| İsaurya Hanedanı | ||
|---|---|---|
| Kronoloji | ||
|
717-741
720-741
741-775
751-775
741-742
741-742
775-780
776-780
780-797
780-790
792-797
797-802
|
||
| Veraset | ||
|
||
İsaurya Hanedanı, 717'de III. Leon'un tahta oturmasıyla başlayıp İrini'nin 802'de tahttan indirilmesine dek Bizans İmparatorluğu'nu yöneten hanedan.
Hanedanın kurulmasıyla Yirmi Yıllık Anarşi sonlanmış; Ekloga'nın derlenmesi, Araplar ve Bulgarlara yönelik başarılı askerî harekâtlar gibi olumlu gelişmeler görülmüş ancak imparatorluğun Batı'daki hâkimiyeti sonlanarak Roma imparatorluk mirası bölünmüş ve ikonoklazm gibi bir iç sorun meydana gelmiştir.
Tarihi
Herakleios Hanedanı, gasp, anarşi ve isyanlar sonucunda sona ererken hanedanı devam ettiren son hükümdar III. Theodosios, yerini III. Leon'a bırakmıştı. III. Leon, Anadolu Thema'sının başında bulunduğu sırada İslam ilerleyişine karşı Anadolu'yu savunmasıyla ün kazanmıştı. Diplomasi ve idari alanlardaki yetenekleri onu, halk ve ordu arasında sağlam bir konuma getirmişti. Daha çocuk yaşta olan V. Konstantinos'u yönetimine ortak etmiş; bu sayede hanedanın konumunu sağlamlaştırmayı amaçlamıştır.
V. Konstantinos'un, Hazar prensesi ile olan evliliğinden dünyaya gelen ve bu sebeple de Hazar lakabıyla anılan IV. Leon da, babası hayatta iken devlet idaresine katılmıştır. Böylece bu üç imparator, 60 yıldan fazla bir süre kararlı devlet idaresi dönemini başlatmışlardır.
IV. Leon'un Atinalı olan eşi İrini ise 797-802 yılları arasında, Bizans İmparatorluğu'nda hüküm süren ilk imparatoriçe olmuştur. Bu sebeple İrini'nin hakimiyeti, Bizans'ı yeni bir veraset sorunu ile karşı karşıya bırakmıştır.
Yönetimi
İç siyaset
III. Leon ve V. Konstantinos, Thema sistemini umumileştirmiş ve büyük mülki idareleri daha küçük kısımlara ayırarak eyalet savunmasını kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Buna ek olarak, devlete karşı gerçekleştirilebilecek herhangi bir büyük isyanın da önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Askeri kanunlarla ordunun disiplini sağlamlaştırılmış, mali düzenlemelerle de hazinenin geliri artırılmıştır. Arazi kanunlarıyla mülklerin orantısız gelişmesi engellenmiş ve bu sayede köylü sınıfına daha müsait şartlar sağlanmıştır. Özellikle 726'da yayımlanan Ekloga adındaki kanun ile adliye sistemi ıslah edilmiş; kanunlara açıklık ve eşitlik gibi unsurlar eklenmiştir. İkonoklazm'da meydana gelen huzursuzluklara rağmen, III. Leon ve V. Konstantinos'un yönetimi, Bizans İmparatorluğu'nu zenginleştirmiş ve refaha kavuşturmuştur. İrini'nin yönetimi sırasında ikonoklazm terkedilmiş; kilise ve manastırlar eskisinden daha çok kuvvetlenmiştir.
İkonoklazm
İsaurya Hanedanı döneminde Bizans yönetiminin en belirgin ve tartışmalı yönlerinden biri ikonoklazm politikası olmuştur. III. Leon ve onu izleyen hükümdarlar, devlet idaresinde yürüttükleri reformları din alanına da yayma gereği duymuş, özellikle kutsal tasvirlerin kullanımına karşı sistemli bir mücadele başlatmıştır. Bu politika, yalnızca teolojik bir tercih olarak değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi gerekçelerle şekillenmiştir.
8. yüzyılda halk arasında tasvirlere atfedilen aşırı anlamlar, bu imgelerden mucize beklenmesi ve onların günlük hayatın her alanına nüfuz etmesi, dönemin yöneticileri tarafından dini inancın özü açısından sakıncalı görülmüştür. Anadolu kökenli olan III. Leon da bu düşünce ortamından etkilenmiş, tasvirlerin ibadetteki merkezi rolünü sınırlamayı amaçlamıştır. Bu çerçevede 726 yılında yayımlanan bir emirnameyle, tasvirlerin mabetlerde daha yüksek ve gözden uzak yerlere konulması istenmiş, halkın bunlara tapınmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır.
İkonoklazm siyaseti yalnızca inanç alanıyla sınırlı kalmamış, manastırların ve keşişlerin devlet içindeki konumu ile de doğrudan ilişkilendirilmiştir. Manastırların artan nüfuzu, sahip oldukları geniş mülkler ve vergi muafiyetleri, hem hazine gelirlerini azaltıyor hem de üretim ve asker kaynağı açısından devleti zorluyordu. Bu nedenle tasvirlere dayalı kültür, aynı zamanda keşiş sınıfının etkisini kırmak için bir araç olarak görülmüştür. Bu yaklaşım, özellikle V. Konstantinos döneminde daha sert ve kapsamlı bir hâl almıştır.
İkonoklazm uygulamaları ciddi toplumsal tepkilere yol açmış, Konstantinopolis başta olmak üzere Yunanistan ve İtalya'da isyanlar ve protestolar görülmüştür. Papalık, Bizans imparatorlarının bu politikasına sert biçimde karşı çıkmış, ilişkiler giderek gerilmiştir. Bu süreç, Kuzey İtalya'da Bizans hakimiyetinin zayıflamasına ve Papalığın, Frank krallarının himayesine yönelmesine zemin hazırlamıştır. Sonuçta imparatorluk, İtalya'daki topraklarının büyük kısmını kaybetmiş ve Roma ile siyasi bağları büyük ölçüde kopmuştur.
İsaurya Hanedanı'nın ikonoklazm politikası, kısa vadede devlet otoritesini güçlendirmeyi hedeflemiş olsa da, uzun vadede hem iç karışıklıkları derinleştirmiş hem de dış ilişkilerde kalıcı sonuçlar doğurmuştur. Bu dönemin imparatorları ikonoklast olarak anılmıştır. Buna rağmen bu politika, hanedanın yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak Bizans tarihinde derin izler bırakmıştır.
Bibliyografya
- Baştav, Şerif (Ağustos 2021), Bizans Tarihi, Bilge Kültür Sanat, ISBN 9786257201421
Kaynakça
- Anlaşmalar
- Diplomatlar
- Karabisianos
- Denizci themalar
- Dromon
- Rum ateşi
- Drungarios tu ploimu
- Megadük
- Amiraller
- Deniz muharebeleri
- Roman
- Akritik şarkı
- İskender romansı
- Tarihçiler
- Ansiklopediler
- İcatlar
- Tıp
- Felsefe
- Bilim insanları
- Üniversite
| Bizans İmparatorluğu ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |
