II. Erekle
Gürcüce: ერეკლე II
Kartli-Kaheti kralı
Hüküm süresi1762–1798
Taç giymesiMtsheta
Svetitshoveli Katedrali
1 Ekim 1745
Sonra gelenXII. Giorgi
Kaheti kralı
Hüküm süresi1744–1762
Taç giymesiMtsheta
Svetitshoveli Katedrali
1 Ekim 1745
Önce gelenII. Teymuraz
Doğum7 Kasım 1720
Telavi
Ölüm11 Ocak 1798 (77 yaşında)
Tiflis
DefinSvetitshoveli Katedrali
Eş(ler)iKetevan Orbeliani
Anna Abaşidze
Darecan Dadiani
Çocuk(lar)ıXII. Giorgi
Aleksandr Bagrationi
HanedanBagrationi hanedanı
BabasıII. Teymuraz
AnnesiTamar
DiniGürcü Ortodoks Kilisesi
İmza

II. Erekle (Gürcüce: ერეკლე II), Gürcistan devlet adamı, diplomat 1744 yılından itibaren Kaheti ve 1762 yılından 1792 yılına kadar Kartli-Kaheti kralı. 11 Ocak 1798 yılında ölmüştür.

Hayatı

Kaheti'de Kral Olması

18. yüzyılın başlarında İran, Kartli-Kaheti'yi kendi hanlığı olarak görüyor, Batı Gürcistan Osmanlıların kontrolü altında bulunuyordu. Afganlar da Gürcistan'ı ele geçirmek istiyor, Lezgi akınlarının arkası kesilmiyordu ve Avrupa ülkeleri de bu bölge ile ilgileniyordu. 1723 yılında Osmanlılar İranlıları mağlup ederek Kartli'ye girdi, Tiflis'i işgal etti ve Kaheti'ye kadar ulaştılar. I. Petro'nun yardımıyla düşmana karşı savaşmayı planlayan VI. Vahtang aldatılmış oldu; Ruslar sözlerini tutmadı ve VI. Vahtang her iki taraftan gelen düşman istilasına karşı yalnız kaldı. 1724 yılında umudunu yitiren Vahtang, maiyetiyle birlikte Gürcistan'ı terk ederek Raça üzerinden Rusya'ya gitti. Doğu Gürcistan'da Kızılbaş kontrolü yerini Osmanlı yonetimine bıraktı.

1733 yılında Erekle (İrakli), Neiştin Ovası'nda Lezgilerin akınlarına karşı düzenlenen savaşta babasına eşlik etti. Bu, genç Erekle'nin ilk seferiydi. O dönemde, zayıflamış ve hanlıklara bölünmüş İran'ın gelecekteki lideri, sonradan Nadir Şah olarak anılacak olan Tahmaz-Kuli Han iyice belirginleşmişti. Nadir Şah liderliğindeki İranlılar, kademeli olarak Osmanlıları sıkıştırıyordu. Gürcüler de bu savaşta onlara yardım ediyordu. II. Teimuraz (Teymuraz), İranlıların hâkimiyetini Osmanlıların hâkimiyetine kıyasla daha küçük bir kötülük olarak gördüğü için bu dönemde İranlıların yanında yer aldı; ancak her iki durum da Gürcüler için oldukça ağır bir yüktü. 1734 yılında Türklerin izniyle Kaheti'de kral olan Teimuraz, Türkler kovulduktan sonra Kaheti'yi Nadir Şah'a devretti, ancak şah rehine olarak çocuklarını istedi. Ketevan'ı kendi yeğeni Ali-Kuli Han ile evlendirirken, Erekle'yi ise kendi savaşçı birliğine dâhil etti.

1737 yılında Nadir Şah Hindistan'a sefer düzenledi ve geniş toprakları topraklarına kattı. Erekle de bir bin kişilik birliğiyle bu savaşta ona eşlik etti. Nadir Şah'ın seferine katılan Erekle, iyi bir askerî deneyim kazandı. Şah, Erekle'nin ve onunla birlikte gelen Gürcülerin savaş yeteneği ile zekâsından, özellikle de genç Erekle'nin kahramanlığından büyük bir şaşkınlık duydu. 1739 yılının aralık ayında Nadir Şah, Erekle'nin vatanına dönmesine izin verdi. Seferden dönen şah Dağıstan'a saldırdı ancak fethedemedi, yine de Kartli-Kaheti'ye yönelik Lezgi akınları neredeyse tamamen durduruldu. Osmanlı hâkimiyeti döneminde Kura Nehri kıyısına yerleşen çok sayıda Türkmen ailesi de Gürcistan'dan sınır dışı edildi. II. Teimuraz ve ailesi İran yanlısı politikayı tercih ediyordu. 1743 yılında Nadir Şah, Aragvi Eristavlığı'nı Teimuraz'a onaylattı. Onlar Kartli Ayaklanması'nı desteklemediler.

Açabeti Muharebesi'nde Erekle, Givi Amilahvari'yi mağlup etti. Amilahvari ile Ahıskalı paşa III. Yusuf'un orduları Gori ile Ruis arasında Teimuraz ile Tiflis hanını yendi, ancak Gori Kalesi'ni alamadılar. Yusuf'un Dağıstan'a büyük paralarla gönderdiği Lezgi lideri Malaçi'yi Saguramo yakınlarında karşılayan Erekle onu mağlup etti. 1745 yılında Teimuraz, Givi Amilahvari'yi esir alarak Nadir Şah'a gönderdi. Kartli'deki mücadelelerle Teimuraz ve Erekle, Nadir Şah'a olan sadakatlerini kanıtladılar. 1745 yılında Nadir Şah, Teimuraz'ı Kartli Kralı, Erekle'yi ise Kaheti Kralı olarak onayladı. Son 130 yıl içinde Kartli'de Hristiyan geleneklerine göre taç giymiş bir kral oturmamıştı.

Askerî Lider

Gürcü krallar son derece zor durumdaki bir ülkeyi devralmışlardı. Kartli ve Kaheti ayrı krallıklar olarak kabul edilse de Teimuraz ve Erekle birlik içinde, uyumlu bir politika izliyor ve askerî harekâtları ortak yürütüyorlardı. İç politikayı II. Teimuraz yürütürken, askerî harekâtları Erekle yönetiyordu. Oldukça sık savunma savaşları yapmak zorunda kalıyorlar, bazen de bölgedeki otoritelerini güçlendirmek amacıyla taarruza geçiyorlardı. Gürcüler çoğunlukla Osmanlılar tarafından kışkırtılan Kuzey Kafkasyalılarla ve parçalanmış İran'ın Zaqatala/Güney Kafkasya ile Kartli-Kaheti'yi ele geçirmek isteyen bazı hanlıklarının yöneticileriyle savaşmak zorunda kalıyorlardı. Düşmanla yapılan savaşlar bazen iç savaşlara da dönüşüyordu.

1840'ların sonuna doğru nominal olarak İran'ın vasalı olan (nüfusu 626 bin olan) Kartli-Kaheti fiilen bağımsız bir devlet hâline geldi. II. Erekle ve II. Teimuraz, 1747 yılında Nadir Şah'ın öldürülmesinden ve İran'daki anarşiden yararlanarak Tiflis'i İranlılardan kurtardı ve kendi kontrolleri altına aldı. Teimuraz, İran'a giderken Kartli'yi Abdullah Beg'e (Arçil Bagrationi) bırakmış, Erekle'ye de yönetimi denetleme görevi vermişti. Bu dönemde Gürcistan kalelerinde İran ordusu bulunuyordu ve bunların çoğunluğu Abdullah Beg yanlısıydı. Abdullah Beg Kartli tahtından vazgeçmek istemedi ve Erekle ile savaşa tutuştu. Erekle önce Samşvilde Kalesi yakınlarında Abdullah Beg ile savaştı, ardından Tiflis yakınlarında, Sololaki ve Tsavkisi çevrelerinde onun ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Bundan sonra Erekle, Tiflis kalelerinde tahkim edilmiş İran garnizonlarına saldırarak işgalcileri kalelerden kovdu. Gürcü kalelerine Kartli-Kaheti birliklerini yerleştirdi ve kulelerine Gürcü bayrakları çekti.

1749 yılında Teimuraz da İran'dan döndü. Baba ve oğulun gayretleri sayesinde Tiflis surları, bundan sonra yaklaşık 50 yıl boyunca savaş görmedi. Ancak savaşların arkası kesilmiyordu. Neredeyse tüm savaşlarda Erekle orduya bizzat komuta ediyor ve düşman safhalarına ilk dalan kişi oluyordu. Sık sık düşman liderleriyle bire bir dövüşmek zorunda kalıyordu. 1749 yılında Nadir Şah'ın öldürülmesine katılan Mahmad Han, Erivan Hanlığı'nı ele geçirmek istedi. Erivanlıların ricası üzerine Erekle, Mahmad Han'ı mağlup etti ve Erivan Hanlığı'nı Kartli'ye vergi ödeyen bir konuma getirdi. 1750 yılında Gence'yi ele geçirmek isteyen Karabağ hâkimi Pana Han Gence önüne geldi; Gence Hanı ve Karabağlı Ermeniler Erekle'den yardım istedi. Erekle ve Teimuraz komutasındaki Gürcüler Pana Han'ı mağlup ederek Gence Hanlığı'nı da vergiye bağladı.

1750 yılından itibaren İran'da Bahtiyari Ali Mardan Han güçlendi. 1751 yılında II. Erekle liderliğindeki Kartli-Kaheti ordusu ona karşı ayaklandı. İran'ın merkezine girip Tebriz üzerine yürümeyi niyet etmişti, ancak Azerbaycan'da güçlenen Afganlar ve müttefikleri Lezgiler yüzünden bu seferden vazgeçmek zorunda kaldı. Şeki hanı Hacı Çelebi, bölgede Gürcü hâkimiyetini istemiyordu. 1751 yılının şubat ayında Eğriçay (Agri-Çay) nehrinde Hacı Çelebi Gürcüleri mağlup etti. Bu savaşta nehre atıyla birlikte düşen Erekle, Papa Beburişvili-Vaçnadze'nin yardımıyla sudan çıkmış, Maçhaaneli köylü Datuna Bostatşvili ise kendi atını vererek Erekle'nin esir düşmesini önlemiştir.

1751 temmuzunda II. Erekle, Kirbulah Muharebesi'nde Tebriz yöneticisi ve İran tahtının iddiacısı Azad Han'ın 18 bin kişilik ordusunu mağlup etti. 1752 yılında Hacı Çelebi, Gence yakınlarında Gürcüleri yeniden yendi. Hacı Çelebi karşısında alınan yenilgi bölgedeki Gürcü otoritesini zayıflatıyordu. Buna rağmen Teimuraz ve Erekle İran'a sefer düzenlemeyi planlıyordu. Bu amaçla Erekle 4 bin Çerkes savaşçı kiraladı ve onların yardımıyla Lezgileri birkaç kez mağlup etti. Çerkeslerin ve az sayıdaki Oset'in maaşını ödemek için Erekle kraliyet hazinesindeki nesnelerin altınlarını söktürerek para bastırdı. 1752 yılı eylül ayında Kazah-Şamşadilu sınırında Erekle, İç Kartli'den gelen ve esirlerle yüklü Hacı Çelebi'nin ordusunun önünü kesti ve Tulkitepe Muharebesi'nde onları ağır bir yenilgiye uğrattı.

Bölgede Gürcü otoritesi yeniden güçlendi. İran işlerindeki faillik Erekle'ye Avrupa'da büyük bir ün kazandırdı. Erekle, İran'da kısa süre içinde ülkenin kaderini belirleyecek en güçlü figürlerden biri olarak görülüyordu. 1754 yılında Paris'te İran'daki kargaşaları konu alan ve yazarının Erekle'ye yüksek övgüler düzdüğü bir kitap yayımlandı. Kitap kısa süre içinde Almancaya çevrilerek Frankfurt am Main'da basıldı. Ancak Kartli-Kaheti'ye yönelik Lezgi akınlarının ardı arkası kesilmediği için Teimuraz ve Erekle İran politikasından vazgeçmek zorunda kaldılar. Lezgiler büyük birlikler hâlinde aniden Kartli ve Kaheti'ye saldırıyorlardı. Avaristan Hanı Ömer (Umar Han) özellikle büyük bir tehlike arz ediyordu. 1754 yılında Hunzah hâkimi Nursal Beg kalabalık bir ordu ile Kartli'ye girerek Aragvi çevresini ve Duşeti'yi yağmaladı, Mçadijvari Kalesi'ni kuşattı. Erekle ve Teimuraz Mçadijvari Muharebesi'nde düşmanı yenilgiye uğratarak ağır kayıplarla geri püskirttiler. 1755 yılında Nursal Beg Kvareli önüne geldi. Gürcülere düşman diğer hanlıkların birlikleriyle birlikte ordusu 20–30 bin savaşçıya ulaşıyordu. Kvareli Kalesi'ni kuşattılar. Eğer Kaheti düşseydi düşman Kartli'yi de kolayca ele geçirecek, ardından Batı Gürcistan'a uzanacak ve ulusun geleceği felakete sürüklenmiş olacaktı. Gürcü kralların akıllıca ve cesur askerî harekâtları sonucunda Kvareli Muharebesi'nde düşman minimum kayıpla bertaraf edildi. 1757 yılında 4 bin Lezgi Kartli'ye saldırdı. 1759 yılında Kohta Beladi komutasındaki 8 bin kişilik Lezgi ordusu Kartli'ye sefer düzenleyerek Liakhvi vadisine kadar ulaştı. Erekle onları Atoy ve Dvani kalesi yakınlarında mağlup etti. Bu savaşta kendisine I. Solomon yardım ediyordu. 1760 yılında Erekle Karabağ hanını yendi, Gence ve Erivan'a da seferler düzenlemek zorunda kaldı. Lezgilerin büyük seferlerinin yanı sıra Kartli-Kaheti, daha küçük Lezgi müfrezelerinin sürekli saldırılarıyla da harap oluyordu. Dağıstanlıların ordusu Erivan'a kadar ulaşarak yol üstündeki her şeyi yok ediyordu. Gürcüler Şindisi yakınlarında büyük bir savaş vermek zorunda kaldılar; Kartli'de, Kızıh'ta, Kumisi, Bolnisi çevrelerinde günlük saldırıları püskürtüyorlar, Somhiti ve Sabaratiano neredeyse tamamen boşalıyordu. Tiflis çevresindeki yerleşimlere de düşman saldırıyordu ancak çoğunlukla yenilgiye uğrayarak geri dönüyorlardı. Teimuraz, 2 bin kişiden oluşan "nokre" adı verilen daimi bir milis gücü oluşturdu. Nokreler yılda 30-40 manat maaş alıyordu. Bu önlem durumu yalnızca biraz iyileştirebildi.

1760 yılında Teimuraz diplomatik bir misyonla Rusya'ya gitti ancak hedefine ulaşamadı. 1762 yılında St. Petersburg'da hayatını kaybetti. 29 Haziran 1762 tarihinden itibaren II. Erekle Kartli-Kaheti Krallığı'nın tek hükümdarı oldu. Doğu Gürcistan son 300 yıl içinde ilk kez tek bir siyasi birim olarak şekillendi.

Kartli-Kaheti Kralı

Kartli-Kaheti Krallığı'nın birleşmesine rağmen Kartli ve Kaheti'nin idaresi ve yönetimi hâlâ ayrı ayrı yürütülüyordu. II. Erekle iktidarı merkezileştirmeye çalışıyordu. Bu konuda kendisine politikalarının destekçisi Anton yardımcı oluyordu. Kartli feodal çevreleri Kaheti hanedanının kral olmasından hoşnutsuzdu ve Rusya'ya sığınmış olan Kartli hanedanının yeniden iş başına gelmesi umudunu kaybetmiyorlardı. 1765 yılında Pata Batonişvili'nin Erekle'ye karşı ayaklanması gerçekleşti. Komplocular arasında ev kethüdası Dimitri Amilahvari, Glaha Tsitsişvili ve başkaları yer alıyordu. Amaçları VI. Vahtang'ın oğlu Pata Batonishvili'yi Kartli'de kral yapmaktı. Erekle komplocuları şiddetle cezalandırdı, Pata Batonishvili'nin ise kellesini vurdurdu.

Erekle önemli tedbirler aldı: Buyruk tanımaz soyluları kısıtladı ve bazı feodal beylikleri (Aragvi, Ksani) kaldırdı; yabancı istilacılar yüzünden harabeye dönmüş bölgeleri iskân etti; feodal baskıyı sınırlamak amacıyla serflik ilişkilerini düzenledi; yabancı yerleşimcileri çekmeye ve kraliyet mülkünü büyütmeye çalıştı; kölelikten kendi imkânları ve girişimiyle dönen köylünün özgürlüğünü tanıyan bir kanun çıkardı (1765); özgür toprak sahibi asker-köylü sınıfını oluşturdu ve çoğalttı; nöbetleşe prensibine dayanan düzenli bir ordu kurdu; şehirsel mülkiyet düzenini yeniden tesis etti (1770); Osmanlı-Kızılbaşlık döneminde canlandırılan topraksız köle satışını ve esir ticaretini yasakladı; insanları esir almalarına karşı teşkilatlandırdı (1772). Devlet düzenini yenilemek için önemli adımlar attı; Rusya'yı örnek alarak askerî sistemi uyarladı; yönetimi "dışişleri", "devlet gelirleri" ve "askerî işler" olmak üzere ayrı departmanlara ayırmaya çalıştı.

II. Erekle sanayi ve kültürün gelişmesi için enerjik tedbirler aldı; bunun sonucunda şeker, cam, ayna, kristal, yün, mum, silah, sabun, tuğla, çömlek fabrikaları ve atölyeleri, sıvı yağ, tuz, tütün fabrikaları, boyahaneler açıldı. Madencilik gelişti (bakır, altın-gümüş, dökme demir, demir); Ahtala madenlerinden büyük gelir elde edildi (bu madenden elde edilen ilk altınla Erekle bir altın kadeh yaptırıp Mtsheta Svetitşoveli Katedrali'ne bağışladı); darphane yeniden faaliyete geçirilerek gümüş ve bakır para basıldı; silah, barut ve top imalathaneleri çalışmaya başladı. Tiflis'teki dükkânların sayısı beşe ulaştı. Tiflis'e her gün çeşitli mallarla yüklü kervanlar giriyor ve tüccarlar buralardan mal taşıyordu. Yeni binalar ve kaleler inşa ediliyordu.

Ülkede eğitime büyük önem verildi, ilahiyat seminerleri ve okullar açıldı. VI. Vahtang'ın Eflak'tan (Romanya) getirtmiş olduğu matbaa yeniden faaliyete geçirilerek çok sayıda kitap basıldı. Kralın çevresinde eğitim ve kültür insanlarından oluşan bir çevre toplandı, kilisenin güçlendirilmesine özel önem verildi. Huzurlu bir yaşam sürmek amacıyla Tiflis'e pek çok milletten Hristiyan ve gayrimüslim gelerek yerleşmeye başladı. Ermeniler de Erekle'yi kurtarıcıları olarak görüyorlardı. Tiflis, Güney Kafkasya'nın siyasi, kültürel ve ticari merkezi hâline geldi. Gürcistan'la Avrupa ülkeleri de ilgilenmeye başladı. O dönemin Rus ve Avrupa gazete ve dergilerinde, "Şahlanmış Aslan" olarak anılan "Prens Erekle" hakkında birçok yazı yayımlandı.

Rusya ile İlişkiler

1768 yılında sıradaki Rus-Osmanlı Savaşı (1768–1774) başladı. II. Erekle ve I. Solomon bu savaşta Rusların yanında yer aldı. Rusya Krallığı'nın elindeki bilgilere göre Erekle 30 bin, Solomon ise 20 bin asker çıkarabilecek durumdaydı; bu durum büyük Osmanlı kuvvetlerini Kafkasya'da bağlayacak, dolayısıyla Rusya Gürcü krallarını kendisi büyük kayıplar vermeden savaşa çekmeye çalışıyordu. 1769 yılında Kont Totleben Rus ordusuyla Gürcistan'a girdi. Totleben'in yanında 4 toplu 500 asker vardı. Gürcü krallar bu küçük müfrezeyle büyük askerî operasyonlardan kaçındılar. 1770 yılının ilkbaharında 3.767 Rus asker ve 12 top Gürcistan'a ulaştı. Bundan sonra da Totleben'in kaba davranışları ve Gürcü kralları aşağılaması nedeniyle işler ilerlemedi. Buna I. Solomon ile II. Erekle arasındaki anlaşmazlıklar da eklendi. Solomon, Osmanlı'ya karşı mücadelenin yanı sıra Rus ordusunu Odişi (Megrelya) ve Guria prensliklerini boyunduruk altına almak için kullanmak istiyordu. 1770 nisanında II. Erekle ve Totleben Ahıska Paşalığı üzerine sefer düzenleme konusunda anlaştılar ve birleşik orduyla Ahıska'ya doğru hareket ettiler. Atzkuri yakınlarında Totleben aniden Erekle'yi bırakarak Surami'ye döndü. Yalnız kalan Erekle Aspindza Muharebesi'nde Osmanlıları ağır bir yenilgiye uğrattı ancak asker azlığı nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı. Totleben ile II. Erekle arasındaki ilişkiler gerildi. Totleben Duşeti, Ananuri, Gori ve Tshinvali'yi işgal ederek halka Rus kralına sadakat ymini ettirdi; II. Erekle'yi tahttan indirip tutuklamayı planlıyordu. Buna karşılık II. Erekle de onu tutuklamak üzere harekete geçti. Totleben Batı Gürcistan'a geçmek zorunda kaldı. 1771 yılında Erekle Hertvisi Kalesi'ni Osmanlılardan kurtardı.

II. Erekle Rus ordusunun yardımıyla Osmanlı'ya karşı somut bir sonuç elde edemedi, Osmanlı'ya karşı askerî çıkış yapmasıyla ise güneyden yeni bir düşman kazanmış oldu. Osmanlı'ya sefer düzenlemek kraliyet hazinesine oldukça pahalıya mal oldu. Lezgileri püskürtmek de sürekli büyük masraflar gerektiriyordu. 1771 yılının sonlarında II. Erekle Rusya'nın himayesine girmeye karar verdi ve Anton ile Levan Batonishvili'yi diplomatik misyonla St. Petersburg'a gönderdi. Misyon bir yılını Astrahan'da geçirdi ve 1773 ocak ayında St. Petersburg'a vardı. II. Erekle'nin önerdiği şartlara göre Kartli-Kaheti Krallığı iç işlerinde otonomisini, kilisenin otosefalisini koruyacak; karşılık olarak hane başına 14 şaur vergi, 2000 vedra şarap ve çıkarılan madenlerin yarısını verecek, buna mukabil Rusya'dan 4 bin asker ve borç alacaktı. Rus hükûmeti Osmanlı İmparatorluğu'nu kötü tetiklememek ve kızdırmamak için II. Erekle'nin şartlarını reddetti.

II. Erekle Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilerini yeniden düzeltti. 1773 yılının sonlarında önemli konuları görüşmek üzere piskoposlar ve büyük soyluların meclisini topladı. 1774 ocak ayında daimî askerî hizmet olan "nöbetçi ordu" (morige jari) sistemi yürürlüğe kondu. Nöbetçi ordunun başında Levan Batonishvili bulunuyordu. Bu sistemin getirilmesi barışı tesis etti ve dağlara kaçmış halkın düzlüklere dönüp ekonomik faaliyetlere başlamasını sağladı. 1774 ağustosunda II. Erekle yeniden Rus himayesini talep etti ancak yine sonuç alamadı. 1775 yılında Zaal Orbeliani II. Erekle'ye karşı bir komplo düzenledi. 1777 yılında Ksani Eristavı Giorgi II. Erekle'ye karşı ayaklandı. Erekle onu tutuklattı ve Ksani Eristavlığı'nı ilga etti. Böylece Gürcü feodalizminin en güçlü yuvalarından birini ortadan kaldırmış oldu. 1779 yılında, I. Solomon ve Kartli soylularının desteklediği Aleksandre Bakaris dze bir ayaklanma girişiminde bulundu.

1778'de Gence yöneticisi Feth Ali Han mağlup edildi, 1779–80 yıllarında Erivan hanıyla savaşmak zorunda kaldı; Lezgiler Tuşeti, Kızıh ve Tshinvali'ye saldırdı; 1773'te Nursal Beg Bodbe'ye saldırdı. Lezgi akıncı müfrezeleri Tiflis'e kadar geliyordu. 1779 yılında, Erekle'nin yaklaşık otuz yıldır iyi komşuluk ilişkileri sürdürdüğü ve tüm sorunları diplomatik yollarla çözdüğü İran şahı Kerim Han Zend öldü. Zayıflayan İran'da iktidarı kademeli olarak Kaçar Türkmen boyunun temsilcisi Ağa Muhammed Han ele geçirdi. 1782 yılında II. Erekle çeşitli Avrupa hükümdarlarına başvurarak askerî ve finansal yardım istedi ve İran veya Osmanlı'ya karşı ortak harekât teklif etti ancak Kafkasya Avrupa devletleri için fazlasıyla uzaktı. II. Erekle yeniden Rusya ile bağ kurmaya çalıştı. Bu kez Rus hükûmeti teklifini memnuniyetle karşıladı ve 24 Temmuz 1783 tarihinde Georgiyevsk Antlaşması imzalandı. Antlaşmayla Kartli-Kaheti Krallığı Rus imparatorunun üstünlüğünü tanıyor ve dış işlerinde ona tabi oluyor, iç bağımsızlığını ve kilisenin otosefalisini ise koruyordu. Kartli-Kaheti'ye daimi olarak 4 toplu 2 Rus taburu yerleştirilecekti. Antlaşma, II. Erekle'nin başlangıçta talep ettiğinden çok daha iyi şartlarda imzalandı. Rus hükûmeti vergi ve rehinelerden vazgeçti.

Kısa süre sonra Rusya'nın antlaşma gereği üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyeceği ortaya çıktı. Kartli-Kaheti Krallığı'nın Rusya ile bağ kurmasına İran ve Osmanlı kesin olarak karşı çıkıyor, komşu hanlıklar ve Ahıska Paşalığı da agresif bir tutum takınıyordu. Kazah-Şamşadilu'da II. Erekle'nin asker toplaması zorlaşıyordu. Ahıska Paşası Lezgi akınlarını teşvik etmek için her yolu deniyordu. 1784 baharında Süleyman Paşa 4 bin kişilik Lezgi ordusunu Kartli üzerine saldırtarak 600 esir aldı. Bu ordu Surami yakınlarında Rus ordusu tarafından mağlup edildi ve esirler serbest bıraktırıldı. Bir ay sonra Süleyman Paşa 3 bin kişilik bir orduyla yeni bir saldırı düzenledi ve bunu sürekli tekrarladı.

1785 yılında Ömer Han 20 bin kişilik bir müfrezeyle Kartli-Kaheti'ye saldırdı. Erekle Ahıska'dan gelebilecek bir saldırı korkusuyla Kartli'den ordu toplayamadı yalnızca Kaheti ve Rus ordusuyla savaşmaya cesaret edemedi. 11 bin kişiyle Ömer Han Ahtala metal madenlerini yerle bir etti, Karayazı, Borçalo, Lore'yi yağmaladı ve Ahıska'ya gitti, oradan da ilkbaharda Karabağ'a geçti. Ömer Han'la savaştan kaçınılması, Rus ordusunun Kartli-Kaheti'yi korumak için yetersiz olduğunun bir göstergesiydi. II. Erekle, Ömer Han'a barış ve haraç teklif etmek zorunda kaldı; Ömer Han'a yıllık 10.000 manat haraç bağladı. 1787 yılında Rus ve Gürcülerin 5 bin kişiden oluşan birleşik ordusu Gence, Karabağ ve Nahçıvan'ı yağmaladı. Aynı yıl Rus ordusu komutanı Albay Burnaşov Kartli-Kaheti'yi terk etme emri aldı. Rusya Krallığı Osmanlı ile yeni bir savaşa hazırlanıyor ve Kartli-Kaheti'nin bu savaşa dâhil olmasını istemiyordu. Rus ordusunun Gürcistan'da bulunduğu süre zarfında Kartli-Kaheti yarar sağladığından çok daha fazla zarar gördü. Kraliyet hazinesi Rus ordusunu beslemenin ağır maliyeti altında eziliyordu. Rus ordusunun çekilmesinin ardından 1789 yılında II. Erekle Osmanlı ile barışçıl ilişkileri yeniden tesis etti. Sultan, barışın bir işareti olarak II. Erekle'ye hediyeler gönderdi. 1789 ocak ayında Erekle ve Azerbaycan'ın büyük kısmının hâkimi Feth Ali Han kendi çıkarları doğrultusunda anlaşarak ortak bir eylem planı çizdiler; bunun hayata geçirilmesiyle Kafkasya'daki iktidarları güçlenecekti ancak çok geçmeden 54 yaşındaki Feth Ali Han öldü ve Kartli-Kaheti'yi güçlendirme planı da suya düştü. Erekle'nin tasarladığı Gürcü-Ermeni birleşik Hristiyan devleti kurma planı da rafa kalktı. Krallığın ekonomik ve mali durumu kademeli olarak zayıflıyordu. Rus ordusunun masrafları hazineye büyük darbe vurmuştu, ekonomiye vurulan bir diğer büyük darbe ise Ömer Han'ın Ahtala madenlerini yok etmesiydi. Nüfus şehirlerden kaçıyordu. II. Erekle 1784 yılında çıkardığı özel bir emirle şehirlerden göç etmeyi yasaklamak zorunda kaldıysa da kentsel nüfus yine de azalıyordu. 1787 yılında nöbetçi ordu pratikte feshedildi.

Krtsanisi Muharebesi

1790 yılında İmereti Krallığı'nın soyluları Kral II. Erekle'yi ziyaret ederek İmereti'nin Kartli-Kaheti Krallığı ile birleşmesini teklif ettiler. Erekle, uzun süren görüşmelerin ardından bu teklifi reddetti. Çünkü Kartli-Kaheti İran tarafından kendi hanlığı olarak görüyor, Osmanlı İmparatorluğu ise Batı Gürcistan üzerinde hakimiyet iddiası taşıyordu. Olası bir birleşme yeni çatışmaları tetikleyebilirdi. Ayrıca Kartli-Kaheti Krallığı'nın güçlü bir idari teşkilatı yoktu ve İmereti'nin meseleleriyle de başa çıkabilecek durumda değildi. Diğer yandan, II. Erekle'nin eşi Kraliçe Darecan da İmereti tahtının torunu Davit Archilis dze'ye (II. Solomon) kalmasında ısrarcıydı.

İmereti heyetinin bu girişimi her ne kadar doğrudan sonuç vermese de boşa gitmedi. Solomon Lionidze'nin gayretleri sayesinde kısa süre içinde Kartli-Kaheti ve İmereti krallıkları ile Guria ve Odişi prenslikleri arasında bir askeri anlaşma imzalandı. "1790 yılında Tiflis kraliyet şehrinde kaleme alınan Kartli, Kaheti, Megrelya ve Guria İber kralları ve prenslerinin onayladığı antlaşma" adı verilen bu mutabakatla Gürcü krallık ve prenslikleri aralarında iyi ilişkiler kurmayı ve ortak düşmana karşı yardımlaşmayı taahhüt ediyorlardı. Erekle'nin torunu II. Solomon'un İmereti'de tahta çıkmasıyla birlikte Batı Gürcistan'da Erekle'nin nüfuzu da arttı. İki lider ortak ve uyumlu bir politika izlemeye başladılar. Ancak Erekle'nin ülkeyi iç dinamiklerinde reforme etme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. 1791 yılında tahtın varislik sistemini değiştirerek tahtın sırayla kendi oğullarına geçmesini kararlaştırdı ve oğullarına krallığın farklı bölgelerini yönetim için dağıttı. Bu karar, ülkedeki feodal dağınıklığı daha da artırdı. İran Tehdidi ve Rusya'nın Tutumu 1791 yılından itibaren İran'da gücünü artıran Ağa Muhammed Han Kafkasya ile yakından ilgilenmeye başladı. Erekle'yi bazen tehdit ediyor, bazen de Rusya ile olan bağlarından vazgeçip İran'a boyun eğmesi halinde dostane ilişkiler kurabileceklerini söylüyordu. Bu durum Kartli-Kaheti'de fikir ayrılıklarına yol açtı. Solomon Lionidze ve grubu İran'la dostane ilişkilerden yanayken, Rusya yanlısı güçler ağır basarak galip geldi. Nitekim 1793 yılında Solomon Lionidze'nin tüm mülklerine ve unvanlarına el konuldu. II. Erekle ise ısrarla Rusya'dan Georgiyevsk Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini ve Kartli-Kaheti'ye iki tabur asker göndermesini istedi. Ancak Kafkasya Hattı Komutanı General İvan Gudoviç, St. Petersburg'dan II. Erekle'ye yardım amacıyla asker göndermeme yönünde kesin talimat almıştı.

1795 yılı Haziran ayında Ağa Muhammed Han, 75 bin kişilik ordusuyla Kafkasya'ya girdi. Aras Nehri kıyısında, II. Erekle'ye sırt çeviren Gence Hanı Cevat Han tarafından karşılandı. Ordusunu üçe bölen Ağa Muhammed Han; bir kısmını Erivan yakınlarında bıraktı, ikinci bir müfrezeyi Kuba yönüne sevk etti, kendisi ise savaşarak Karabağ'a girdi ve geçit vermeyen Şuşa Kalesi'ni kuşatmaya aldı. Erekle'nin müttefiki İbrahim Bey kaleye sığınırken, Ağa Muhammed Han kaleyi bir ay boyunca kuşatma altında tuttu. Bu sırada Kartli-Kaheti ordusu, Prens İulon ve Aleksandre komutasında ihaneti cezalandırmak üzere Gence Hanlığı'na bir cezalandırma seferi düzenleyerek bölgeyi sarstı. Ağa Muhammed Han ise toplarını arkada bırakarak 35 bin kişilik hafif süvari birliğiyle Tiflis üzerine yürüdü.

II. Erekle Tiflis'te 36 bin kişilik bir ordu toplamayı umuyordu ancak yalnızca 4 bin kişi toplayabildi; buna II. Solomon'un getirdiği 3 bin kişilik kuvvet eklendi. Zakharia Andronikaşvili ise Kral'ın oğlu Giorgi'yi koruma bahanesiyle 2 bin Kızıkyelli askeri Kaheti'ye geri götürdü. İlk çatışma 10 Eylül'de Şindis-Tabahmela yakınlarında, Krtsanisi ovasının dağlık yamaçlarında yaşandı ve Gürcüler Ağa Muhammed Han'ın öncü kuvvetlerini mağlup etmeyi başardılar. 11 Eylül'de Ağa Muhammed Han ana birliklerin komutasını bizzat ele alarak Tiflis'e birden fazla koldan saldırdı. Şehri yalnızca 5 bin asker ve 20 topla savunan II. Erekle büyük bir direniş gösterdiyse de aynı gün gerçekleşen şiddetli Krtzanisi Muharebesi'nde İranlıların kuşatma manevraları karşısında Gürcü ordusu ağır bir yenilgiye uğradı ve Tiflis düşerek yağmalandı.

Ağa Muhammed Han şehri sekiz gün boyunca yağmaladı; 8 bin kişilik ordusu ayrıca Mtiuleti ve Gori bölgelerini de tahrip etti. Bu yenilginin en temel sebebi, Rusların verdikleri sözü tutmayarak Gürcüleri düşman karşısında tek başlarına bırakmalarıydı. Tabii ki zayıf düşmüş ülkenin genel durumu da bu sonuca zemin hazırlamıştı; ancak asıl belirleyici etken İranlıların muazzam sayısal üstünlüğü oldu. Savaş alanını son ana kadar terk etmeyen 75 yaşındaki Erekle, yakınlarının ısrarı ve zoruyla tehlikeli bölgeden uzaklaştırıldı. Ananuri'ye sığınan Kral, oradan hem müzakereleri yürüttü hem de asker toplayarak ülkeyi yönetmeye devam etti. Ağa Muhammed Han ise 20 Eylül'de Tiflis çevresinden ayrılarak yanına 30 bin esir ve büyük bir ganimet alarak geri döndü.

Savaş Sonrası Dönem

Krtsanisi Muharebesi'nden birkaç ay sonra, 1795 yılı Aralık ayında Rus ordusu Kartli-Kaheti'ye giriş yaptı. Yaşanan ağır yenilgiye rağmen Doğu Gürcistan tamamen yıkılmamış, hayatta kalma iradesini korumuştu. 1796'da Gürcüler Gence'ye düzenledikleri seferle hain hanı dize getirdiler, birçok esiri kurtararak Tiflis'in yeniden inşasına başladılar. II. Erekle Rus hükümetinden Bambak, Kazak, Borçalo, Gence ve Erivan hanlıklarını kontrol altına almak için ek 8 bin asker ve bir milyon manat borç talep etti.

Bu dönemde Solomon Lionidze liderliğindeki Rusya karşıtı muhalif grup kralı devirmek istediyse de komplo son anda ortaya çıkarıldı; II. Erekle, Solomon Lionidze'yi affederek görevine iade etti. 1797 yılının Haziran ayında ise Kartli bölgesi şiddetli bir veba salgınıyla sarsıldı; Tiflis'te binlerce insan hayatını kaybetti. Kraliyet ailesi Telavi'ye taşınmak zorunda kaldı ve Erekle devleti buradan yönetmeyi sürdürdü. Aynı yıl Rus ordusunun Gürcistan'dan yeniden çekilmesi üzerine, Gürcüler Erekle'nin önderliğinde çevrelerini saran Dağıstanlıların saldırılarına karşı yine tek başlarına ve cesurca direnmeye, bir yandan da Tiflis'i yeniden imar etmeye devam ettiler.

Hayatının Son Yılları

II. Erekle'nin mezarı, Svetitshoveli Katedrali

1797 yılından itibaren Erekle hastaydı, ancak Telavi'den ülkeyi yönetmeye ve aktif çalışmalarına yine de devam ediyordu. Ayakları şişiyordu, bunun ödem olduğu söyleniyordu. Ayaklardaki şişliğin nedeni muhtemelen kalp yetmezliğiydi. Hayatının büyük kısmını eyer üstünde geçirmiş olan kral artık ata binmektense yatakta yatmayı tercih ediyordu. Hasta krala tavuk suyu getirdiler ancak içmedi — "Oruç tutuluyor ben orucu bozarsam halk ne der ve kendisi nasıl davranır" dedi. 1798 yılından itibaren sağlık durumu kötüleşti. 5 Ocak'tan itibaren yatakta hareketsiz yatıyordu. 11 Ocak sabaha karşı, Telavi Kraliyet Sarayı'nda, Erekle 78 yıl önce doğduğu aynı odada hayata gözlerini yumdu.

Kralın naaşı Ortodoks usulüne göre yıkanıp kutsandı, çift katlı ahşap bir tabuta konularak etrafına buzlar yerleştirildi. Tabut önce kraliyet sarayının büyük salonuna konuldu, 20 gün sonra ise sarayın yakınındaki Korçibaşvililer Kilisesi'ne nakledildi. Herkes Erekle'nin vücudunda kaç yara olduğunu merak ediyordu. Ne de olsa o savaşta kendini sakınmaz, düşmana ilk atılan olurdu ancak kralın kaç tane ve ne tür yaraları olduğu naaşını yıkayıp kutsayanların sırrı olarak kaldı. Kimi Erekle'nin vücudunda yara izi olmayan tek bir yer olmadığını söylüyor, kimi ise gururla — çevikliği, becerikliliği, gücü ve iyi savaş donanımı sayesinde kralın tek bir yara bile almadığını belirtiyordu. Edebi kaynaklarda da Erekle'nin herhangi bir savaşta yaralandığı görülmemektedir.

Ülkeye büyük bir yas çöktü. Erekle'ye büyük küçük, kadın erkek, Kartli-Kaheti'de yaşayan her milliyetten, toplumun her kesiminden ve her inançtan insan yas tutuyordu. Onlar, koruyucularını ve destekçilerini kaybetmenin acısını yaşıyorlardı. Oldukça fazla etkinlik içeren kraliyet cenaze töreni projesi, Telavi Ruhban Okulu rektörü David Aleksi-Meshişvili tarafından hazırlandı. Kralın Mtsheta'daki Svetitshoveli Katedrali'ne defnedilmesi kararlaştırıldı ancak Kartli'deki veba salgını nedeniyle Mtsheta'ya gitmek hayati tehlike arz ediyordu. Kraliyet ailesi uzun süre "kırıp geçiren veba" salgınının dinmesini bekledi, ancak bunun sonu görünmüyordu ve zaman daralıyordu. Sonunda kralın naaşının ölümünün 40. gününde toprağa verilmesi kararlaştırıldı.

Cenazenin çıkarıldığı gün Telavi'de çok sayıda insan toplandı; ancak Rus tarihçi P. Butkov'un anlatımına rağmen, bunun 20.000 silahlı kişiden oluşup oluşmadığı şüphelidir. Kaheti'de o sırada bu sayıda asker toplamak imkansızdı, Kartli'den Kaheti'ye seyahat etmek ise salgının yayılma tehlikesi nedeniyle kesin olarak yasaklanmıştı. Platon İoseliani'nin bildirdiğine göre, Kartli'de vebanın kasıp kavurması kralın tören havasında gömülmemesinin nedeniydi. Sayıca azalmış olan kalabalık Tiflis'e doğru hareket etti ve üçüncü gün Tiflis civarına ulaştılar. Kraliyet ailesi üyeleri ve yakın çevresi, naaşı muhtemelen Gombori yolu üzerinden taşıdılar; Tiflis'e girmeyerek Mahata Dağı'nı pas geçtiler ve tabutu Avçala civarında Svetitshoveli'nin karşısındaki Aragvi nehri kıyısına getirdiler. Karşı taraftan Mtshetalılar Aragvi'yi yaya olarak geçtiler ve kralın naaşını Mtsheta'ya taşıdılar.

Svetitshoveli'nin avlusu ve katedrali veba hastalarıyla doluydu. Hastalık korkusuyla, Telavi'den gelen aile üyeleri ve yas tutanlardan hiç kimse, yerel rahiplerle birlikte kendi hayatını tehlikeye atma pahasına kralı tüm Hristiyan geleneklerine uygun olarak defneden ve küçük bir agap (hayır yemeği) de veren saray rahibi Kristofore Badridze-Keşeraşvili hariç, kralın naaşıyla birlikte Mtsheta'ya gidemedi. 21 Şubat 1798'de, Svetitshoveli Katedrali'nde Bagration hanedanının bir diğer değerli temsilcisi daha toprağa verildi.

II. Erekle, Gürcü halkının tarihinde büyük bir iz bıraktı. Hayatının büyük kısmını seferlerde geçirdi ve sıradan bir asker gibi yaşadı. Halk ona "Küçük Kahetili" sevgi adını taktı. II. Erekle'nin kişiliği ve yaptığı işler Gürcü halk yaratıcılığında genişçe yer buldu. Onun adı ulusal bağımsızlık ve özgürlük sembolüne dönüşmüştü. İvane Cavahişvili, Niko Berdzenişvili ve Simon Canaşia, Erekle'yi şu sözlerle tanımlıyorlardı: "Ülkesine adanmış bir vatansever, büyük bir devlet adamı, parlak bir komutan, çağının ilerisinde bir insan. Yaşlılığına rağmen onun kaybı çalkantılı ülke için telafisi imkansız bir kayıptı."

Vahtang Guruli şöyle yazıyor: "Kral Erekle — derin inançlı bir Ortodoks idi; Tanrı onu bir siyasetçi, diplomat ve başkumandan yeteneğiyle cömertçe ödüllendirmişti. Ülkeyi kurtarmak için Erekle mümkün olan her şeyden fazlasını yaptı. Kartli-Kaheti Krallığı'nın yıkılması ve ardından Gürcü devletçiliğinin ortadan kalkması büyük siyasetin bir sonucuydu. Gürcistan, İran-Osmanlı-Rusya uzun süreli çatışmasında kim galip gelirse onun yanında kalacaktı. Bu zafer ise Rusya'ya düştü. II. Erekle'nin soyundan gelenler, onun uzun ömrü boyunca büyük siyasetin mahkûm ettiği vatanını kurtarmaya çalışmış olması nedeniyle kendisine saygı duymalıdır."

Kaynakça

  1. ^  ASEAN
  2. ^ Дубровин Николай Федорович. Закавказье от 1803-1806 года. Издательство: Санкт-Петербург, типография департамента уделов, печатано по сообщению Главного Штаба от 6 сентября 1866 года, стр. 15
Kartli, Kaheti ve İmereti Kralları (1490-1762)
Kartli-Kaheti ve İmereti Kralları (1762-1810)