate Fighting Championshipin ilk yıllarında mücadele etti. Sakuraba ise profesyonel güreş ve shoot-style geçmişinden gelen güreş ve submission tekniklerini MMA kariyerinde kullanarak özellikle Gracie ailesinin üyelerine karşı kazandığı karşılaşmalarla tanındı.

Amerika Birleşik Devletleri'nde Josh Barnett, modern dönemde yakalama güreşiyle en fazla özdeşleşen karma dövüş sanatçılarından biri hâline geldi. Barnett, Karl Gotch ve Billy Robinson'un yanı sıra Erik Paulson gibi antrenörlerin teknik mirasından yararlandı ve yakalama güreşini hem MMA hem de submission grappling karşılaşmalarında kullandı. Barnett'in yanı sıra Sakuraba gibi sporcuların başarısı, 20. yüzyılın sonu ile 21. yüzyılın başında yakalama güreşinin yeniden bağımsız bir boğuşma sistemi olarak öğretilmesine yönelik ilgiyi güçlendirdi.

Bu canlanma yalnızca karma dövüş sanatlarıyla sınırlı kalmadı. Britanya'daki Wigan geleneği ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yeni yakalama güreşi organizasyonları, tuş ile pes ettirmeyi birlikte galibiyet yolu olarak kullanan geleneksel kuralları yeniden müsabakalara taşımaya başladı. Modern yakalama güreşi turnuvalarında organizasyona göre ayrıntılar değişmekle birlikte üç saniyelik tuş, eklem kilidi veya boğmayla pes ettirme gibi tarihsel unsurlar korunmaktadır. Böylece yakalama güreşi, modern serbest güreş ve profesyonel güreş üzerindeki tarihsel etkisinin yanında submission güreşi ve karma dövüş sanatları içinde de teknik bir gelenek olarak varlığını sürdürmektedir.

Teknikler

Farmer Burns'ün 1913 tarihli eğitim materyalinde gösterilen bir hammerlock tekniği

Catch-as-catch-can adı genel olarak güreşçinin rakibinde ulaşabildiği herhangi bir uygun tutuşu kullanabilmesi anlayışını ifade eder. Bu özellik, yakalama güreşini belden aşağı tutuşların yasak olduğu Grekoromen güreşten ve eklem kilitlerinin bulunmadığı modern serbest güreşten ayıran başlıca unsurlardan biridir. Tarihsel yakalama güreşi müsabakalarının kuralları dönem ve organizasyona göre değişmekle birlikte, rakibi tuş etmek ve pes ettirmeye zorlamak stilin iki temel galibiyet biçimi olarak gelişmiştir.

Tarihsel yakalama güreşinde tuş özellikle profesyonel ve amatör müsabakalarda büyük önem taşıyordu. Pes ettirme amaçlı kilitler ise yalnızca doğrudan müsabakayı bitirmek için değil, rakibi acı veya yaralanma tehdidi altında hareket etmeye zorlayarak sırtını mindere çevirmek için de kullanılabiliyordu. Bu nedenle yakalama güreşindeki birçok kilit, modern submission sporlarında görülen bitiriş tekniği işlevinin yanında rakibin pozisyonunu bozmak için kullanılan bir kontrol aracı niteliğindeydi.

Yakalama güreşi terminolojisinde pes ettirme veya ciddi kontrol sağlayan kilitler için tarihsel olarak hook sözcüğü kullanılmıştır. Bu tür teknikleri yüksek düzeyde uygulayabilen güreşçiler profesyonel güreş çevresinde hooker olarak anılırken, gerçek ve önceden belirlenmemiş bir müsabakada etkili biçimde güreşebilen sporcular için shooter terimi de kullanılmıştır.

Yakalama güreşinin teknik repertuvarında kol, omuz, el bileği, bacak ve ayak eklemlerine yönelik çok sayıda kilit bulunur. Hammerlock, düz kol kilidi, çift el bileği kilidi (double wrist lock), el bileği kilitleri, diz kilitleri, ayak bileği kilitleri, toe hold ve çeşitli boyun ile omurga kontrolleri gelenek içinde kullanılan teknikler arasındadır. Double wrist lock, günümüzde judoda gyaku ude-garami, Brezilya Jiujitsusu ve karma dövüş sanatlarında ise yaygın biçimde Kimura adıyla bilinen tekniğe karşılık gelir. Half nelson, kafa ve gövde kontrolleri ile farklı bacak makasları da rakibi sırtüstü çevirmek veya hareket alanını sınırlamak için kullanılmıştır.

Bununla birlikte yakalama güreşinde tarih boyunca tek ve değişmez bir teknik listesi bulunmamıştır. Boğma teknikleri bazı dönem ve organizasyonlarda kabul edilirken bazılarında yasaklanmış, aynı şekilde izin verilen eklem kilitleri de müsabakaya göre değişmiştir. Günümüzde Wigan'daki Snake Pit tarafından uygulanan kurallarda ayak bileği, diz, kalça, omurga, boyun, omuz, dirsek, el bileği ve el eklemlerine yönelik belirli kilitlere izin verilir. Rakibin kendi kolunun da dâhil olduğu bazı dolaylı boyun kontrolleri uygulanabilirken, hava yoluna doğrudan baskı yapan boğmalar yasaktır. Yumruk ve tokat, tekme, ısırma, göz oyma, fish-hook, saç çekme, tek parmağa kilit uygulama ve rakibin ağız ile burnunu kapatarak nefes almasını engelleme de yasak teknikler arasındadır.

Modern Snake Pit kurallarında tuş, rakibin iki omzunun veya kürek kemiklerinin aynı anda mindere temas etmesiyle gerçekleşir ve hakem tuşu gördüğü anda karşılaşmayı sona erdirir. Pes ettirme tekniği uygulanırken de sporcunun rakibine kontrollü ve aşamalı baskı uygulaması beklenir. Rakibin pes etmesi veya hakemin müsabakayı sona erdirmesiyle tutuşun derhâl bırakılması gerekir. Bu yapı yakalama güreşinin temel özelliğini korur: sporcu bir yandan sırtını mindere vermekten kaçınırken diğer yandan hem tuş hem de eklem kilidi yoluyla rakibini yenmeye çalışır.

Tarihsel müsabakalarda kuralların organizatöre göre değişmesi, teknik kullanımını da etkiliyordu. Profesyonel salon müsabakalarında ve amatör organizasyonlarda seyircinin kolayca görebildiği tuş daha belirgin bir galibiyet biçimiyken, bazı meydan okuma veya özel karşılaşmalarda pes ettirme daha fazla önem kazanabiliyordu. Bu nedenle yakalama güreşini yalnızca bir submission sistemi veya yalnızca tuşa dayalı bir güreş biçimi olarak tanımlamak, stilin tarihsel çeşitliliğini tam olarak yansıtmaz.

Diğer dövüş sanatlarıyla ilişkisi

Judo

Yakalama güreşi ile judo arasındaki erken dönem karşılaşmalar, 20. yüzyıl başındaki farklı dövüş sistemleri arasındaki meydan okuma müsabakalarının önemli örnekleri arasında yer aldı. Bu dönemde Japon judocular dünyanın farklı bölgelerinde profesyonel güreşçilerle karşılaşırken, yakalama güreşçileri de judo ve jujutsu uygulayıcılarına karşı müsabakalara çıktı.

Bu karşılaşmaların en çok bilinenlerinden biri Alman-Amerikalı yakalama güreşçisi Ad Santel ile Kodokan'dan beşinci dan judocu Tokugoro Ito arasında gerçekleşti. Santel, 5 Şubat 1916'da San Francisco'da yapılan karşılaşmada Ito'yu sert bir yere alma sonrasında devam edemeyecek duruma getirerek kazandı. Ito ise 10 Haziran 1916'daki rövanşta Santel'i bir boğma tekniğiyle pes ettirerek önceki yenilgisini telafi etti.

Santel daha sonra başka Japon judocularla da karşılaştı. 1917'de Seattle'da Daisuke Sakai ve Taro Miyake ile yaptığı karşılaşmaların ardından 1921'de Japonya'ya giderek Reijiro Nagata'yı yendi ve Hikoo Shoji ile berabere kaldı. Bu müsabakalar, judo ile Batı'daki profesyonel yakalama güreşinin aynı uluslararası mücadele ortamında karşılaştığı erken örnekler arasındadır. Bununla birlikte bunları modern anlamda standartlaştırılmış judo-yakalama güreşi müsabakaları olarak değerlendirmek doğru değildir; karşılaşmaların kuralları organizasyona göre değişebilmiştir.

Judo ile yakalama güreşi arasındaki etkileşim tek yönlü değildi. 20. yüzyılın ilk yarısında uluslararası dolaşım hâlindeki judocular, jujutsu uygulayıcıları ve profesyonel güreşçiler farklı kurallar altında birbirleriyle karşılaşarak fırlatma, yerde kontrol ve eklem kilitleri konusunda teknik alışverişte bulundu. Bu ortam daha sonra Japon shoot güreşi, Brezilya'daki luta livre ve başka modern boğuşma sistemlerinin gelişeceği daha geniş uluslararası grappling kültürünün oluşmasına katkıda bulundu.

Karma dövüş sanatları

Yakalama güreşinin karma dövüş sanatları üzerindeki etkisi özellikle Japonya üzerinden belirginleşti. Karl Gotch'un 1960'lardan itibaren Japon profesyonel güreşçilerine öğrettiği yakalama güreşi teknikleri; Antonio Inoki, Yoshiaki Fujiwara, Akira Maeda ve Satoru Sayama gibi isimler aracılığıyla Japon strong style ve daha sonra shoot-style hareketinin teknik temelinin bir bölümünü oluşturdu. Bu çevrede güreş, pes ettirme teknikleri ve gerçek mücadele görüntüsü veren sert vuruşların birlikte kullanılması, profesyonel güreş ile daha sonra gelişecek karma dövüş sanatları arasında önemli bir geçiş alanı yarattı.

Inoki'nin 1970'lerde farklı dövüş disiplinlerinden sporcularla yaptığı karşılaşmalar bu yaklaşımın kamuoyundaki görünürlüğünü artırdı. Bunların en ünlüsü, 1976'da dünya ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali ile yaptığı özel kurallı karşılaşmaydı. Buna karşın yakalama güreşinin modern MMA üzerindeki daha doğrudan etkisi, 1980'lerde Shooto ve UWF çevresinin, 1990'larda ise Pancrase ve benzeri gerçek müsabaka organizasyonlarının ortaya çıkmasıyla görüldü.

Karl Gotch ve Billy Robinson çizgisindeki yakalama güreşi teknikleri Japonya'da yeni kuşak güreşçi ve dövüşçülere aktarıldı. Kazushi Sakuraba, Masakatsu Funaki, Minoru Suzuki ve Ken Shamrock gibi sporcular shoot güreşi ile yakalama güreşi geleneğinden etkilenmiş sistemlerde yetişerek karma dövüş sanatlarına geçti. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise Josh Barnett modern yakalama güreşiyle en fazla özdeşleşen MMA sporcularından biri oldu ve Billy Robinson ile doğrudan çalıştı.

Yakalama güreşinin etkisi yalnızca doğrudan bu geleneğin uygulayıcılarıyla sınırlı kalmadı. Randy Couture gibi güreş kökenli karma dövüş sanatçıları da BJJ merkezli yerde mücadele anlayışından farklı olarak güreş kontrolünü submission teknikleriyle birleştiren yaklaşımlardan yararlandı. Modern submission güreşinde de yakalama güreşi kökenli ayak ve bacak kilitleri, boyun kontrolleri ve üstten baskı anlayışının izleri görülmektedir.

No holds barred ("yasak tutuş yok") ifadesi de tarihsel güreş terminolojisiyle ilişkilidir. 19. ve 20. yüzyıl başındaki bazı profesyonel güreş karşılaşmalarında, normal şartlarda yasaklanabilecek tutuşların da serbest olduğunu belirtmek için kullanılmıştır. Daha sonra aynı ifade, özellikle modern karma dövüş sanatlarının ilk dönemlerinde çok az teknik kısıtlamanın bulunduğu karşılaşmaları tanımlamak için yaygınlaştı.

Günümüzde yakalama güreşi ile karma dövüş sanatları birbirinden ayrı spor alanlarıdır. Yakalama güreşinde vuruş kullanılmaz ve galibiyet tuş veya pes ettirme yoluyla aranırken MMA; vuruş, yere alma ve submission tekniklerinin birlikte kullanıldığı daha geniş bir mücadele sistemidir. Bununla birlikte yakalama güreşinin özellikle Japon shoot geleneği üzerinden modern karma dövüş sanatlarının tarihsel ve teknik gelişiminde önemli bir etkisi bulunmaktadır.

Kaynakça

  1. ^ a b "Wrestling Explanatory Guide" (PDF) (İngilizce). United World Wrestling. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  2. ^ Nauright, John; Zipp, Sarah (2020). Routledge Handbook of Global Sport (İngilizce). Routledge. ss. 179, 192. ISBN 978-1-317-50047-6. 
  3. ^ Armstrong, Walter (1890). Wrestling (İngilizce). Frederick Warne and Co. 
  4. ^ Slack, Jack (4 Şubat 2016). "Kayfabe Time Capsule: The Real Techniques of Professional Wrestling" (İngilizce). Vice. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  5. ^ Nauright, John; Zipp, Sarah (2020). Routledge Handbook of Global Sport (İngilizce). Routledge. s. 179. ISBN 978-1-317-50047-6. 
  6. ^ a b Armstrong, Walter (1890). Wrestling (İngilizce). Frederick Warne and Co. 
  7. ^ a b Tate, Andrew Charles (2024). "Getting Over: A Study of the History, Industry, Performance Art and Cultural Impact of American Professional Wrestling" (PDF) (İngilizce). Saarland University. doi:10.22028/D291-43697. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  8. ^ "História da Luta Livre Esportiva" (Portekizce). Portal da Luta Livre Esportiva. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  9. ^ "International Grappling Regulations" (PDF) (İngilizce). United World Wrestling. 2021. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  10. ^ a b "Wrestling Explanatory Guide" (PDF) (İngilizce). United World Wrestling. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  11. ^ "History of Wrestling & UWW" (İngilizce). United World Wrestling. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  12. ^ a b c Slack, Jack (4 Şubat 2016). "Kayfabe Time Capsule: The Real Techniques of Professional Wrestling" (İngilizce). Vice. Erişim tarihi: 6 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  13. ^ Solomon, Brian (2010). WWE Legends (İngilizce). Simon & Schuster. s. 16. ISBN 978-1-4516-0450-4. 
  14. ^ Garfield, Simon (1996). The Wrestling (İngilizce). Faber & Faber. ISBN 978-0-571-17715-8. 
  15. ^ a b Shoemaker, David (2013). The Squared Circle: Life, Death, and Professional Wrestling (İngilizce). New York: Gotham Books. ISBN 978-1-59240-767-5. 
  16. ^ "Karel Istaz" (İngilizce). Olympedia. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  17. ^ "Antonio Inoki Changed the World" (İngilizce). The Ringer. 4 Ekim 2022. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  18. ^ "Shooto Enters Exclusive Partnership With ONE Championship" (İngilizce). ONE Championship. 25 Ocak 2019. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  19. ^ "Pancrase 30th Anniversary" (Japonca). Pancrase. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  20. ^ "20年前の秒殺ブームの勢い再び――パンクラス酒井社長×鈴木みのる第1弾" (Japonca). Pancrase. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  21. ^ a b Shannon, Jake (8 Nisan 2007). "Josh Barnett 4/08/2007 Interview" (İngilizce). Scientific Wrestling. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  22. ^ a b c d "Snake Pit Catch Wrestling Rules and Regulations" (PDF) (İngilizce). The Snake Pit Wigan. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  23. ^ Slack, Jack (17 Ekim 2016). "The Continued Catch Wrestling Adventures of Minoru Suzuki" (İngilizce). Vice. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  24. ^ Backlund, Bob; Miller, Robert H. (2015). Backlund: From All-American Boy to Professional Wrestling's World Champion (İngilizce). Sports Publishing. ISBN 978-1-61321-695-8. 
  25. ^ Hustmyre, Chuck (Aralık 2003). "Twisted Technique: Catch-as-Catch-Can Wrestling Descended from the Original No Holds Barred Fighting Art". Black Belt (İngilizce). 
  26. ^ a b "Ad Santel and Catching Our History" (İngilizce). Sherdog. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  27. ^ "Josh Barnett 4/08/2007 Interview" (İngilizce). Scientific Wrestling. 8 Nisan 2007. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  28. ^ Smith, Michael David (20 Ocak 2010). "Randy Couture 'Moving Away From a Jiu Jitsu Mentality'" (İngilizce). MMA Fighting. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  29. ^ Tate, Andrew Charles (2024). "Getting Over: A Study of the History, Industry, Performance Art and Cultural Impact of American Professional Wrestling" (PDF) (İngilizce). Saarland University. doi:10.22028/D291-43697. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)
  30. ^ "Josh Barnett - The Warmaster Takes to The Cage Again" (İngilizce). Ultimate Fighting Championship. 17 Ağustos 2013. Erişim tarihi: 7 Ekim 2026. Arşivlenmesi gereken bağlantıya sahip kaynak şablonu içeren maddeler (link)

Dış bağlantılar