Bilgi Merkezi / Rehber
I. Kılıç Arslan
I. Kılıç Arslan ya da Kılıçarslan, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın oğlu ve ikinci Anadolu Selçuklu sultanıdır.
Son gözden geçirme: 22.10.2026
- Doğum
- 1079
- Vefat
- 1107
- Alan
- Hükümdarlar
- Dönem
- 9.–13. yüzyıl
- Vefat yeri
- Habur Çayı (konum yaklaşıktır)
- İlgili Türk devletleri
- Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti, Dânişmendliler Beyliği, Çaka Bey
Hayatı

I. Kılıç Arslan, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın oğlu ve devletin ikinci sultanıdır. Doğum tarihi ve yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte, Bizans kaynaklarında adı "Klitziasthlas" olarak, Latin kroniklerinde ise babasının adıyla zikredilmektedir. Babası Süleyman Şah'ın 1086 yılında Suriye seferinde Melik Tutuş ile girdiği Ayn Seylem Savaşı'nda ölmesinin ardından, Kılıç Arslan ve kardeşi Kulan Arslan, Tutuş tarafından Antakya'ya götürülmüştür. 1087 ilkbaharında bölgeye gelen Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Melikşah, bu iki şehzadeyi İsfahan'a götürerek serbest bırakmamıştır. Melikşah'ın ölümüne kadar süren bu süreçte, Kutalmışoğulları'nın Anadolu'daki hakimiyetlerine izin verilmemiş ve devlet altı yıl boyunca saltanat naibi Ebu'l-Kasım'ın yönetiminde kalmıştır. 1092 yılında Melikşah'ın ölümüyle birlikte serbest kalan Kılıç Arslan ve kardeşi, İznik'e gitmişlerdir. İznik'e ulaştıklarında Bizanslıların şehri kuşatma altında tuttuğu görülmüş, Ebu'l-Kasım'ın yerine geçen Ebu'l Gazi, idareyi Süleyman Şah'ın oğullarına devretmiştir. Büyük kardeş olan Kılıç Arslan sultan unvanını alarak İznik'i başkent ilan etmiş ve muhariblerin ailelerini şehre yerleştirmiştir. Tahta çıktığı dönemde, geçmişte babasına tabi olan Anadolu'daki feodal beyler müstakil hareket etmeye başladığı için, Kılıç Arslan'ın kontrolü sadece Ebu'l-Kasım ve Ebu'l Gazi'nin koruduğu bölgelerle sınırlıydı.
Dönemi ve bağlam
Kılıç Arslan, yönetimi ele aldıktan sonra dağılan devletin birliğini sağlamaya çalışırken, bir yandan da Bizans'a karşı mücadeleyi sürdürme taraftarıydı. İlhan Muhammed, Apolyont ve Kapıdağ havalisini işgal etmiş, ancak Bizans İmparatoru I. Aleksios'un karadan gönderdiği ordu tarafından esir alınarak mağlup edilmiştir. Bu dönemde İzmir'i ele geçirerek kendi donanmasını oluşturan Çaka Bey, Bizans'a karşı seferler düzenlemekte ve Selçuklularla ittifak halindeydi. Çaka Bey'in gücünün artması üzerine Kılıç Arslan, 1092 yılında diplomatik amaçlı bir evlilikle Çaka Bey ile ittifak kurmaya çalıştı. Bizans İmparatoru I. Aleksios, Selçukluların Çaka Bey ile ortak hareket etmesini engellemek amacıyla Kılıç Arslan'ı kayınpederine karşı kışkırttı. Kılıç Arslan, Çaka Bey'in güçlenmesini endişe verici bularak Bizans ile ittifak kurdu ve Abidos kuşatması sırasında Bizans donanmasıyla birlikte Çaka Bey'e karşı harekete geçti. Çaka Bey, Kılıç Arslan ile görüşme talep ettiğinde, Sultan kendisini merasimle karşılayıp ziyafet sırasında kılıcını çekerek Çaka Bey'i öldürdü. Çaka Bey'in ölümünün ardından Kılıç Arslan ve İmparator Aleksios arasındaki barış kısa sürdü ve Türkler Bitinya bölgesindeki Bizans topraklarına akınlar düzenlemeye başladı. İmparator Aleksios, Türk akınlarını engellemek için Sapanca Gölü'nün güneyinden İzmit körfezine uzanan bir kanal kazdırma girişiminde bulunsa da, Mayıs 1096'da Haçlı Kuvvetlerinin Tuna'yı aşarak imparatorluk topraklarına girdiğini öğrenmesi bu planı sekteye uğrattı.
İlgili olaylar
İmparator Aleksios Komnenos'un 1091'de Papa II. Urban'dan yardım talebinde bulunması, beklenenden çok daha büyük kitlelerin harekete geçmesine neden oldu. Keşiş Pierre L'Ermite'in idaresindeki ilk Haçlı ordusu, yağma ve çapulla yol alarak 1 Ağustos 1096'da İstanbul'a ulaştı ve hemen Anadolu'ya geçirildi. Haçlılar, İmparator Aleksios ile yaptıkları anlaşma gereği Anadolu'da ele geçirecekleri yerleri Bizans'a bırakacaklardı ve Selçuklu başkenti İznik yakınlarına kadar ilerleyerek köyleri yağmaladılar. Eylül ayı sonlarında 6.000 kişilik bir Haçlı birliğinin Kserigordos kalesini ele geçirmesi üzerine Sultan Kılıç Arslan bir ordu göndererek kaleyi geri aldı. Bu mağlubiyetin intikamını almak isteyen yaklaşık 20.000 kişilik Haçlı ordusu İznik üzerine yürüdü, ancak Drakon köyünde yapılan savaşta Selçuklu ordusu galip geldi. Bu başarı, Kılıç Arslan'ın Haçlıları küçümsemesine yol açtı ve 1095'te kardeşi Kulan Arslan'ı vekil bırakarak Ermeni Gabriel'in kontrolündeki Malatya üzerine yürüdü. Bu sırada çok büyük ve disiplinli bir Haçlı ordusunun İstanbul'dan Anadolu'ya geçtiği haberi gelince, Sultan kuşatmayı bırakarak İznik'e dönmek için yola çıktı. Miğferli ve zırhlı 100.000 askerden oluşan, toplamda 600.000 kişiyi bulan bu ordu, İznik'i kuşatma altına aldı. Sayıca üstünlük nedeniyle kuşatmayı yaramayan Kılıç Arslan, ordusunu yıpratmamak için geri çekildi ve İznik'teki müdafilerin Bizans Kumandanı Manuel Butumites ile anlaşarak şehri teslim etmesine izin verdi. 19 Haziran 1097 tarihinde İznik Bizanslıların eline geçti ve Selçuklu Devleti başkentini kaybetti; Kılıç Arslan'ın eşi ve çocukları İstanbul'a götürüldü. Kılıç Arslan, İznik'in kaybından sonra Anadolu'daki Türk kuvvetlerini toplamaya çalışarak Dorileon'da (Eskişehir) ordu kurdu. Dorileon Muharebesi'nde Türkler, Haçlılara karşı vurup kaçma taktikleri uygulayarak kayıplar verdirdiler ancak ağır zırhlı Haçlı süvarileri karşısında tutunamadılar. Savaşın ardından Kılıç Arslan, ordusunu muhafaza etmek ve düşmanı yıpratmak amacıyla ricat etti; Haçlılar ise Kılıç Arslan'ın bıraktığı ganimetleri ele geçirdi. Türkler, Haçlıları yiyecek maddelerinden mahrum bırakmak için Konya'yı terk edip tahrip ettiler ve sıcak, yorgunluk ve baskınlarla Haçlılara kayıplar verdirmeye devam ettiler.
Tarihî önemi ve başarıları
I. Kılıç Arslan, I. Haçlı Seferi'nde başkent İznik'i Bizans'a teslim etmek zorunda kalsa da, 1101 Haçlı Seferi'nde üç ayrı Haçlı ordusuna karşı kazandığı başarılarla Haçlı hareketini durdurmuştur. Bu başarıları sayesinde İstanbul'dan Suriye'ye giden yolun hem Bizans hem de Haçlı ordularına kapanmasını sağlamıştır. Haçlılarla yaptığı mücadelelerin yanı sıra Anadolu'da yaptığı seferlerle rakibi Danişmendli Beyliği'nin nüfuzunu kırmak için çalışmıştır. Son döneminde Malatya'yı merkez yaparak devleti Doğu Anadolu'nun en güçlü devleti haline getirmiştir. Dedesi Kutalmış'tan beri süregelen Büyük Selçuklu tahtını ele geçirme çabasını sürdürerek Musul'u ele geçirmiştir. Musul'da Büyük Selçuklu hükümdarı adına okunan hutbeyi kendi adına çevirerek Büyük Selçuklu tahtına adaylığını açıkça göstermiştir. Ancak genç yaşta ölümü, Haçlılar'a karşı yürütülen mücadelede ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin siyasi birliğinde zaafa yol açmıştır. Bu durum, Anadolu Selçuklularının bir fetret devri içine girmesine neden olmuştur.
Haritada ve ilgili kayıtlar
- Türk Dünyası Haritası’nda göster
- Büyük Selçuklu Devleti (1037 – 1157)
- Anadolu Selçuklu Devleti (1077 – 1308)
- Dânişmendliler Beyliği (1080 – 1178)
- Çaka Bey (1081 – 1098)
Benzer / İlgili Türk büyükleri
Aynı alan, dönem, devlet ve bölgeye göre ilgili kayıtlar.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «I. Kılıç Arslan» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
- Vikipedi: I. Kılıç Arslan (sürüm 38268893, CC BY-SA 4.0; yapay zekâ editör desteğiyle özetlenmiş ve uyarlanmıştır, değişiklik yapılmıştır) ↗
- Madde yazarları ve sürüm geçmişi (Vikipedi) ↗
- Lisans: Creative Commons Atıf-AynıLisansla Paylaş 4.0 (CC BY-SA 4.0) ↗
- TDV İslâm Ansiklopedisi, «KILICARSLAN I» maddesi (müellif: Işın Demirkent) — doğrulama için başvurulmuştur ↗
- Vikiveri: Q345544 (CC0) — tarihler ve konum ↗
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.