
“Ulusal Miras Kasabası” kabul edilen Kolombiya’nın turistik koloni kasabası “Villa de Leyva” her gün yerli ve yabancı yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.

Beyaz badanalı duvarlar, ahşap kapı ve pencerelerle sade tasarlanmış evlerin bulunduğu kasaba, Kolombiya’nın kolonyal mimari mirasının en dikkati çekici örneklerinden biri kabul ediliyor.
Tam adı “La Villa de Santa Maria de Leyva” olan kasaba, 12 Haziran 1572’de İspanyol devlet adamı ve Yeni Granada Krallığı’nın ilk kraliyet valisi Andres Diaz Venero de Leyva tarafından kuruldu.

İspanyollar, kasabanın buğday yetiştirme potansiyelini değerlendirerek bölgeyi gıda deposuna dönüştürdü ve buradan diğer kolonilere erzak gönderdi.
Güney Amerika’nın en büyük meydanlarından birine sahip olan Villa de Leyva, yıl boyunca pek çok festival ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Araştırmacılara göre, bölgedeki insan varlığı 12 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Kasabada bulunan Zaquencipa Gözlemevi, Sachica ve Iguanque piktografları, İspanyol öncesi çanak çömlek ve heykel parçaları gibi arkeolojik buluntular, Muisca kültürünün zengin mirasını yansıtıyor.
Villa de Leyva, güzelliği ve Kolombiya tarihine katkısı nedeniyle 17 Aralık 1954’te ulusal anıt olarak kabul edildi.

Kolombiya’nın bağımsızlık savaşında önemli rol oynayan Antonio Ricaurte’nin anısının yaşatıldığı müze ev “Casa de Don Antonio Narino”, turistlerin sıkça ziyaret ettiği sembolik mekanlar arasında yer alıyor.

Calderron, “Kasaba, orijinalliğini hiç kaybetmedi. Villa de Leyva’yı ziyaret edenler şimdiki zaman ile geçmiş zaman arasında bir duygu çatışması yaşıyor. Zaman durmuş gibi hissediyorsunuz. Ayrıca kasabanın görkemli meydanı, kolonyal mimarisi ve çeşitli kırsal manzaraları ziyaretçileri büyülüyor” ifadelerini kullandı.

Bir diğer önemli mekan olan Iguanque Lagünü, Kolombiya’nın yerli halklarından Muisca’ların kültürü için kutsal bir alan olarak görülüyor.
Muisca mitolojisinde yaşamın ve doğurganlığın sembolü olan göl, antik dönemlerde ritüel ve törenlerin düzenlendiği bir mekan olarak kullanılıyor.
Bugün ise Kolombiya’nın yerli halklarının kültürel kimliğini yansıtan bir simge olarak önemini koruyor.

Çikolatanın tarihsel ve kültürel öneminin ele alındığı müzede, ziyaretçilere bu lezzetli ürünün antik çağlardan günümüze uzanan yolculuğu anlatılıyor.
Çikolata ve kakao ürünlerinin tadımı ve alışveriş imkanının sunulduğu müze, oldukça ilgi çekiyor.
