Zorba
Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά “Aleksi Zorba’nın Yaşamı ve Dünya Görüşü”
Zorba romanının Türkçe baskılarından birinin kapağı
YazarNikos Kazancakis
ÇevirmenAhmet Angın ve Harun Ömer Tarhan (Yunanca aslından)
Kapak sanatçısı
Ayşe Çelem
ÜlkeYunanistan
DilYunanca
KonuDrama
TürRoman
Yayım1946 (özgün)
1952 (İngilizce)
1963 (Türkçe)
Yayımcı(özgün)
Ataç Yayınevi (1963, 1967 ve 1970)
Can Yayınları (1982 - 2025 arasında elli baskı)
Can Yayınları (2025 ellibirinci baskı) (Türkçe)
Medya türüKarton kapak, ithal kâğıt
Sayfa295, 348, 384
ISBN0684825546 (özgün)
978-975-076-578-0 (Türkçe)
OCLC840045253
Modern Klasikler serisi

Zorba, Yunan yazar Nikos Kazancakis'in ilk kez 1946'da yayımladığı romanıdır. Özgün adı Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά (Transliterasyonu: Vios kai Politeia Alexi Zorba, Türkçesi: Aleksi Zorba’nın Yaşamı ve Dünya Görüşü) olan kitap İngiltere ve ABD'de Zorba the Greek (Türkçesi: Yunan Zorba) adıyla yayımlanmıştır.

Roman İngilizce olarak ilk kez 1952'de İngiltere'de, 1953'te de ABD’de yayımlandı. Türkiye’de ise ilk kez Ataç Yayınevi tarafından Aleksi Zorba adıyla 1963'te yayımlandı ve 1967 ve 1970 yıllarında aynı yayınevinden iki baskısı daha çıktı. Uzun süre sonra Can Yayınları tarafından aynı çeviriyle 1982'de Zorba adıyla yayımlandı ve yayınevi tarafından elli baskı yaptı. Türkçedeki çevirileri Yunanca aslından Ahmet Angın ve ilk kez sansürsüz ve tam metin olarak Harun Ömer Tarhan tarafından yapılmıştır.

Zorba, 1883-1957 yılları arasında yaşamış olan Yunan yazar Nikos Kazancakis´in olgunluk dönemi ürünüdür. “Zorba” bir yaşam kılavuzudur. Bugün Nikos Kazancakis'in mezar taşında yazılı olanlar, doğrudan Zorba'nın ağzından dökülmüş yazgı sözcükleri gibidir:

Hiçbir şey ummuyorum; hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm.

Konusu

Konusu 1930'larda geçen roman, adı kitapta hiç belirtilmeyen bir yazarın ağzından anlatılır. Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan bu mutsuz entelektüel, bir süreliğine kendisini dinlemek ve yaşantısına çekidüzen vermek üzere kitaplarını bir kenara koyarak Yunanistan'ın Girit adasına gelir. Burada kendisine ait linyit kömürü madenleriyle de ilgilenecektir. Yazar burada aşırı davranışları olan, kaba saba ama hayata şehvetle bağlı orta yaşlı bir Yunan olan Aleksis Zorbas ile tanışır ve onu ustabaşı olarak işe alır. Aradan geçen birkaç aylık zamanda bu ilginç Yunan, genç yazarı derinden etkileyecektir. Zorba kendi ilginç yaşam felsefesini genç yazara da kabul ettirdikçe yazarın hayata bakış açısı da yavaş yavaş değişime uğrayacaktır. Zorba'nın hayat felsefesinin bir parçası da yenilgileri umursamamaktır. Zorba'ya göre yenilgiler hayatın kaçınılmaz parçalarıdır ve ancak yenilginin sürekli olarak tadılması ile hayatın zaferlerinin tadına varılabilir.

İnsan sevgisiyle dolu olan Zorba, hayatını bu yönde etkileyen bir olayı genç yazara şöyle anlatır:

Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; 'Aleksi' dedi, 'Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı'yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama.'

Roman Türkiye'de ilk kez Ataç Yayınevi tarafından Aleksi Zorba adıyla 1963'te yayımlandı.

Karakterler

Aleksi Zorba

Aleksi Zorba, romanın başkahramanı olmanın yanı sıra, Kazancakis'in karakterine duyduğu hayranlıkla birlikte âdeta yüceltilmiştir. Gerçek bir kişi olduğu, Girit'te yaşayan fakir ve felsefi çizgide yaşamış bir insan olduğu sanılmaktadır. Kitabın önsözünde Kazancakis ruhunda en derin ayakizlerini bırakan tarihsel kişilerin adlarını sıralar, bu kişiler arasında Homeros, Buda, Nietzsche ve Bergson'un yanında Zorba da bulunmaktadır. Yazar böylece karakterin kendisi için taşıdığı önemi, sunduğu yaşam felsefesini de okuyucuya aktarmıştır. Kitabın olay örgüsü içine çoğunlukla Zorba'nın hayat hakkındaki düşünceleri verilmiştir. Kitabın yazıldığı İkinci Dünya Savaşı dönemi de göz önünde bulundurulursa Zorba'nın sarf ettiği şu sözler gerçekten ders çıkarılasıdır.

Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türk'tür, bu Bulgar'dır ve bu Yunan'dır. Ben, vatan için öyle şeyler yaptım ki patron, tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim. Neden? Çünkü bunlar Bulgar'mış ya da bilmem neymiş. Şimdi sık sık şöyle diyorum: Hay kahrolasıca pis herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır, şu kötü. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk! Hepsi bir benim için. Şimdi, iyi mi, kötü mü, yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça da, buna bile bakmamaya başladım. Ulan, ister iyi, ister kötü olsun be! Hepsine acıyorum işte. Boş versem bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum, bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor, onun da tanrısı ve karşı tanrısı var, o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek. Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be. Hepimiz kurtların yiyeceği etiz!

Tüm bunların dışında Zorba'nın insanlara yönelik duyduğu acıma hissi fark edilebilir düzeydedir. Bu acıma hissi çoğu zaman kadınlara yönelik duyduğu zaafı ile birleşmiştir. Öte yandan Zorba için kendini ifade edebilmenin tek yolu danstır. Çok mutlu olduğunda ya da üzgün olduğunda onun başvurduğu yöntem dans etmek ve duygularını bu yolla ifade etmektir. Kelimelerin yetersiz kaldığı, kendini yeterince ifade edemediği durumlarda örneğin kitabın bir bölümünde yazarı anlayamayan Zorba; “Ah bre Patron, o söylediklerini dans edebilseydin de, ben de anlasaydım!” der.

Yazar

Zorba'nın öyküsü onun ağzından anlatılır, kitap onun Zorba hakkındaki düşünceleri üzerine kurulmuştur. Kitapta açık bir biçimde adı verilmeyen bu yazar muhtemeldir ki Nikos Kazancakis'in kendisidir. Zorba tarafından çok kitap okuduğu için kâğıt faresi olarak adlandırılır.

Diğer karakterler

  • Madam Ortans: Aleksi Zorba'nın Bubulina'm diye hitap ettiği, Girit'te kaldıkları süre içerisinde evinde misafir oldukları Fransız kökenli duldur.
  • Dul: Yazarın da etkilendiği, kitapta trajik bir son ile ölen karakter.
  • Mavrandonis: Köyün ileri gelenlerinden birisi.
  • Pavlis: Dul'a aşkından intihar eden Mavrandonis'in oğlu.
  • Zaharias - Yosif: Keşiş.
  • Karayanis: Yazarın mektup arkadaşı.
  • Mimitos: Girit'te bulunan köyün delisi.

Sinema uyarlaması

Roman 1964'te Yunan yönetmen Mihalis Kakoyannis tarafından Alexis Zorbas adıyla sinemaya aktarıldı. Bir ABD - İngiltere - Yunanistan ortak yapımı olan bu 3 Oscarlı filmin müziklerini Mikis Theodorakis bestelemiş, başlıca rollerinde ise Anthony Quinn, Alan Bates, Irene Papas oynamışlardır. Dünya çapında başarı kazanan bu siyah beyaz film Türkiye'de de Zorba adıyla gösterildi.

1968 yılında romanın bir de müzikali yapıldı.

Türkçe baskıları

Yıl Türkçe ad Yayınevi Çevirmen ISBN
1963, 1967, 1970 Aleksi Zorba Ataç Yayınevi Ahmet Angın yok
1982 - 2013 arasında 15 baskı Zorba Can Yayınları Ahmet Angın (ISBN 978-975-510-161-3)
2025, 51. baskı Zorba

Aleksi Zorba'nın Yaşamı Ve Dünya Görüşü

Can Yayınları Harun Ömer Tarhan
(ISBN 978-975-076-578-0)

Adlandırma

Ad Transliterasyonu Türkçe anlamı Açıklama
Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά Vios Kai Politeia Alexi Zorba Alexis Zorbas'nın Hayatı ve Maceraları 1946'da ilk kez yayımlandı. Özgün adı.
Zorba the Greek Yunan Zorba 1952: İngilizcede ilk kez.
Aleksi Zorba 1963: Ataç Yayınevi'nin verdiği Türkçe ad.
Zorba 1982: Can Yayınları'nın verdiği Türkçe ad.
Zorba Aleksi Zorba'nın Yaşamı Ve Dünya Görüşü 2025: Can Yayınları'nın verdiği Türkçe ad.

Kaynakça

  1. ^ Zorba, Nikos Kazancakis, Can yayınları, 51. baskı, 2025.
  2. ^ Çileci, Nikos Kazancakis, İstos yayınları, 1. baskı, sayfa 30.
  3. ^ Zorba, Nikos Kazancakis, Can yayınları, 15. baskı, sayfa 257.

Dış bağlantılar