Sosyal adalet, toplumun bir üyesi olarak kabul edilen bireylerle toplum arasındaki sosyal ilişkilerin ortaklaşa iyinin gerçekleştirilmesi amacıyla düzenlenmesine verilen addır. Asgari ücret kavramını ilk kez kullanan John A. Ryan tarafından tanımlanmıştır. Sosyoloji, felsefe gibi çeşitli bilim dalları da sosyal adalet kavramını kendi dallarında yorumlamışlardır.

Sosyal adalet, toplumsal barışın ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel şartıdır. Çünkü derin ekonomik ve sosyal eşitsizlikler, toplumsal huzursuzluklara ve gerilimlere yol açabilir. Bu nedenle sosyal adalet, devlet politikalarının şekillendirilmesinde ve sosyal politikaların yürütülmesinde eşitlik, fırsat eşitliği, refahın adil dağılımı gibi ilkelerin gözetilmesini zorunlu kılar

İnsanların bir arada yaşama gereksinimi, hak taksiminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fransız Devrimi sonrası ortaya çıkan düşünce sistemleri; hak, özgürlük gibi kavramları etkilemiş sosyal adalet kavramını şekillendirmek suretiyle desteklemiştir. Kurulan siyasi organizasyon düzleminde bir arada yaşayan her bir insan ile toplum arasında ortak iyiyi ve nizamı sağlamak, sosyal adalet başlığı altında değerlendirilir. İhtiyaç üzerine kurulan siyasi organizasyonlar ise hak taksiminin ve sosyal adalet kavramının, sosyal alanda gerçekleşmesini sağlarlar.

Ayrıca bakınız

  1. ^ "Sosyal adalet hakkında bilgi". 2 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2026.