Sol Kemalizm, Türkiye'de Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini sol, Marksist veya sosyalist politikalarla sentezleyen; cumhuriyet dönemi modernleşmesini ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı devrimci, antiemperyalist bir ilerleme olarak kabul eden siyasi ve düşünsel akımdır. Özellikle 1960'lı yıllarda Türk siyasi hayatında büyük etki yaratan bu ideoloji, Türkiye'nin az gelişmişlikten kurtulmasını devletçi-kalkınmacı bir çizgide ve "kapitalist olmayan bir yolla" (genellikle ulusal bir sosyalizmle) sağlamayı hedeflemiştir.

Tarihsel gelişim

Kadro Hareketi (1930'lar)

Sol Kemalizmin entelektüel temelleri, 1932-1934 yılları arasında yayımlanan Kadro dergisi etrafında birleşen aydınlara (Kadro Hareketi) dayandırılır. Şevket Süreyya Aydemir, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Vedat Nedim Tör gibi isimlerin öncülüğünde gelişen bu hareket, dünyadaki asıl çelişkinin sınıflar (burjuvazi ve proletarya) arasında değil, sömüren emperyalist ülkeler ile sömürülen yarı-sömürge ülkeler arasında olduğunu savunmuştur. Kadrocular, Atatürk devrimlerini derinleştirmek amacıyla "sınıflardan bağımsız" bir devlet aygıtı ve bilinçli bir aydın kadro öncülüğünde, sanayileşmiş ancak sınıfsız bir toplum yaratılmasını öngörmüşlerdir. Bu "sınıftan kaçış" ve aydın öncülüğüne yapılan vurgu, ilerleyen on yıllarda sol Kemalist hareketlerin temelini oluşturmuştur.

1960'lar ve Yön Hareketi

Akımın asıl şekillenmesi, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ardından oluşan görece özgürlükçü siyasi ortamda gerçekleşmiştir. 1961 yılında Doğan Avcıoğlu öncülüğünde yayımlanmaya başlayan Yön dergisi, sol Kemalizm'in en büyük yayın organı olmuş ve dönemin sol eğilimli entelektüellerini bir araya getirmiştir. Yön bildirisinde ve derginin genel yayın çizgisinde, Kemalizm sadece geçmiş bir tarihsel olay değil; ilerici, anti-feodal ve süreklilik arz eden bir kalkınma ideolojisi olarak yeniden yorumlanmıştır. Aynı dönemde Niyazi Berkes gibi düşünürler de Atatürk'ü açıkça bir "devrimci" olarak nitelemiş ve Cumhuriyet reformlarını Batılılaşma hedefiyle uyumlu, anti-emperyalist bir toplumsal devrim olarak açıklamışlardır.

Attilâ İlhan etkisi

Millî Mücadele sırasında en önemli husus, birlik ve beraberliği sağlamaktı. Atatürk, bu sebeple Hacıbektaş'a uğruyor, Aleviler'in tam desteğini alıyor, Kürtler'in de üzerine titriyordu... Biz 1997 yılında, Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve askerî bağımsızlığının giderek zayıflatıldığını görerek, en azından Türk aydınlarının farklılıkları bir kenara bırakarak artık ortak çözümler üretmeleri gerektiği kabulüyle çeşitli hamleler, yayınlar yaptık. Attilâ İlhan, yaptığımız işe "Türkçü-devrimci diyaloğu" dedi ve bu işin öncülüğünü üstlendi. Biz de elimizden geldiğince kendisine destek verdik.

Arslan Bulut, Yeniçağ gazetesi, 25 Ekim 2005

Attilâ İlhan, sol siyaset ve Kemalizm ideolojilerini sentezleyerek "ulusal sol" kavramını kullanmıştır ve Kemalizm'in sol türünü etkilemiştir. Buna ek olarak, Kemalizm'in sol kanadı olan "ulusal sol" hareket içerisinde Şevket Süreyya Aydemir'in başını çektiği Kadro Hareketi ve Doğan Avcıoğlu'nun kurduğu, Kadro Dergisi'nin devamı niteliğindeki Yön Dergisi, daha devletçi ve daha halkçı olan Kemalizm'in ve sosyalizmin sentezini savunmaktalardı.

Attilâ İlhan, "Türkçü ve solcu" görüşlerini dile getirdiği yazılarında ve konuşmalarında, Atatürk'ün yabancı devletler karşısındaki dik duruşunu da örnek göstererek 1938 yılından sonra millî menfaatler yerine "küresel emperyalizm"in isteklerine boyun eğildiği vurgusunu yapmaktaydı. Farklı siyasi fikre sahip yayınları çıkaran çevreler ve yazarlara fikirlerini açtığında birçok konuda hemfikir olduklarını gördü. Yeniçağ gazetesi yazarı, gazeteci Arslan Bulut da Attilâ İlhan ile 1997 yılından itibaren görüşmeler yapanlar arasındaydı. Görüşmeler sonucunda sol Kemalist görüşlerin açıklandığı, Attilâ İlhan'ın yönetiminde Bir Millet Uyanıyor ismi verilen, bir kitaplar dizisi ortaya çıktı. Bu yayınlarda İlhan, önce kendi başına sol Kemalist görüşlerini anlattığı yazılar yazmaktaydı. Kitap dizisinin öncesinde ve sonrasında da Attilâ İlhan'ın fikirlerini paylaşan sayısız yazar benzer konularda kitaplar yazdılar. Gazeteci ve yazar Arslan Bulut; Türkiye'nin ekonomik, askerî ve kültürel yapısının yok edildiğini 1997 yılında fark ederek Attilâ İlhan'ın öncülüğünde yayınlar çıkarılmaya başlandığını, bu yayınların beklediklerinin ötesinde gelişerek büyüdüğünü yazdı.

İlk defa Attilâ İlhan'ın yazılarında yazdığı "dip dalgası" tabiri ile sol Kemalist akımın devletin üst kademelerinden, popüler bir siyasi liderin söylemlerinden esinlenmediği; tabandan tavana doğru yükselen, değişik siyasi görüşlerden insanların desteklediği siyasi bir fikir oluşumu olduğu vurgulanır.

Temel görüşleri ve ideolojisi

Sol Kemalizmin temel teorik çerçevesi birkaç ana eksende toplanmaktadır:

Anti-emperyalizm ve üçüncü dünyacılık

Sol Kemalist düşünceye göre, az gelişmiş bir ülkenin Batı medeniyeti seviyesine ulaşabilmesi için Batı emperyalizmi ile olan ekonomik ve siyasi bağlarını tamamen koparması şarttır. Atatürk liderliğindeki 1919-1922 Milli Mücadele dönemi, dünya tarihindeki ilk ve en başarılı anti-emperyalist ulusal kurtuluş savaşı olarak görülür ve üçüncü dünya ülkeleri (özellikle 1960'lardaki Arap sosyalist rejimleri) için bir model kabul edilir.

Yeni devletçilik ve kalkınmacılık

Kapitalist sistemin az gelişmiş ülkeleri sömürgeleştirdiğini savunan sol Kemalistler, serbest piyasa ekonomisini reddederek "yeni devletçilik" kavramını öne sürmüşlerdir. Feodal toprak ağaları ve komprador burjuvazi dışında kalan tüm toplumun yararını gözeten bu model; devlet mülkiyetini, ağır sanayileşmeyi ve katı bir merkezi planlamayı zorunlu kılar. Sosyalizm, bu akım içerisinde bir proleterya diktatörlüğünden ziyade, kestirme bir "hızlı kalkınma yöntemi" olarak benimsenmiştir.

Zinde güçler ve asker-sivil aydın öncülüğü

Ortodoks Marksizmin aksine sol Kemalistler, Türkiye gibi sanayileşmesini tamamlamamış ülkelerde devrimi gerçekleştirecek güçlü ve bilinçli bir işçi sınıfının henüz oluşmadığını savunur. Bu nedenle toplumsal dönüşüm ve aydınlanma; “zinde güçler” olarak adlandırılan subaylar, bürokratlar, öğretmenler, üniversite öğrencileri ve sivil aydınların öncülüğünde, tepeden inme bir devlet müdahalesiyle (Milli demokratik devrim) gerçekleştirilmelidir.

12 Eylül darbesi ve tasfiye süreci

1970'li yıllarda Türk solunun kitleselleşip fraksiyonlara ayrılmasıyla sol Kemalizm, ana akım sol içindeki tekel konumunu yavaş yavaş yitirmiştir. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nin ardından kurulan rejim, kendisine meşruiyet sağlamak için otoriter, sağ muhafazakâr ve depolitize edici yeni bir resmi "Atatürkçülük" (Türk-İslam sentezi ile uyumlu) inşa etmiştir. Bu dönemde sol Kemalist düşünce devlet için bir tehdit olarak algılanmış; akımın önde gelen aydınları, akademisyenleri ve bürokratları üniversiteler ile devlet kurumlarından geniş çaplı bir tasfiyeye uğramıştır.

Eleştiriler

Sol Kemalizm, ortaya çıktığı 1930'lardan ve özellikle kitleselleştiği 1960'lardan itibaren Türkiye siyasi yelpazesinin farklı kesimleri tarafından teorik ve pratik düzeyde sert eleştirilere maruz kalmıştır.

Ortodoks Marksist ve sosyalist eleştiriler

Ortodoks Marksist düşünürlere ve bağımsız sosyalist hareketlere göre sol Kemalizm, işçi sınıfını dışlayan ve küçük burjuvazinin çıkarlarını savunan elitist bir akımdır. İdris Küçükömer'in analizlerine göre, sol Kemalizm sosyalist devrimin tabandan ve işçi sınıfı öncülüğünde yapılması ilkesini reddeder. Bununla birlikte sol Kemalizm'in tepeden inmeci olduğunu ileri sürerek eleştirir. Küçükömer, bu akımı ordu ve bürokrasiye dayanarak tepeden inme, darbeci bir dönüşümü savunmakla eleştirir. Murat Belge'nin değerlendirmelerinde, Kemalizm tarihsel olarak Türkiye'de kapitalizmin inşasını ve bir "milli burjuvazi" yaratılmasını hedeflemiştir. Belge'ye göre sol etiketle Kemalizm'in bağdaşması mümkün değildir; bu sentez solu bağımsız bir sınıf hareketi olmaktan çıkarıp devlete yedekleyen bir "Bonapartizm" uygulamasıdır.

Liberal ve demokratik eleştiriler

Liberal aydınlar, sol Kemalizmi çoğulcu demokrasiyi, sivil toplumu ve sivil siyaseti boğmakla eleştirir. Ahmet İnsel'in analizlerinde sol Kemalizm, "halk için halka rağmen" şeklinde özetlenen jakoben bir zihniyetin temsilcisi olarak görülür. Mete Tunçay'a göre bu akım, sandık sonuçlarına ve sivil siyasete karşı güvensizdir; halkın siyasi tercihlerini "bilinçsizlik" olarak etiketleyerek vesayeti meşrulaştırır. İnsel ayrıca, bu akımın bireysel özgürlükler ve sivil girişim yerine katı bir merkeziyetçiliği savunmasının, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde otoriter bir fren işlevi gördüğünü belirtir.

Muhafazakâr ve İslamcı eleştiriler

Sağ, muhafazakâr ve İslamcı çevreler, sol Kemalizmi Türkiye'nin tarihi ve dini kökleriyle bağını koparmaya çalışan kültürel bir mühendislik projesi olarak tanımlar. Ahmet Çiğdem'in eserlerinde belirtildiği üzere, sol Kemalist aydınlar Anadolu halkının geleneksel yaşam tarzını ilerlemenin önünde bir engel olarak görmüştür. Çiğdem'e göre Kemalizmin din üzerindeki sıkı denetim politikaları, sol bir "aydınlanma" terminolojisi ile meşrulaştırılmış, bu da bürokratik elit ile muhafazakâr halk kitleleri arasında derin bir kültürel kopuşa neden olmuştur.

Kürt siyasi hareketinin eleştirileri

Etnik çeşitliliği merkeze alan siyasi gruplar ve Kürt siyasi hareketi, sol Kemalizmi devletin resmi milliyetçiliğini sol söylem altında yeniden üretmekle eleştirir. Hamit Bozarslan'ın çalışmalarında, sol Kemalizmin "anti-emperyalizm" söylemi altında üniter ulus devlet modelini savunduğu ve Türkiye'deki etnik çeşitliliği "feodal kalıntılar" olarak indirgediği belirtilir. İsmail Beşikçi'nin analizlerine göre ise Sol Kemalizm, devletin asimilasyon ve güvenlikçi politikalarına ideolojik bir meşruiyet sağlamaktan öteye gidememiştir.

Önemli temsilcileri

  • Doğan Avcıoğlu: Yön ve Devrim dergilerinin kurucusu, Türkiye'nin Düzeni kitabının yazarı.
  • Niyazi Berkes: Türkiye'nin çağdaşlaşma sürecini sol ve Kemalist bir sentezle inceleyen sosyolog ve düşünür.
  • Uğur Mumcu: Gazeteci ve yazar, Kemalizmin anti-emperyalist özünü savunan aydınların önde gelenlerindendir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1 2 3 4 Doğan, Erkan (29 Aralık 2021). "Kemalizm, Batılılaşma ve Türk Solu". Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (İngilizce). 23 (4): 1514-1522. doi:10.32709/akusosbil.1005113. ISSN 1302-1265. 17 Haziran 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi15 Haziran 2026. 
  2. 1 2 3 4 5 6 Bölükbaşi, Yusuf Zi̇ya (25 Eylül 2022). "KEMALİZMİN YENİDEN İNŞASINDA YÖN DERGİSİ VE İLHAN SELÇUK". Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi Dergisi. 57 (3): 1637-1660. doi:10.15659/3.sektor-sosyal-ekonomi.22.07.1882. ISSN 2587-0114. 
  3. 1 2 3 4 Akar, Mürüvvet (1 Ocak 2016). "Kadro: Bir 'Sınıftan Kaçış' Teorisi". Çalışma ve Toplum. 1 (48): 229-252. ISSN 1305-2837. 16 Haziran 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi15 Haziran 2026. 
  4. 1 2 Ak, Gökhan (28 Haziran 2016). "NİYAZİ BERKES IN THE 1960s: REBIRTH EXERCISES OF A LEFT-KEMALIST THINKER". İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi (53): 31-52. ISSN 1303-1260. 
  5. ↑ "Attilâ İlhan ve "Ulusal Sol" Düşüncesi". Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi. 14 Mayıs 2020. 8 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi29 Eylül 2021. 
  6. ↑ H. Ölçekçi, “Fikirde ve Neşriyatta Milliyetçilik”, İzmir, Duvar Yayınları, 2023, s. 129
  7. ↑ ""Parola Vatan, İşareti Namus" nereden geliyor?". 2 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ağustos 2009. 
  8. ↑ Manisalı, Erol (2005). Attilâ İlhan ile 1000 Saat. Bilgi. ISBN 978-975-494-953-7. 
  9. ↑ Yılmaz, Onur Alp (1 Mayıs 2022). "SOL-KEMALİZMİN TASFİYESİ: 12 EYLÜL'ÜN ATATÜRKÇÜLÜĞÜ VE KÖKENLERİ". Atatürk Yolu Dergisi (70): 473-485. doi:10.46955/ankuayd.1070347. ISSN 1303-5290. 
  10. ↑ Erkan Doğan (2021). "Kemalizm, Batılılaşma ve Türk Solu". Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 
  11. ↑ Aydınoğlu, Ergun (2007). Türkiye Solu (1960-1980). Versus Kitap. s. 85. 
  12. 1 2 Küçükömer, İdris (1969). Düzenin Yabancılaşması: Batılaşma. Ant Yayınları. ss. 72-75. 
  13. 1 2 Belge, Murat (1989). Türkiye'de Sol ve Kemalizm. ss. 20-22. 
  14. ↑ İnsel, Ahmet (1996). Düzen ve Kalkınma Kıskacında Türkiye. Ayrıntı Yayınları. s. 45. 
  15. 1 2 İnsel, Ahmet (1996). Düzen ve Kalkınma Kıskacında Türkiye. Ayrıntı Yayınları. ss. 58-60. 
  16. ↑ Tunçay, Mete (1981). Türkiye Cumhuriyeti'nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931). Yurt Yayınları. s. 210. 
  17. ↑ Çiğdem, Ahmet (2001). Taşra Epistemolojisi. İletişim Yayınları. s. 88. 
  18. 1 2 Çiğdem, Ahmet (2001). Taşra Epistemolojisi. İletişim Yayınları. ss. 92-95. 
  19. ↑ Bozarslan, Hamit (2002). Türkiye'de Modernleşme ve Kriz. İletişim Yayınları. s. 112. 
  20. ↑ Bozarslan, Hamit (2002). Türkiye'de Modernleşme ve Kriz. İletişim Yayınları. ss. 115-118. 
  21. ↑ Beşikçi, İsmail (1990). Devletlerarası Sömürge Kürdistan. Alan Yayıncılık. ss. 65-68.