Bilgi Merkezi / Rehber
Şahruh
Şahruh Mirza, Timur İmparatorluğu üçüncü hükümdarı.
Son gözden geçirme: 22.10.2026
- Doğum
- 1377
- Vefat
- 1447
- Alan
- Hükümdarlar
- Dönem
- 14.–17. yüzyıl
- Kabri / türbesi
- Semerkant
- İlgili Türk devletleri
- Osmanlı Devleti, Timur İmparatorluğu
Hayatı
Şahruh Mirza, 20 Ağustos 1377 tarihinde doğmuş ve 13 Mart 1447 tarihinde vefat etmiştir. Annesi Karahitaylar'dan Tugay Terken Aga olan Şahruh, Timur İmparatorluğu'nun üçüncü hükümdarı olarak tarihe geçmiştir. Çocukluk yıllarından itibaren bilim ve sanatla ilgilenen, çok okuyan ve akıllı bir mirza olarak tanınmıştır. Diğer Timurlu mirzaların aksine gençlik döneminde siyasi çekişmelerden uzak durmuş ve ordu işlerine fazla karışmamıştır. Babası Timur, Şahruh'u çok sevmesine rağmen onun ordu işlerine olan ilgisizliği nedeniyle onu veliaht ilan etmemiştir.
Şahruh, Timur İmparatorluğu'nun Herat merkezli Horasan valiliğini üstlenmiştir. Babası Timur ile birlikte Anadolu seferine katılmış ve Ankara Savaşı'nda ordunun sol cenah komutanlığını yapmıştır. Timur'un 1405 yılında Çin seferi sırasında ölümü üzerine imparatorlukta iktidar kavgası başlamıştır. Timur ölmeden önce tahtını torunu Pir Muhammed'e bırakmış ve yanında bulunanlara bu karara uyacaklarına dair yemin ettirmiştir. Ancak Timur'un ölümüyle birlikte oğulları ve torunları arasında imparatorluğa hakim olma mücadelesi alevlenmiştir.
Şahruh, Herat'ta hakimiyetini ilan ederken, Miranşah'ın oğulları Mirza Ömer ve Ebubekir Azerbaycan'da, Halil Sultan ise Semerkand'da Pir Muhammed'i yenerek güçlerini pekiştirmişlerdir. Azerbaycan'daki Mirza Ömer ve Ebubekir kardeşler arasındaki geçimsizlik zamanla açık bir taht mücadelesine dönüşmüştür. Mirza Ömer, bu mücadelede başarı sağlayamayınca amcası Şahruh'a sığınmış ancak kısa süre sonra ona karşı da ayaklanmıştır. Murgab yöresinde amcasıyla yaptığı savaşı kaybeden Mirza Ömer, Şahruh'un isteği üzerine tedavi edilmek üzere Herat'a gönderilirken yolda hayatını kaybetmiştir. Kardeşinin ortadan kalkmasıyla Azerbaycan'da hakimiyetini sağlamlaştıran Ebubekir, daha önce Timur'un önünden kaçarak Memlüklere ve Osmanlı Devletine sığınan Karakoyunlu Kara Yusuf ile karşı karşıya gelmiştir.
Tarihî önemi ve başarıları
Ebubekir, 14 Ekim 1406'da Aras nehri kıyısında Kara Yusuf ile yaptığı savaşı kaybederek kaçmak zorunda kalmış ve Kara Yusuf'un Tebriz'i işgal etmesini engelleyememiştir. Kaybedilen yerleri geri almak için giriştiği mücadelede başarı elde edemeyen Ebubekir, 21 Nisan 1408'de Tebriz'in güneybatısındaki Serdrud'da yapılan ikinci savaşı da kaybetmiştir. Bu savaş sırasında babası Miranşah da Türkmenler tarafından öldürülmüştür. Azerbaycan'daki hakimiyetini Kara Yusuf'a kaptıran Ebubekir, çareyi Kirman'daki İdigu Barlas'ın oğlu Sultan Üveys'in yanına gitmekte bulmuştur. Ancak orada da hakimiyeti ele geçirme faaliyetleri nedeniyle Sultan Üveys'in askerleriyle 1409 yılında yaptığı savaşı kaybederek öldürülmüştür. Böylece Timur'un ölümünden sadece üç yıl sonra Azerbaycan ve Irak-ı Acem havalisi Timurlu mirzalarından boşalmış ve Karakoyunlular bu bölgelerde hakimiyetlerini güçlendirmiştir.
Şahruh, 1413 yılında Özbeklerin saldırısına uğrayan Harezm'i tekrar ele geçirdikten sonra, oğlu Uluğ Bey'in Semerkand'dan gönderdiği fillerle ordusunu takviye ederek Fars bölgesine sefer düzenlemiştir. 1414-1415 yılları arasında kardeşi Ömer Şeyh'in oğlu Mirza İskender ile mücadele ederek bu bölgeyi kendine tabi kılmıştır. Bu başarılar, Şahruh'un önünde Kara Yusuf'a karşı düzenleyeceği seferler için hiçbir engel bırakmamıştır. Kara Yusuf, Timurlu mirzalarını yenip Celayirli Sultan Ahmet'i 1410 yılında ortadan kaldırdıktan sonra tüm Azerbaycan havalisine hakim olmuş ve Timur İmparatorluğu'nun batıdaki tehlikeli komşularından biri haline gelmiştir. Batıda ise Osmanlı İmparatorluğu, Çelebi Mehmet'in taht mücadelesinden galip çıkarak fetret devrine son vermiş ve Anadolu beyliklerini ortadan kaldırarak Anadolu birliğini büyük ölçüde tamamlamıştır. Batıdaki bu gelişmeleri takip eden Şahruh, imparatorluğunun kaybedilen topraklarını yeniden ele geçirmek için yönünü batıya çevirmiştir.
Dönemi ve bağlam
Şahruh, batıya düzenleyeceği ilk sefer öncesinde diplomatik girişimlerde bulunarak rakiplerinin kendine boyun eğmelerini sağlamaya çalışmıştır. Yazdığı mektupla elçisini Kara Yusuf'a gönderen Şahruh, Kara Yusuf'tan ele geçirdiği Kazvin ve Sultaniye şehirlerini boşaltmasını, öldürülen Miranşah'ın karısı ve kızını mallarıyla birlikte geri vermesini ve adına hutbe okutup sikke kestirmesini talep etmiştir. Kara Yusuf bu istekleri reddederek elçileri geri göndermiş ve elinde bulunan kaleleri tahkim ettirmeye başlamıştır. Batıdan gelen bu haberlere sert bir cevap vermek isteyen Şahruh, ülkesinin her yerine haber göndererek savaş hazırlıkları yapılmasını buyurmuştur.
Mirza Uluğ Bey'in Semerkand'da bırakılması suretiyle 15.000 kişilik kuvvet göndermesi istenmiş, Herat'ta ise daruga olarak Seyyid Ahmet Tarhan bırakılmıştır. Şahruh, ordusuyla 25 Ağustos 1420'de Herat'tan hareket ederek Magan gölüne gelmiş ve burada ordusuna Harezm Valisi Emir Şah Melik katılmıştır. Barış teklifinde Sultaniye ve Kazvin'in Timurlulara bırakılması halinde Suriye ve Anadolu topraklarının Kara Yusuf'a bırakılacağı ifade edilmiştir. Fakat Kara Yusuf gelen elçiyi Tebriz'de tutuklatarak, hazinesindeki bütün parayı askerlerine dağıtıp savaş için hazırlık yapmıştır. Kara Yusuf ayrıca Osmanlı Sultanı I. Mehmet'e yazdığı mektupta; Şahruh'un boğazlara kadar tüm Anadoluyu istila edip, Balkanlardan Deşt-i Kıpçak'a geçeceğini iddia ederek Osmanlıları harekete geçirmeye çalışmıştır.
Ordusuna savaş düzeni veren Şahruh, Kazvin'e Emir Yusuf Hoca komutasında birlikler göndererek burayı ele geçirmiştir. Sultaniye'de Kara Yusuf'un oğlu Mirza Cihanşah'ın sert bir direnişe hazırlandığı haberini alan Şahruh, Tebriz'den gelen bir haberle dengelerin değiştiğini görmüştür. Kara Yusuf'un Tebriz yakınlarındaki Saidabad'da öldüğü ve yanında bulunan 50.000 kişilik Türkmen ordusunun dağıldığı haberi üzerine Cihanşah, kıymetli eşyalarla Şahruh'un huzuruna çıkarak bağlığını bildirmiştir. Şahruh, hızla Sultaniye üzerine ilerleyerek 21 Kasım 1420'de şehre girmiş ve kalede bulunan yerli halka zarar verilmemesini emretmiştir. Kaleye vali tayin ettikten sonra Miyane ve Erdebil üzerinden 14 Aralık'ta Aras Nehri'ni geçerek Arran Karabağında kışlamıştır. Burada ülkesinin her yerine fetihnameler gönderen Şahruh, Horasan halkını elde ettiği galibiyetten dolayı bazı vergilerden muaf tutmuştur.
İlgili olaylar
Mirza Baysungur komutasındaki birlikler hiçbir zorlukla karşılaşmadan Tebriz'e kadar ilerlemiştir. Baysungur, Yakup Bey'e babasının yanına dönmesi için izin vermiş ve kendisi de bir süre sonra Karabağ'a doğru hareket etmiştir. Kışı Karabağ'da geçiren Şahruh, çevre hükümdarlıklardan gelen elçileri kabul etmiş ve hem Memlüklü sultanı Muavyed Şeyhe hem de Altın Orda hanı Uluğ Muhammed Han'a elçiler göndermiştir. Mısır'a gönderilen elçi, sultanın ölümü ve yerine geçen Seyfeddin Tatar tarafından iyi karşılanarak bir mektupla geri dönmüştür. Deşt-i Kıpçak'a gönderilen elçi de iyi karşılanarak başkent Herat'a dönmüştür. Karabağ'daki kışlağından 24 Aralık 1421'de ayrılan Şahruh, 1 Nisan 1422'de Kara Kömek'e gelerek ordugâh kurmuştur.
Gence yöresinde ayaklanan Kara Koyunlu oymaklarından Karamanlı oymağı beyi Yar Ahmet üzerine Baysungur komutasında birlikler sevk edilmiştir. Baysungurla yaptığı savaşı kaybeden Yar Ahmet, Gürcistan'a kaçmaya çalışmış ancak Tavuş çayı üzerindeki İsferzen kalesine sığınmak zorunda kalmıştır. Baysungur kaleyi kuşatarak Yar Ahmet'i ele geçirmiş ve babasının huzuruna göndermiştir. Casuslar aracılığıyla Bayezid kalesinin erzak ve kıymetli eşyalarla dolu olduğu haberini alan Şahruh, kaledeki Mirza İsfend'in bağlılık isteğine güvenmeyerek oğlu Mirza Muhammed Cuki'yi kaleyi fethetmekle görevlendirmiştir. Cuki zorlu bir kuşatmanın ardından kaleyi fethetmiş ve ganimetleri babasına göndermiştir. İlerleyişine devam eden Timurlu ordusunun ana kolu Erciş üzerinden Ahlat'a varmış, ordunun bir kısmı da baş kaldıranların üzerine gönderilmiştir.
Mirza İsfend, Bayezid kalesindeki kuşatmadan kurtulduktan sonra Muş'a kaçmış ve Timurlu birliklerin yaklaştığını öğrenince Diyarbakır'a kardeşi Kara İskender'in yanına sığınmıştır. Şahruh, havaların ısınmasıyla ordusunu dinlendirmek amacıyla Tebriz'e dönmeyi planlarken, Kara Koyunlu mirzalarının Diyarbakır'dan hareketle Azerbaycan'a yöneldiklerini öğrenmiştir. Düşmanın böyle bir girişimde bulunmasını beklemeyen Şahruh, beylerle toplantı yapmış ve Kara Yülük Osman'ın Türkmenlerin tamamen yok edilmediği takdirde ülkenin düzene girmeyeceği görüşünü dinlemiştir. Tek çıkar yolun savaş olduğuna karar veren Şahruh, ordusuyla 28 Temmuz'da Koruk Kurgan mevkiinde beklemeye başlamıştır. Türkmenlerin Ağrı ile Erzurum arasındaki Eleşkird ovası yakınlarındaki bir dere kenarında savaş düzenine geçmesiyle 30 Temmuz 1422 yılında savaş başlamıştır. Kara Koyunlular cesurca mücadele etmelerine rağmen, Timurlu ordusunun sayıca üstünlüğü ve orduda bulunan fillerin sağladığı avantajlar nedeniyle galibiyet Şahruh'un olmuştur. Bu galibiyetten sonra Şahruh Azerbaycan hakimliğini oğulları ve büyük beylerine teklif etmişse de, Kara İskender'den çekindikleri için kimse bu teklifi kabul etmemiştir. Şahruh, son çare olarak Kara Yülük Osman'ın oğlu Ali Bey'i vasalı olarak daruga tayin edip Azerbaycan'da bırakmış ve Herat'a geri dönmüştür.
Anısı
Şahruh'un batıya düzenlediği ilk seferi tamamlayıp merkezine dönmesinin ardından Tebriz, Kara Koyunlu Mirzası İsfend tarafından ele geçirilmiş, ardından Kerkük mevkiinden gelen Kara İskender şehri kardeşinin elinden almıştır. Azerbaycan'da yeniden Kara Koyunluların hakimiyeti oluşmaya başlamış ve Timurlulara boyun eğmiş olan Kara Koyunlu oymaklarının üzerine ordu sevk eden İskender, onları yenerek eline geçirdiği beyleri cezalandırmıştır. Ardından Sultaniye'ye ilerleyerek şehri ele geçiren Kara İskender, Sultaniye, Zencan ve Kazvin hakimi Emir Yusuf Hoca'yı tutsak almıştır. 1427 yılında Timurluların vasalı olan Şirvanşahlara karşı sefere çıkan Kara İskender, Semahi'de büyük bir tahribat yapmış ve Şirvanşah Halilullah'ın Şahruh'a sığınmasıyla Derbent'e kadar olan bölgeyi yağmalamıştır. Daha güneyde ise Memlüklü orduları, Akkoyunlulara ait olan Urfa kalesini kuşatarak etrafı yağmalamış ve Kara Yülük Osman'ın oğlu Habil Bey'i tutsak almıştır.
Batıdan gelen olumsuz haberler ve Kara Yülük Osman'ın yardım talebi üzerine hem İskender'e hem de Memlüklülere haddini bildirmek için tekrar sefere çıkılması kararlaştırılmıştır. Savaş hazırlıkları için tüm emir ve beylerine ulaklar gönderen Şahruh, öncü tayin ettiği Mirza Baysungur ve Alike Kükeltaş komutasındaki kuvvetleri yola çıkardıktan sonra 10 Nisan 1429'da Herat'tan ayrılmıştır. Timurlu ordusu, Nişabur, Damgan ve Simgan üzerinden 8 Haziran 1429'da Rey'e gelmiş ve Şahruh yolu üzerindeki şeyh ve evliyaların türbelerini ziyaret etmiştir. Rey'de çeşitli yerlerden gelen birliklerin katılımıyla hızlı bir ilerleyişle haziran ayı sonlarında Sultaniye'ye varılmıştır. Şahruh'un yaklaştığını haber alan Kara Koyunlu savunucuları, kalabalık orduya karşı koyamayacakları için Sultaniye şehrini boşaltmışlardır. Sultaniye'ye girdikten sonra bayramı burada geçiren Şahruh, savaş hazırlıklarını tamamladıktan sonra 2 Ağustos'ta Tebriz'e yönelmiştir.
Kara İskender, kardeşleri Cihan Şah ve Ebu Said ile beraber Kara Koyunlu ordusunu Urmiye gölünün batısındaki Salmas mevkiinde toplayarak Timurlu ordusunu beklemiştir. 17 Eylül 1429'da yapılan savaş üç gün sürmüş ve İskender ile sol kanada kumanda eden Cihan Şah'ın cesurca savaşmalarına rağmen galibiyet Şahruh'un olmuştur. Şahruh, oğlu Mirza Muhammed Cuki komutasındaki birlikleri Kara İskender'i yakalamak için yola çıkarmış ancak Erzurum'a kadar süren bu sürek avında İskender ele geçirilememiştir. Şahruh, Salmas ovasından 7 Ekim 1429'da hareketle Nahçıvan ve Alıncak üzerinden Karabağ'a kışlamak için çekilmiştir. Kışlak yurdunda huzuruna gelen Kara Yusuf oğlu Ebu Said, kardeşi Kara İskenderle aralarının açık olmasından dolayı bağlılık yemini etmiş ve Şahruh tarafından kabul edilerek kendisine Azerbaycan hakimliği verilmiştir. Salmas ovasındaki zafer, Timurlu ordularına Anadolu ve Suriye'nin kapılarını açmış ve Şam, Mısır ve Venedik'ten hediyelerle elçiler gelerek kazanılan zaferi tebrik etmiştir. Venedikliler, Selanik yüzünden Osmanlılarla anlaşmazlık yaşadıkları için Osmanlıları iki ateş arasında bırakmak amacıyla Şahruh'dan Anadolu'yu istila etmesini talep etmişlerdir. Fakat Şahruh bu teklifi kabul etmeyerek elçileri geri göndermiş ve Azerbaycan'da ordusunun bir bölümünü bırakarak Herat'a geri dönme kararı almıştır. Şahruh'un Horasan'a dönme niyetinin öğrenilmesiyle Osmanlı Devleti ve Memlüklü Sultanlığı rahat bir nefes almış ve oluşan gerginlik ortamı sona ermiştir. Kışın sona ermesiyle Azerbaycan'da düzeni sağlamak ve Kara Koyunlu ulusunun gücünü zayıflatmak için Şahruh; 10.000 çadırdan fazla Türkmen'in Horasan'a göçürülmesini buyurmuştur. Hazırlıklarını tamamlayan Şahruh, 5 Mayıs 1430'da Karabağ'dan ayrılmış ve 26 Eylül 1430 tarihinde başkent Herat'a varmıştır. Şahruh tarafından bağlılığı kabul edilen Kara Koyunlu Ebu Said'in Azerbaycan hakimliği kısa sürmüş ve 1432 yılında Kara İskender, kardeşi Ebu Said'i Erdebil tarafında yapılan bir savaşta öldürerek bölgeye hakim olmuştur. Halka zulmettiği öğrenilen Kara İskender, oğlu Mirza Yar Ali'yi Van gölü civarını idare etmekle görevlendirmiş ve Yar Ali'nin ağır vergiler alması bölgede memnuniyetsizlik yaratmıştır.
Haritada ve ilgili kayıtlar
- Türk Dünyası Haritası’nda göster
- Osmanlı Devleti (yaklaşık 1299 – 1922)
- Timur İmparatorluğu (1370 – 1507)
- Şahrokiye Medresesi
Benzer / İlgili Türk büyükleri
Aynı alan, dönem, devlet ve bölgeye göre ilgili kayıtlar.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Şahruh» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
- Vikipedi: Şahruh (sürüm 38230470, CC BY-SA 4.0; yapay zekâ editör desteğiyle özetlenmiş ve uyarlanmıştır, değişiklik yapılmıştır) ↗
- Madde yazarları ve sürüm geçmişi (Vikipedi) ↗
- Lisans: Creative Commons Atıf-AynıLisansla Paylaş 4.0 (CC BY-SA 4.0) ↗
- TDV İslâm Ansiklopedisi, «ŞÂHRUH» maddesi (müellif: İsmail Aka) — doğrulama için başvurulmuştur ↗
- Vikiveri: Q553204 (CC0) — tarihler ve konum ↗
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.