| Kristal Gece | |
|---|---|
| Bölge | Danzig Serbest Şehri, Nazi Almanyası |
| Tarih | 9-10 Kasım 1938 |
| Hedef | Yahudiler |
Saldırı türü | Pogrom, yağmalama, kundaklama |
| Ölü | 91+ |
| İşleyenler | Sturmabteilung, Alman siviller |
Kristal Gece ya da diğer adıyla Kırık Camlar Gecesi (Almanca: Kristallnacht), 9 Kasım'ı 10 Kasım 1938'e bağlayan gece, Nazi Partisi yönetiminin organize ettiği; Hitler Gençliği ve Sturmabteilung üyelerinin de aktif olarak katıldığı, Yahudilere ait evlere, iş yerlerine ve sinagoglara yönelik yaygın saldırılar, yağmalar ve cinayetlerin gerçekleştiği pogromun adıdır.
O gece gerçekleşen yağma eylemleri sırasında ev, işyeri ve ibâdethanelerin tuz buz olmuş camları her yere saçılmış ve o meşûm gece ve o gecede yaşanan olaylar, halk arasında "kristal gece" şeklinde hatırlanır olmuştur. Olayların "resmî" asıl ismi, Almanca "Novemberpogrom", yâni "Kasım Kıyımı"dır.
"Kasım Kıyımı" adı verilen süreçte, 7 ile 13 Kasım 1938 arasında toplam 400 kişi öldürüldü. 1400 sinagog, Yahudilere ait çok sayıda dinî veya sivil toplantı mekânı, binlerce işyeri, dükkân, ev ile birlikte Yahudi mezarlıkları talan ve yağma edildi. 10 Kasım'dan sonra 30.000 Yahudi, toplama kamplarında gözaltına alındı, yüzlercesi bu kamplarda ya da kamplarda gördükleri muamelenin etkileri sonucu öldü.

Saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin tahminler farklılık göstermektedir. İlk raporlarda 91 Yahudinin öldürüldüğü belirtilmiştir. Ancak Alman akademik kaynaklarına dayanan güncel araştırmalar, gerçek sayının bundan çok daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Tutuklanmaların ardından maruz kalınan kötü muamele sonucu meydana gelen ölümler ve sonrasında gerçekleşen intiharlar da hesaba katıldığında, toplam can kaybının yüzlerle ifade edildiği görülmektedir. Richard J. Evans, yalnızca intihar nedeniyle ölenlerin sayısını 638 olarak tahmin etmiş, toplam ölü sayısının ise 1.000 ile 2.000 arasında olduğunu ileri sürmüştür.
Tarihçi Martin Gilbert, 1933–1945 yılları arasında Alman Yahudilerinin tarihinde yaşanan hiçbir olayın, gerçekleştiği sırada Kristal Gece kadar geniş çapta haberleştirilmediğini belirtmiştir. Almanya'da görev yapan yabancı gazetecilerin aktardığı haberler, olayların dünya çapında büyük yankı uyandırmasına neden olmuştur. Londra merkezli The Times gazetesi, 11 Kasım 1938 tarihli sayısında şu değerlendirmede bulunmuştur: "Almanya'yı dünya kamuoyu önünde karalamaya çalışan hiçbir yabancı propagandacı, dün bu ülkeyi utanca boğan kundaklamalar, dayaklar ve savunmasız, masum insanlara yönelik alçakça saldırılar hakkındaki anlatıyı aşamazdı."
Tarihçiler, Kristal Gece'yi, Nihai Çözüm politikasının ve Holokost sırasında yaklaşık altı milyon Yahudinin sistematik biçimde katledilmesinin habercisi ve öncülü olarak değerlendirmektedir. Nitekim, yaşanan bu pogromdan 3 yıl sonra Yahudi Soykırımı resmen başlamıştır.
Bu saldırıların gerekçesi Paris'te meydana gelen bir suikasttı. 1938'de Almanya ülkede yaşayan 17 bin Polonyalı Yahudi'yi sınır dışı etti. Polonya tarafından da ülkeye kabul edilmeyen bu kişiler iki ülke arasında sıkışıp kaldı, çoğu soğuk, açlık ve hastalıktan yaşamını yitirdi. Bu kaderi paylaşanların arasında kendi ailesinin de bulunduğunu öğrenen 17 yaşındaki Herschel Grynszpan, Paris'teki Alman Büyükelçiliği'ni basarak karşısına ilk çıkan kişi Konsolos yardımcısı Ernst vom Rath'ı vurdu. Hitler'in sağkolu Goebbels, bunun planlanarak düzenlenmiş bir Yahudi komplosu olduğunu öne sürerek Alman ırkının öcünü alması gerektiğini konuşmalarında halka empoze etti. Yahudilere karşı arada sırada yapılan saldırıları öven Goebbels, partisinin bu tür saldırı girişimlerinin olmayacağını, ancak bu tür olayların olması halinde asla müdahale edilmeyeceğini basın yoluyla duyurdu. Sivil ajanların da halkı kışkırtmasıyla Kasım'ın 9'unu 10'una bağlayan gece kanlı saldırılara göz yumuldu. Polis ve itfaiye olaylara kasıtlı olarak müdahale etmedi. Olaylar yer yer 13 Kasım'a kadar sürmüştür. Olaylar pek çok ülkede tepkiyle karşılandı. ABD, 14 Kasım günü büyükelçisini Berlin'den geri çekti.
Arka Plan
| Makale serilerinden |
| Antisemitizm |
|---|
|
|
Erken Dönem Nazi Zulmü
1920'li yıllarda Alman Yahudilerinin büyük çoğunluğu, ülke toplumuna vatandaş olarak tam anlamıyla entegre olmuş durumdaydı. Orduda ve donanmada görev yapıyor, ayrıca Alman ticareti, bilimi ve kültürünün hemen her alanına katkıda bulunuyorlardı. Alman Yahudilerinin durumu, 30 Ocak 1933'te Avusturya doğumlu Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) lideri Adolf Hitler'in Almanya Şansölyesi olarak atanmasının ardından kötüleşmeye başladı. 27 Şubat 1933 tarihli Reichstag Yangını sonrasında çıkarılan ve 23 Mart 1933'te yürürlüğe giren Yetki Kanunun (Ermächtigungsgesetz), Hitler'e olağanüstü yetkiler tanıyarak iktidarını pekiştirmesini sağladı.
Hitler rejimi, iktidara gelir gelmez Yahudi karşıtı politikaları hızla uygulamaya koydu. Nazi propagandası, Almanya nüfusunun yalnızca %0,86'sını oluşturan yaklaşık 500.000 Yahudiyi toplumdan dışlayarak onları Almanya'nın I. Dünya Savaşı'ndaki yenilgisinin ve 1920'lerde yaşanan hiperenflasyon ile ardından gelen Büyük Buhran gibi ekonomik felaketlerin sorumlusu olarak gösterdi. 1933'ten itibaren Alman hükûmeti, Alman Yahudilerinin çalışma, tam vatandaşlık haklarından yararlanma ve eğitim alma haklarını kısıtlayan bir dizi Yahudi karşıtı yasa çıkardı. Bunlar arasında, Yahudilerin kamu hizmetinde çalışmasını yasaklayan 7 Nisan 1933 tarihli Meslekten Kamu Görevlilerinin Yeniden Düzenlenmesi Yasası da bulunuyordu. Bunu izleyen 1935 tarihli Nürnberg Yasaları ise Alman Yahudilerini vatandaşlıktan mahrum bıraktı ve Yahudiler ile Yahudi olmayan Almanlar arasındaki evlilikleri yasakladı.
Bu yasalar, Yahudilerin Alman toplumsal ve siyasal yaşamından dışlanmasına ve giderek yalnızlaştırılmasına yol açtı.[23] Birçoğu yurt dışında sığınma arayışına girdi; yüz binlercesi ülkeyi terk etti. Ancak Haim Weizmann'ın 1936 yılında ifade ettiği gibi, “Dünya ikiye bölünmüş görünüyordu: Yahudilerin yaşayamadığı yerler ve giremediği yerler.”
6 Temmuz 1938'de toplanan Evian Konferansı, Yahudi ve Roman göçmenlerin diğer ülkelere kabulü meselesini ele aldı. Konferans düzenlendiğinde Almanya ve Mart 1938'de Almanya tarafından ilhak edilen Avusturya'dan 250.000'den fazla Yahudi kaçmış bulunuyordu. Buna karşın 300.000'den fazla Alman ve Avusturyalı Yahudi hâlâ baskılardan kurtulmak için sığınma ve iltica arayışındaydı. Ülkeden ayrılmak isteyen Yahudi ve Romanların sayısı arttıkça, onlara yönelik kısıtlamalar da yoğunlaştı ve birçok ülke göç kabulüne ilişkin kurallarını daha da sıkılaştırdı. 1938 yılına gelindiğinde Almanya, Yahudi karşıtı faaliyetlerde “yeni ve daha radikal bir aşamaya” girmişti.
Bazı tarihçiler, Nazi hükûmetinin Yahudilere yönelik planlı bir şiddet dalgasını uzun süredir düşündüğünü ve uygun bir bahanenin ortaya çıkmasını beklediğini ileri sürmektedir. Bu yöndeki planlamaların en az 1937 yılına kadar uzandığını gösteren kanıtlar bulunmaktadır. Alman tarihçi Hans Mommsen, 1997 yılında verdiği bir röportajda, pogromun temel nedenlerinden birinin Nazi Partisi'nin Gauleiterlerinin Yahudilere ait mülk ve işletmelere el koyma isteği olduğunu öne sürmüştür. Mommsen'e göre:
“Parti teşkilatının para ihtiyacı, parti haznedarı Franz Xaver Schwarz'ın yerel ve bölgesel parti örgütlerine yeterli mali kaynak sağlamamasından kaynaklanıyordu. 1938 sonbaharında Yahudi mülkleri üzerindeki baskının artması, özellikle de Hjalmar Schacht'ın Ekonomi Bakanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından, partinin bu mülklere el koyma arzusunu güçlendirdi. Ancak bu durum, Kasım 1938 pogromunun kökenini açıklayan unsurlardan yalnızca biriydi. Bu süreçte parti ve devlet içindeki farklı kurumların çıkarları kesişmiştir. Nazi Partisi, Yahudi mallarına el koyarak yerel ve bölgesel düzeyde mali gücünü artırmak isterken, Dört Yıllık Plan'ın sorumlusu Hermann Göring, acilen ihtiyaç duyulan hammaddelerin ithalatını finanse edebilmek için döviz kaynaklarına erişmeyi umuyordu. Heydrich ve Himmler ise Alman Yahudilerinin göçe zorlanmasını amaçlıyordu.”
Almanya'daki Polonya Yahudilerinin Sınır Dışı Edilmesi

Ağustos 1938'de Alman makamları, ülkede yaşayan yabancıların oturma izinlerinin iptal edildiğini ve yeniden yenilenmeleri gerektiğini duyurdu. Bu uygulama, yabancı vatandaşlığa sahip Almanya doğumlu Yahudileri de kapsıyordu. Aynı dönemde Polonya hükûmeti, Ekim 1938'in sonundan itibaren en az beş yıldır yurt dışında yaşayan Polonya Yahudilerinin vatandaşlık haklarını iptal edeceğini açıkladı. Bu durum söz konusu kişileri fiilen vatansız bırakacaktı.
“Polenaktion” (Polonya Operasyonu) olarak adlandırılan uygulama kapsamında, aralarında filozof ve ilahiyatçı Haham Abraham Joshua Heschel ile ileride tanınmış bir edebiyat eleştirmeni olacak Marcel Reich-Ranicki'nin de bulunduğu 12.000'den fazla Polonya Yahudisi, Adolf Hitler'in emriyle 28 Ekim 1938'de Almanya'dan sınır dışı edildi. Kendilerine evlerini bir gece içinde terk etmeleri emredildi. Yanlarına yalnızca bir bavul almalarına izin verildi. Yahudiler götürülürken geride bıraktıkları malların önemli bir bölümü hem Nazi makamları hem de komşuları tarafından yağmalandı.
Sınır dışı edilenler evlerinden alınarak tren istasyonlarına götürüp Polonya sınırına sevk edildi. Ancak Polonyalı sınır muhafızları bu kişileri Polonya'ya kabul etmeyerek Almanya'ya geri gönderdi. Bunun üzerine Yahudiler günlerce, şiddetli yağmur altında, yiyecek ve barınak olmaksızın iki ülke sınırı arasında gidip gelmek zorunda kaldı. Yaklaşık 4.000 kişinin Polonya'ya girişine izin verilirken, geri kalan 8.000 kişi sınır bölgesinde bekletildi. Polonya'ya kabul edilmeyi bekleyen bu insanlar son derece ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdi. Bir Britanya gazetesi, okuyucularına yüzlerce kişinin "Gestapo tarafından sınır dışı edildikleri bölgelerdeki küçük sınır köylerinde, parasız ve terk edilmiş hâlde beklediğinin bildirildiğini" aktarmaktaydı. Sınırdaki mülteci kamplarındaki koşulların ne kadar kötü olduğunu, sınır dışı edilenlere yardım etmek üzere gönderilen bir Britanyalı kadın şu sözlerle ifade etmiştir: "Kamplardaki şartlar o kadar kötüydü ki bazıları Almanya'ya geri kaçmaya çalıştı ve vurularak öldürüldü."
Ernst Vom Rath'ın Vurulması

Sınır dışı edilenler arasında, 1911 yılında Almanya'ya göç ederek Hannover'e yerleşmiş Polonya Yahudisi Sendel ve Riva Grynszpan ailesi de bulunuyordu. Sendel Grynszpan, 1961 yılında Adolf Eichmann'ın yargılandığı davada, 27 Ekim 1938 gecesi Hannover'den sınır dışı edilmelerini şu sözlerle anlatmıştır:
“Daha sonra bizi polis kamyonlarına, her birinde yaklaşık yirmi kişinin bulunduğu mahkûm araçlarına bindirdiler ve tren istasyonuna götürdüler. Sokaklar, "Juden raus! Auf nach Palästina!" (‘Yahudiler dışarı! Filistin'e gidin!’) diye bağıran insanlarla doluydu.”
Ailenin on yedi yaşındaki oğlu Herschel Grynszpan ise Paris'te amcasının yanında yaşamaktaydı. Herschel, ailesinden Polonya sınırından gönderilmiş bir kartpostal aldı. Kartpostalda sınır dışı edilmeleri şu sözlerle anlatılıyordu: "Kimse bize neler olduğunu söylemedi, fakat bunun sonumuz olacağını anladık... Beş kuruşumuz bile yok. Bize biraz para gönderebilir misin?" Kartpostal 3 Kasım 1938'de eline ulaştı.

7 Kasım 1938 Pazartesi sabahı Herschel bir tabanca ve bir kutu mermi satın aldı. Ardından Almanya Büyükelçiliği'ne giderek bir görevliyle görüşmek istedi. Alman diplomat Ernst vom Rath'ın odasına götürüldüğünde, ona beş el ateş etti; kurşunlardan ikisi vom Rath'ın karnına isabet etti. Vom Rath, Alman Dışişleri Bakanlığı'nda görev yapan kariyer diplomatlardan biriydi. Yahudilere yönelik Nazi politikalarına karşı bazı eleştiriler dile getirmiş, bu nedenle siyasi açıdan güvenilmez görüldüğü gerekçesiyle Gestapo tarafından soruşturulmuştu. Bununla birlikte, Yahudi karşıtı yasaların Alman ulusal topluluğunun (Volksgemeinschaft) gelişebilmesi için gerekli olduğunu da savunuyordu.
Grynszpan kaçmaya teşebbüs etmedi ve Fransız polisine saldırıyı açıkça itiraf etti. Eyleminin amacının, Almanların Yahudilere yönelik uygulamalarına karşı Yahudi halkı adına intikam almak olduğunu söyledi. Cebinde ailesine hitaben yazdığı şu not bulunuyordu:
"Tanrı'nın yardımıyla. Sevgili anne ve babam, başka türlü davranamazdım; Tanrı beni affetsin. Sizin ve 12.000 Yahudinin yaşadığı felaketi duydukça yüreğim kanıyor. Bütün dünyanın protestomu duyması için itiraz etmek zorundayım ve bunu yapacağım. Beni affedin."
Ertesi gün Alman hükûmeti misilleme olarak yeni tedbirler aldı. Yahudi çocukların devlet ilkokullarına devam etmeleri yasaklandı. Yahudi kültürel faaliyetleri süresiz olarak durduruldu ve ülke çapında yayımlanan üç Yahudi gazetesi de dâhil olmak üzere Yahudi gazete ve dergilerinin yayımlanması engellendi. Bir Britanya gazetesi, Yahudi toplumunu liderlerinden mahrum bırakan bu son uygulamanın, "Yahudi cemaatini parçalamayı ve onu bir arada tutan son zayıf bağları da koparmayı amaçladığını" yazıyordu. Yahudilerin vatandaşlık hakları zaten büyük ölçüde ellerinden alınmıştı.
Bu süreçte çıkarılan ilk yasal düzenlemelerden biri, tüm Alman polis teşkilatının başında bulunan Heinrich Himmler'in emri oldu. Himmler, Yahudilerin her türlü silaha sahip olmasını yasakladı ve bundan sonra silah bulundurduğu tespit edilen her Yahudi için yirmi yıla kadar toplama kampında hapis cezası öngördü.
Pogrom
Ernst vom Rath'ın Ölümü
Ernst vom Rath, aldığı yaralar nedeniyle 9 Kasım 1938'de hayatını kaybetti. Ölüm haberi, o akşam Adolf Hitler'e, 1923 tarihli Birahane Darbesi'nin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen bir akşam yemeği sırasında ulaştı. Hitler, Nazi Partisi'nin önde gelen isimleriyle birlikte bulunduğu toplantıda yapılan yoğun görüşmelerin ardından, her zamanki konuşmasını yapmadan salondan ayrıldı. Yerine konuşmayı Propaganda Bakanı Joseph Goebbels yaptı ve şöyle dedi:
"Führer karar vermiştir ki... gösteriler parti tarafından hazırlanmayacak ya da örgütlenmeyecektir; ancak kendiliğinden ortaya çıktıkları takdirde de engellenmeyeceklerdir."
Daha sonra Parti Yüksek Mahkemesi Başkanı Walter Buch, bu mesajın son derece açık olduğunu belirterek, Goebbels'in bu sözlerle parti liderlerine bir pogrom düzenleme talimatı verdiğini ifade etmiştir. Partinin bazı önde gelen isimleri ise Goebbels'in girişimine karşı çıktı ve bunun yol açacağı diplomatik krizden endişe duydu. Heinrich Himmler, konu hakkında şu değerlendirmeyi yapmıştır:
“Sanırım bu operasyonun tam da böylesine hassas bir diplomatik dönemde başlatılmasının sorumlusu Goebbels'in megalomanisi ve aptallığıdır.”
İsrailli tarihçi Saul Friedländer'e göre Goebbels'in Kristal Gece'nin gerçekleşmesini istemesinin kişisel nedenleri de vardı. Goebbels, kısa süre önce Südet Krizi sırasında yürüttüğü propaganda kampanyasının etkisizliği nedeniyle itibar kaybına uğramış, ayrıca Çek aktris Lída Baarová ile yaşadığı ilişki nedeniyle gözden düşmüştü. Bu nedenle Hitler'in gözündeki konumunu güçlendirebileceği bir fırsata ihtiyaç duyuyordu. 10 Kasım 1938 günü saat 01.20'de Reinhard Heydrich, Güvenlik Polisi'ne (Sicherheitspolizei; SiPo) ve Sturmabteilung'a (SA) acil ve gizli bir telgraf göndererek ayaklanmalar sırasında uygulanacak talimatları bildirdi. Talimatlar arasında yabancı ülke vatandaşlarının ve Yahudi olmayanlara ait işletme ve mülklerin korunmasına ilişkin hükümler de bulunuyordu. Polis güçlerine, yalnızca bu talimatların ihlal edilmesi hâlinde olaylara müdahale etmeleri emredildi. Ayrıca polis, sinagoglar ile Yahudi cemaat kurumlarındaki arşivlere el koymak ve "çok yaşlı olmayan, sağlıklı Yahudi erkekleri" tutuklayarak daha sonra çalışma ve toplama kamplarına sevk edilmek üzere gözaltına almakla görevlendirildi. Heinrich Müller de SA ve SS komutanlarına gönderdiği bir mesajda, Yahudilere karşı "en sert tedbirlerin" uygulanması gerektiğini bildirdi.
Pogrom ve Kristal Gece
9 Kasım 1938'den itibaren SA birlikleri ve Hitler Gençliği üyeleri, Almanya genelinde yaklaşık 7.500 Yahudi dükkânı ve işletmesinin camlarını kırdı ve mallarını yağmaladı. Olaylar, adını sokakları kaplayan kırık camlardan alarak Kristal Gece (Kristallnacht) olarak anılmaya başlandı. Yahudilere ait evler ülke genelinde sistematik biçimde talan edildi. Yetkililer Yahudilere yönelik şiddeti açıkça teşvik etmemiş olsa da, çok sayıda Yahudi darp edildi veya çeşitli saldırılara maruz kaldı. Olayların ardından polis kayıtlarına çok sayıda intihar ve tecavüz vakası geçti.

Pogrom sırasında Almanya, Avusturya ve Südet Bölgesi'nde bulunan yüzlerce sinagog tahrip edildi. Araştırmalara göre 1.668'den fazla sinagog ve ibadethane saldırıya uğradı, bunlardan en az 95'i tamamen yıkıldı. Ayrıca çok sayıda Yahudi mezarlığı, 7.000'den fazla Yahudi dükkânı ve 29 büyük mağaza zarar gördü veya tamamen yok edildi. Olaylarda 91 Yahudi öldürüldü; 30.000'den fazla Yahudi erkek ise tutuklanarak başta Dachau, Buchenwald ve Sachsenhausen olmak üzere Nazi toplama kamplarına gönderildi.
Bazıları yüzyıllar öncesine uzanan sinagoglar da yoğun şiddet ve vandalizmin hedefi oldu. Leipzig'deki Amerika Birleşik Devletleri Konsolosu, SA Birlikleri'nin kutsal mekânlara yönelik yöntemlerini “ürkütücü ve tüyler ürpertici” olarak nitelendirmiştir. Mezartaşları yerlerinden söküldü, mezarlar tahrip edildi. Sinagoglarda yangınlar çıkarıldı; dua kitapları, Tevrat tomarları, sanat eserleri ve felsefi metinler ateşe atıldı. Değerli tarihî yapılar ise ya yakıldı ya da tanınmayacak derecede tahrip edildi.
Eric Lucas, küçük bir köydeki Yahudi cemaatinin yalnızca on iki yıl önce inşa ettiği sinagogun yıkılışını şöyle anlatmaktadır:
"İlk büyük gri taşların aşağı düşmesi uzun sürmedi. Köyün çocukları da çok renkli vitray pencerelere taş atarak eğleniyordu. Soğuk ve solgun Kasım güneşinin ilk ışıkları koyu bulutların arasından süzüldüğünde, küçük sinagog yalnızca taş, kırık cam ve parçalanmış ahşaptan oluşan bir yığın hâline gelmişti."
The Daily Telegraph muhabiri Hugh Greene ise Berlin'deki olayları şu sözlerle aktarmıştır:
"Öğleden sonra ve akşam boyunca Berlin'de sokakları kalabalıkların hukuku yönetiyordu; holigan grupları bir yıkım çılgınlığına girişmişti. Son beş yıl içinde Almanya'da Yahudi karşıtı birçok olay gördüm, ancak hiçbiri bunun kadar iğrenç değildi. Irksal nefret ve histeri, normalde saygın sayılabilecek insanları tamamen ele geçirmiş gibiydi. Şık giyimli kadınların ellerini çırparak sevinç çığlıkları attıklarını, saygın orta sınıf annelerin ise bebeklerini kaldırıp bu "eğlenceyi" izlettiklerini gördüm."
Bununla birlikte, Berlin'deki birçok kişi yaşananlardan derin utanç duyuyordu ve bazıları Yahudi komşularına yardım edebilmek için ciddi kişisel riskler aldı. Bir ABD konsolosluk görevlisinin oğlu, apartmanlarının kapıcısının şu sözlerini aktardığını belirtmiştir:
"Böyle şeyleri yapacak insanları bulabilmek için herhâlde akıl hastanelerini ve hapishaneleri boşaltmış olmalılar."
KOLD televizyonu, 2008 yılında yerel bir Yahudi cemaatinde düzenlenen anma toplantısına ilişkin kısa bir haber yayımladı. Olaylara tanıklık eden Esther Harris yaşananları şöyle anlatmıştır:
"Eşyaları parçaladılar, kitapları yırttılar, mobilyaları devirdiler ve küfürler savurdular."
Tarihçi Gerhard Weinberg ise Kristal Gece'nin ülke çapındaki etkisini şu sözlerle özetlemiştir:
"İbadethaneler yakıldı ve tahrip edildi; insanların ya doğrudan katıldığı ya da seyirci kaldığı her toplulukta aynı manzara yaşandı."
Kristal Gece Sonrası
Kristal Gece sonrasında Nazi yönetimi, Yahudilere yönelik ekonomik ve toplumsal baskıları daha da artırdı. Eski Alman İmparatoru II. Wilhelm olaylara ilişkin olarak “İlk kez Alman olmaktan utanç duyuyorum” şeklinde yorum yaptı. Nazi yöneticilerinden Hermann Göring ise pogrom sırasında Yahudilere ait mülklerin yok edilmesini eleştirerek, mülklerin imha edilmesi yerine devlet tarafından ele geçirilmesinin daha uygun olacağını savundu ve olayların ardından Reinhard Heydrich ile görüştü. Göring, 12 Kasım 1938’de Nazi yönetiminin diğer üyeleriyle yaptığı toplantıda, Yahudilerin Alman ekonomisinden tamamen çıkarılmasına yönelik önlemlerin alınmasını talep ederek sürecin resmi devlet politikalarına dönüşmesinin önünü açtı.
Kristal Gece sırasında gerçekleştirilen saldırıların ardından Alman Yahudilerine yönelik ekonomik zulüm ve ayrımcı uygulamalar devam etti. Yahudiler, Ernst vom Rath’ın öldürülmesi gerekçe gösterilerek 1 milyar Reichsmark tutarında zorunlu bir toplu para cezası olan Judenvermögensabgabe (Varlık Vergisi) ödemeye mecbur bırakıldı. Bu ödeme, Yahudilere ait mülklerin devlet tarafından zorla devralınması yoluyla tahsil edildi. Ayrıca zarar gören mülkler için yapılması gereken yaklaşık 6 milyon Reichsmark tutarındaki sigorta ödemeleri Yahudi toplumu yerine Alman devletine aktarıldı ve ev ile iş yerlerindeki hasarların maliyeti de Yahudilere yükletildi.
Kristal Gece sonrasında Almanya’dan göç eden Yahudilerin sayısı hızla arttı. Pogromdan sonraki on ay içinde 115 binden fazla Yahudi, ülkeyi terk etti. Çoğu diğer Avrupa ülkelerine, Amerika Birleşik Devletleri’ne veya Filistin Mandası’na göç etti. En az 14 bin kişi ise Çin'in Şangay’a ulaştı.[58] Nazi yönetimi, göç edenlerin geride bıraktığı evlere, dükkânlara ve diğer mülklere el koydu. Kristal Gece sırasında yağmalanan Yahudi mülklerine ait birçok eşyanın kalıntıları, daha sonra Brandenburg yakınlarında ortaya çıkarıldı. 2008 yılında araştırmacı gazeteci Yaron Svoray tarafından bulunan alanda, sinagoglardan ve Yahudi evlerinden yağmalandığı düşünülen çok sayıda kişisel ve dini eşya bulundu. Bunlar arasında Davut Yıldızı işlemeli cam şişeler, mezuzalar, boyalı pencere çerçeveleri, sandalyelerin parçaları ve sinagoglardan çıkarılmış süs eşyaları yer aldı.
Ayrıca bakınız
Kaynakça
- Herbert Schultheis, Die Reichskristallnacht in Deutschland nach Augenzeugenberichten, Rötter Druck und Verlag GmbH, Bad Neustadt a. d. Saale, ISBN 978-3-9800482-3-1
- ^ "Prof. Dr. Meier Schwarz'ın Zukunf-braucht-erinnerung.de başlıklı internet sitesinde yayınlanan makalesi". 9 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Kasım 2018.
- ^ Taylor, Alan (19 June 2011). "World War II: Before the War". The Atlantic. Archived from the original on 7 January 2015.
- ^ "Kristallnacht: Zarar ve Ölüm". 9 Şubat 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Sonneck, Gernot; Hirnsperger, Hans; Mundschütz, Reinhard (2012). "Suizid und Suizidprävention 1938-1945 in Wien [Suicide and suicide prevention in Vienna from 1938 to 1945]". Neuropsychiatrie (in German). 26 (3): 111–20. doi:10.1007/s40211-012-0032-8. PMID 23055305
- ^ Evans, Richard J (2006). "Chapter 25". The Third Reich in Power. New York: Penguin. Social Democratic agents later estimated that 520 synagogues were destroyed in this orgy of violence, but their information is likely to have been incomplete, and the true figure well over a thousand.
- ^ Gilbert, Martin (2006). Kristallnacht: prelude to destruction. Making history series. London: Harper Press. ISBN 978-0-00-719240-3. pp.13-14
- ^ "A Black Day for Germany", The Times, 11 November 1938, cited in Gilbert 2006, p. 41.
- ^ a b Multiple (1998). "Kristallnacht". The Hutchinson Encyclopedia. Hutchinson Encyclopedias (18th ed.). London: Helicon. p. 1,199. ISBN 1-85833-951-0.
- ^ Goldstein, Joseph (1995). Jewish History in Modern Times. Sussex Academic Press. pp. 43–44. ISBN 978-1-898723-06-6.
- ^ a b Trueman, Chris. "Nazi Germany – dictatorship". Archived from the original on 6 March 2008. Retrieved 12 March 2008.
- ^ a b "Hitler's Enabling Act". Archived from the original on 9 May 2008. Retrieved 12 March 2008.
- ^ Gilbert, Martin (2006). Kristallnacht: prelude to destruction. Making history series. London: Harper Press. ISBN 978-0-00-719240-3. p.23
- ^ Cooper, R.M. (1992). Refugee Scholars: Conversations with Tess Simpson. Leeds: Moorland Publishing. p. 31.
- ^ "The Nuremberg Race Laws". 14 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ "The Nuremberg Race Laws". The National WWII Museum | New Orleans (İngilizce). 7 Ocak 2025. 24 Haziran 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Manchester Guardian, 23 May 1936, cited in A.J. Sherman, Island Refuge, Britain and the Refugees from the Third Reich, 1933–1939, (London, Elek Books Ltd, 1973), p. 112, also in The Evian Conference — Hitler's Green Light for Genocide Archived 27 August 2013 at the Wayback Machine, by Annette Shaw
- ^ Johnson, Eric. The Nazi Terror: Gestapo, Jews and Ordinary Germans. United States: Basic Books, 1999, p. 117.
- ^ a b Friedländer, Saul (1997). Nazi Germany and The Jews. Vol. I: The Years of Persecution 1933–1939. London: Phoenix. p. 270.
- ^ a b "An Interview With Prof. Hans Mommsen" (PDF). 16 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Föhrding, Hans-Peter (29 Ekim 2018). ""Polenaktion" und Pogrome 1938: Prolog zum Holocaust". Der Spiegel (Almanca). ISSN 2195-1349. 10 Aralık 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Rosenbaum, Noam Corb (1 Ocak 2020). ""From Tears Come Rivers, from Rivers Come Oceans, from Oceans -a Flood": The Polenaktion, 1938-1939". Yad Vashem Studies. 6 Aralık 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi24 Haziran 2026.
- ^ "Felix Carlebach | Times Online Obituary". www.timesonline.co.uk (İngilizce). 23 Mayıs 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ "Recollections of Rosalind Herzfeld". Jewish Chronicle. 28 September 1979. p. 80. Cited in Gilbert, Martin (1986). The Holocaust—The Jewish Tragedy. London: William Collins Sons & Co. Ltd.
- ^ a b Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem, p. 228.
- ^ a b Gilbert, Martin (1986). The Holocaust: The Jewish Tragedy. Collins. p. 67. ISBN 978-0002163057.
- ^ German State Archives, Potsdam, quoted in Rita Thalmann and Emmanuel Feinermann, Crystal night, 9–10 November 1938, pp. 33, 42.
- ^ Shirer, William L. (1990). The Rise And Fall of the Third Reich. Simon and Schuster. p. 430. ISBN 9780671728687.
- ^ Schwab, Gerald (1990). The Day the Holocaust Began. New York: Praeger. p. 15.
- ^ Gerald Schwab (1990). The Day the Holocaust Began: The Odyssey of Herschel Grynszpan. Praeger. p. 43. ISBN 978-0275935764.
- ^ Gilbert, Martin (2006). Kristallnacht: prelude to destruction. Making history series. London: Harper Press. ISBN 978-0-00-719240-3.
- ^ "Nazis Planning Revenge on Jews", News Chronicle, 9 November 1938
- ^ Times, Otto D. Tolischuswireless To the New York (11 Kasım 1938). "BANDS ROVE CITIES; Thousands Arrested for 'Protection' as Gangs Avenge Paris Death EXPULSIONS ARE IN VIEW Plunderers Trail Wreckers in Berlin--Police Stand Idle--Two Deaths Reported Two Deaths Reported Thousands Are Arrested NAZIS RUIN SHOPS AND SYNAGOGUES Excesses in Many Cities Possession of Weapons Barred Crowds Mostly Silent Warned Against Looting Other Places Wrecked Damage in the Millions Crowds Watch Gangs Children "Fish" for Loot Help Themselves to Shoes". The New York Times (İngilizce). ISSN 0362-4331. 24 Aralık 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Walter Buch to Goring, 13.2.1939, Michaelis and Schraepler, Ursachen, Vol.12, p. 582 as cited in Friedländer 1997, p. 271
- ^ Graml, Anti-Semitism, p. 13 cited in Friedländer 1997, p. 272
- ^ "Heydrich's Instructions, November 1938 Riots of Kristallnacht". 12 Eylül 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Schnabel, Reimund (1957). Macht ohne Moral. Frankfurt: Roederberg Publishing. p. 78.
- ^ "The "Night of Broken Glass"". Holocaust Encyclopedia (İngilizce). 13 Mayıs 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ "Regensburg, Germany, Jews being escorted by members of different Nazi organizations during their deportation to the Dachau concentration camp, 10/11/1938". @yadvashem (İngilizce). 6 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Lucas, Eric (1945). The Sovereigns. Palestine: Kibbutz Kfar Blum. p. 171. Cited in Gilbert 2006, p. 67
- ^ a b Carleton Greene, Hugh (11 November 1938). "11 November 1938". Daily Telegraph. Cited in "The Road to World War II". Western New England College. Archived from the original on 30 September 2007.
- ^ a b "Kristallnacht Remembered". kold.com. Archived from the original on 10 July 2009. Retrieved 17 May 2008.
- ^ Our German Cousins: Anglo-German Relations in the 19th and 20th Centuries (1974) by John Mander, p. 219
- ^ Döscher, Hans-Jürgen (2000). "Reichskristallnacht" – Die Novemberpogrome 1938 ("'Reichskristallnacht': The November pogroms of 1938"), Econ, 2000, ISBN 3-612-26753-1, p. 131
- ^ Conot, Robert. Justice at Nuremberg, New York, NY: Harper and Row, 1983, pp. 164–72.
- ^ "Center for Holocaust and Genocide Studies". College of Liberal Arts (İngilizce). 8 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
- ^ Ullrich, Volker (2016). Hitler: Ascent 1889-1939. Translated by Chase, Jefferson. New York: Vintage Books. ISBN 978-1-101-87205-5.
- ^ Connolly, Kate (21 Ekim 2008). "Kristallnacht remnants unearthed near Berlin". The Guardian (İngilizce). ISSN 0261-3077. 3 Eylül 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2026.
