Ayasofya Medresesi
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
Ayasofya Yerleşkesi
2022'de yeniden inşa edilen medrese binası
Genel bilgiler
TürOsmanlı medresesi (1461-1924)
Ünversite yerleşkesi (2022-günümüz)
KonumFatih, İstanbul
Ülke Türkiye
Koordinatlar41°00′34″K 28°58′47″D / 41.00944°K 28.97972°D / 41.00944; 28.97972
Mevcut kullananFatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
Adını aldığıAyasofya
Başlama15. yüzyıl (i)
2017 (ii)
Tamamlanma1461 (i)
2022 (ii)

Ayasofya Medresesi, İstanbul'un fethinden sonra II. Mehmed tarafından Ayasofya Külliyesi bünyesinde kurulan Osmanlı medresesidir. Fethin hemen ardından kiliseden camiye çevrilen Ayasofya'nın papaz odalarının eğitim amacıyla düzenlenmesiyle faaliyete başlamış, daha sonra caminin kuzey tarafında yeni bir medrese binası inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde İstanbul'un önde gelen yüksek öğretim kurumlarından biri olan medrese, çeşitli dönemlerde onarım ve yeniden inşa çalışmalarından geçmiş ve harabe haldeki yapı, 1936 yılında tamamen yıktırılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından rekonstrüksiyon çalışmaları kapsamında 2017 yılında başlayan yeniden inşa çalışmaları 2022 yılında tamamlanmıştır. Yapı günümüzde, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi olarak kullanılmaktadır.

Tarihi

Kuruluşu

İstanbul'un fethinin ardından Fatih Sultan Mehmed, şehirde kapsamlı bir imar ve vakıf faaliyeti başlattı. Bu kapsamda Ayasofya camiye çevrilirken, papazlara ait odalar da medrese olarak düzenlenerek şehirdeki ilk dinî eğitim faaliyetlerinden biri burada başlatıldı. Ayasofya Külliyesi bünyesinde medresenin yanı sıra dârü't-talim olarak faaliyet gösteren bir Kur'an öğretim kurumu, kütüphane ve sıbyan mektebi bulunuyordu. II. Mehmed döneminde eğitim faaliyetlerinin geçici mekânlarda yürütülmesinin ardından 1466 yılında caminin kuzey tarafında tek katlı yeni bir medrese binası inşa edildi. Bu yapı, 1471 yılında Sahn-ı Seman medreseleri açılıncaya kadar İstanbul'un en yüksek dereceli eğitim kurumu olarak hizmet verdi. Sahn-ı Seman'ın faaliyete geçmesiyle Ayasofya Medresesi'nin önemi bir süre azaldı ve medrese kısa süre kullanılmadı.

II. Mehmed'in 1479 tarihli vakfiyesinde medreseye yer verilmekle birlikte, yapıya ilişkin ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. Araştırmacılar bunu, vakfiyenin düzenlendiği tarihte medresenin geçici olarak kullanılmıyor olmasına bağlamaktadır. Buna rağmen vakfiyede, Sahn-ı Seman medreseleri için öngörülen öğrenci sayısı ve günlük iki akçe tahsisinin Ayasofya Medresesi için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Kuruluş döneminde medresede bir müderris, bir muid ve on beş talebenin yanı sıra süpürgeci, ışıkçı ve kapıcı gibi görevliler bulunuyordu. Vakfiyeye göre talebelere günlük iki akçe tahsis edilmiştir.

Ayasofya Medresesi, II. Bayezid döneminde yeniden faaliyete geçirildi. Bu dönemde II. Mehmed'in yaptırdığı tek katlı yapıya bir kat ilave edilirken, vakıf gelirleri de artırıldı. Böylece medrese sonraki yüzyıllar boyunca çeşitli onarımlar geçirerek eğitim faaliyetlerini sürdürdü. Sultan Abdülmecid döneminde Ayasofya Külliyesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı onarımlar sırasında mimar Gaspare Fossati'nin yönetiminde medrese yenilendi. Çamaşırhane, hoca ve talebe odaları onarıldı; çatı örtüsü, kurşun kaplamalar ve su tesisatı elden geçirildi. 1869 tarihli "Cedvel-i Medâris-i Âsitâne ve Bilâd-ı Selâse" başlıklı İstanbul medreseleri listesinden, Ayasofya Medresesi'nin 198 talebe ile İstanbul'un en kalabalık medresesi olduğu belirtilmektedir. 1869 yılında Ayasofya çevresinin düzenlenmesi amacıyla başlatılan çalışmalar sırasında medrese yıkıldı. Ancak kısa süre sonra Sultan Abdülaziz'in emriyle yeniden inşa edilmesine karar verildi. 1873 yılı sonlarında yeniden yapım çalışmalarına başlandı ve eğitim faaliyetleri yeni binada devam etti.

İkinci Meşrutiyet sonrasında medreselerin yeniden düzenlenmesi kapsamında Ayasofya Medresesi, 1914 yılında kurulan Dârü'l-Hilâfeti'l-Aliyye Medresesi teşkilatı içinde yer aldı. Eğitim faaliyetleri 1924 yılına kadar sürdü. Aynı yıl medrese binası İstanbul Belediyesi'ne bağlı olarak bir süre öksüz yurdu olarak kullanıldı. Ayasofya'nın 1934 yılında müzeye dönüştürülmesinin ardından külliyedeki yapılar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğüne devredildi. Harap durumdaki medrese binası 1935-36 yılında, Antikiteler ve Müzeler Umum Müdürü Aziz Ogan'ın emriyle tamamen yıktırıldı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan rekonstrüksiyon çalışmaları kapsamında 2017 yılında başlayan yeniden inşa çalışmaları 2022 yılında tamamlanmıştır. Yapı günümüzde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi olarak kullanılmaktadır.

Mimari

15. yüzyıldaki ilk yapının mimari özellikleri kesin olarak bilinmemektedir. II. Mehmed'in vakfiyesine göre Ayasofya Medresesi, Ayasofya'nın kuzeyinde yer alıyor ve medrese ile cami arasında üstü örtülü bir geçit bulunuyordu. 1869 yılında çevre düzenlemesi sırasında yıkılan medrese, 1873'ten itibaren yeniden inşa edilmiş; ancak bu yeni yapı özgün medresenin mimarisini yansıtmamıştır. Ayasofya Medresesi, Gaspare Fossati'nin planlarına göre caminin kuzey tarafında, kuzeybatı köşedeki minare ile yan giriş dehlizine bitişik konumdaydı. Cornelius Gurlitt'in planında yapının ortasında taş döşeli ve revaklı büyük bir avlu ile bir şadırvan bulunduğu görülmektedir. Bununla birlikte A. Süheyl Ünver ve Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından yayımlanan planlar, Gurlitt'in çizimiyle tam olarak örtüşmemektedir. Bu planlarda medrese iki bölümlü gösterilmiş; büyük bölüm ile cami duvarı arasında, yine revaklı avluya sahip daha küçük bir bölüm yer almıştır. Ayverdi'nin verdiği hücre sayısının ise kendi yayımladığı planla uyuşmadığı belirtilmiştir.

Eğitim sistemi

Osmanlı medrese teşkilatında medreseler, müderrislerine ödenen günlük yevmiye miktarına göre sınıflandırılıyordu. II. Mehmed döneminde Sahn-ı Seman medreselerinin kurulmasının ardından medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, ellili ve altmışlı olmak üzere çeşitli derecelere ayrıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Süleymaniye Medreselerinin kurulmasıyla birlikte bu tasnif genişletildi ve en yüksek derece Sahn-ı Seman'dan Süleymaniye medreselerine geçti.

Ayasofya Medresesi, 16. yüzyılın ortalarına kadar elli akçeli Sahn-ı Seman derecesinde kabul edildi. 1554 yılında Ali Efendi'ye, 1560 yılında ise Şeyhî Çelebi Efendi'ye altmış akçelik müderrislik tevcih edilmesi, medresenin derecesinin yükseltildiğini göstermektedir. 18. yüzyılda Mehmed Efendi'nin mülâzım-ı Süleymaniye payesiyle Ayasofya Medresesi müderrisliğine atanması da medresenin Süleymaniye medreselerinin ilk kademesiyle aynı seviyede değerlendirildiğini ortaya koymaktadır. Kaynaklarda, Ayasofya Medresesi müderrislerinin görevlerinde yükselerek daha üst dereceli medreselere veya kadılıklara tayin edilebildikleri belirtilmektedir. Nitekim çeşitli tarihlerde Ayasofya Medresesinde görev yapan müderrislerin Bursa, Galata ve Halep kadılıklarına atandıkları kaydedilmiştir.

Ayasofya Medresesinde okutulan dersleri gösteren müstakil bir müfredat günümüze ulaşmamıştır. Bununla birlikte, medreselerin derecelerine göre uygulanan eğitim sistemi esas alınarak burada okutulan derslerin kapsamı hakkında bilgi edinilebilmektedir. Buna göre eğitim; hesap, hendese, heyet ve hikmet derslerinden oluşan cüz'iyyât; kelâm, belâgat, mantık, sarf ve nahiv derslerini kapsayan ulûm-ı âliye; hadis, usûl-i fıkıh, fıkıh ve tefsir derslerinden oluşan ulûm-ı âliye olmak üzere üç grupta yürütülüyordu. Medreselerin alt derecelerinde dersler muhtasar eserler üzerinden okutulurken, üst derecelerde daha ayrıntılı eserler takip ediliyordu. Ayasofya Medresesine kabul edilebilmek için talebelerin hâşiye-i tecrîd, miftah, kırklı ve ellili medreselerdeki eğitimlerini tamamlamış olmaları gerekiyordu. Bu kademeleri başarıyla geçenler Ayasofya Medresesinde öğrenim görmeye hak kazanıyordu.

Müderrisleri

Ayasofya Medresesi'nin ilk müderrisi, Molla Hüsrev'dir. İstanbul'un ilk kadısı Hızır Bey'in vefatının ardından bu göreve getirilen Molla Hüsrev'e aynı zamanda Üsküdar, Eyüp ve Galata kadılıkları da verildi. Ayasofya Medresesi'nde görev yapan önemli âlimlerden biri de Ali Kuşçu'dur. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın elçisi olarak İstanbul'a gelen Ali Kuşçu, II. Mehmed'in daveti üzerine şehirde kalarak Ayasofya Medresesi'ne müderris olarak tayin edildi.

Notlar

  1. ^ a b "86 yıl sonra ihya edilen Ayasofya Fatih Medresesi açıldı". Anadolu Ajansı. 23 Temmuz 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2026. 
  2. ^ Çakmak 2021, ss. 127-128.
  3. ^ Nohut, Said (2023). "XIX. Yüzyılda Ayasofya Medresesi'nde Görev Alan Ulemâ Ailesi Mensubu Müderrislerin Medrese Kariyerleri Üzerine Bir Değerlendirme". İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi. www.dergipark.org. 
  4. ^ Çakmak 2021, s. 128.
  5. ^ Çakmak 2021, s. 129.
  6. ^ Çakmak 2021, ss. 129-130.
  7. ^ a b Çakmak 2021, s. 130.
  8. ^ a b c d İpşirli, Mehmet. "AYASOFYA MEDRESESİ". Türk Maarif Ansiklopedisi. 7 Eylül 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2026. 
  9. ^ a b c d Eyice, Semavi. Ayasofya Medresesi"AYASOFYA". TDV İslâm Ansiklopedisi. 4 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2026. 
  10. ^ a b Çetinkaya, Haluk. "Ayasofya" (PDF). Bizans'tan Osmanlı Fethine. Büyük İstanbul Tarihi. s. 76. 
  11. ^ Çakmak 2021, s. 131
  12. ^ Çakmak 2021, ss. 131-132.
  13. ^ Çakmak 2021, s. 132.
  14. ^ a b "Ayasofya (Fatih) Medresesi İçin Kısa Bir Tarihsel Araştırma" (PDF). www.icomos.org. 23 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF)28 Haziran 2026. 
  15. ^ a b Çakmak 2021, s. 133.
  16. ^ Çakmak 2021, ss. 133-134.
  17. ^ Çakmak 2021, s. 134.
  18. ^ Çakmak 2021, ss. 134-135.
  19. ^ Çakmak 2021, ss. 135-136.

Kaynakça

  • Çakmak, Abdullah (2021). "Müslümanların İstanbul'daki İlk Eğirim Kurumu: Ayasofya Medresesi". Martı, Huriye (Ed.). Ayasofya (2 bas.). Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. ss. 127-138. ISBN 978-625-7779-84-5. 
Sivil