Bilgi Merkezi / Rehber
I. Melikşah
I. Melikşah, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun üçüncü sultanı olan Türk hükümdarı.
Son gözden geçirme: 22.10.2026
- Doğum
- 1055
- Vefat
- 1092
- Alan
- Hükümdarlar
- Dönem
- 9.–13. yüzyıl
- Kabri / türbesi
- Nizamülmülk Türbesi, İsfahan
- İlgili Türk devletleri
- Büyük Selçuklu Devleti
Hayatı

Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun üçüncü sultanı olan I. Melikşah, 6 Ağustos 1055 Pazar günü dünyaya gelmiştir. Çocukluk yıllarını İsfahan ve çevresinde geçiren Melikşah, uzun boylu, hafif şişmanca ve beyaz tenli bir yapıya sahip olarak tasvir edilmiştir. Babası Alparslan, oğlunun kabiliyeti ve cesaretiyle yakından ilgilenmiş, onu küçük yaşta Gürcistan seferine dahil etmiştir. Babası Alparslan, 1066 yılında Melikşah'ı veliaht olarak tayin etmiş ve ona ikta olarak İsfahan şehrini vermiştir. 1071 yılında babasıyla birlikte Suriye seferine çıkan Melikşah, Alparslan'ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen'e karşı Malazgirt Meydan Muharebesi'ne yönelmesi sırasında Halep'te kalmıştır. 1072 yılında babasının Karahanlılara karşı düzenlediği seferde de hazır bulunan Melikşah, Alparslan'ın esir aldığı bir kale komutanı tarafından öldürülmesiyle taht mücadelesinin ortasında kalmıştır.
Babasının ölümünün ardından Selçuklu ordusunun başına geçen Melikşah, sultanlığını ilan etmiştir. Amcası Kavurd Bey, Melikşah'ın sultanlığını kabul etmeyerek taht üzerinde hak iddia etmiş ve İsfahan'ı işgal etmiştir. Melikşah, veziri Nizam-ül Mülk ile birlikte batıya, İran içlerine doğru yürüyüşe geçmiştir. 15 Nisan 1073'te Kerec yakınlarında, günümüzde İran'da Erak olarak bilinen bölgede, amcasının ordusuyla karşı karşıya gelmiştir. Kerec Muharebesi olarak bilinen bu çatışmada, Melikşah'ın ordusundaki birçok Türkmen asker savaş sırasında Kavurd Bey'in safına geçmiştir. Bu sadakatsizliğe rağmen Melikşah ve ordusu galip gelmiş, Kavurd Bey idam edilmiş ve iki oğlunun gözlerine mil çekilerek kör edilmeleri emredilmiştir. Bu zaferle Selçuklu ülkesindeki emirler arasında Melikşah'ın sultanlığı kesinleşmiş, 1074 yılında Bağdat'ta Abbâsî halifesi tarafından sultanlığı resmen ilan edilmiştir.
Tarihî önemi ve başarıları
Melikşah'ın 1072-1092 yılları arasındaki hükümdarlık dönemi, Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak ve en geniş sınırlara ulaştığı dönem olarak tarihe geçmiştir. Devletin sınırları Anadolu'dan Umman'a, Kafkasya'dan Hindistan önlerine kadar uzanmış, Akdeniz ve Marmara Denizinden Kaşgar'a, Kafkasya'dan Yemen'e kadar geniş bir coğrafya Selçuklu hakimiyeti altına girmiştir. Tahta çıktığı ilk yıllarda kardeşinin yönetimi ele geçirmek için başlattığı isyanı bastırarak ülkede düzeni sağlamıştır. İç karışıklıklardan faydalanan Gazneli ve Karahanlı devletlerinin birleşik saldırısını püskürten Melikşah, her iki devleti de yenilgiye uğratmıştır. Karahanlı Devleti bu mağlubiyet sonrası ikiye ayrılmış, Doğu Karahanlılar Karahitaylar, Batı Karahanlılar ise Harzemşahlar tarafından yıkılmıştır. Gazneliler Sultanı İbrahim'in Horasan'daki Selçuklu topraklarını ele geçirme girişimini karşı hücumla geri püskürten Melikşah, sonraki yirmi yıl boyunca Gaznelilerle iyi ilişkiler sürdürmüştür. Bu iyi ilişkiler, sınırların değişmemesi ve iki hanedan mensupları arasında yapılan evliliklerle pekiştirilmiştir.
Melikşah, Maveraünnehir bölgesine şahsen katıldığı iki büyük askeri sefer düzenlemiştir. 1073-1074 yıllarındaki ilk seferde Batı Karahanlılara saldırarak onları Ceyhun Nehri'nin sağ kıyılarına çekilmeye zorlamış ve stratejik öneme sahip Termez şehrini zapt etmiştir. 1089'daki ikinci seferde yerel ulemanın desteğiyle Semerkant şehrini ele geçirmiş ve oradaki yöneticiyi tutuklatmıştır. Bu fetihten sonra Yedisu bölgesine yönelen Melikşah, Kaşgar merkezli Doğu Karahanlılar devletinin hükümdarının tabiliğini kabul etmesini sağlamıştır. Anadolu Selçuklu hükümdarı Süleyman Şah'ın ölümünden sonra Suriye'ye gelen Melikşah, kardeşi Tutuş'u Şam meliki olarak bırakmıştır. Halep'i Aksungur'a, Antakya'yı Yağı-sıyan'a, Urfa'yı Bozan Bey'e ve Musul'u Çökermiş Bey'e ikta ederek bölgedeki düzeni sağlamıştır. Edessalı Mateos'un 'Dünyanın sultanı' olarak nitelendirdiği Melikşah'ın Anadolu'ya büyük bir orduyla girdiği rivayetleri, aslında sadece Antakya ve Urfa havalisini kapsayan seferlerle ilgilidir. Melikşah, doğu ve güney Anadolu'dan daha ileriye gitmemiş, bu rivayetler İznik üzerine gönderilen Porsuk Bey veya Bozan Bey'in seferleriyle karıştırılmıştır.
Kafkasya'da Gürcistan'a üç ayrı sefer düzenleyen Melikşah, 1078-1079 ve 1086 yıllarındaki seferlere şahsen iştirak etmiştir. Bu seferler sonucunda Gence'deki idareci, Gürcüler Kralı ve bölgedeki diğer mahalli hükümdarlar Büyük Selçuklu Devleti'nin hakimiyetini kabul etmişlerdir. Güney-Doğu Anadolu'daki Mervani Kürtlerini uzaklaştırmak için 1087'de veziri İbni Cahir'in planını uygulamaya koymuştur. 1086-1087 kışında Urfa, Halep, Antakya ve Lazkiye'nin Selçuklular eline geçmesini sağlayarak Doğu Akdeniz kıyılarına ulaşmıştır. Bağdat'a yaptığı ziyarette 24 Nisan 1087'de Abbasi Halifesi tarafından kendisine hilatlar verilmiş ve 'Doğu'nun ve Batı'nın hükümdarı' anlamına gelen iki kılıçla kuşandırılmıştır. Vardan Areveltsi'nin aktardığına göre, deniz kıyısından aldığı toprağı babasının mezarına serpen Melikşah, 'Müjde sana ey baba! Çünkü çocuk olarak bıraktığın evladın dünyayı baştan başa fethetti!' diyerek fetihlerini taçlandırmıştır.
Dönemi ve bağlam
Melikşah'ın bu geniş coğrafyada askeri başarılar elde etmesindeki en büyük etken, babası döneminde geliştirilen profesyonel Selçuklu ordusudur. Bu ordu, 'gulam' adı verilen kölemenler ve paralı askerlerden oluşmakta olup, Melikşah'ın emrinde asgari 46 bin süvari askeri bulunmaktaydı. Ordunun komutasında Emir Savtekin, Emir Bozan, Emir Porsuk, Emir Aksungur, Emir Goharayın ve Kumak gibi yetenekli emirler yer almaktaydı. Batıdaki fetih politikası Türkmen emirlere dayanmakta olup, Emir Artuk Filistin ve Doğu Arabistan'da, Emir Ahmed ve Emir Yakup ise Gürcistan seferlerinde komutanlık yapmıştır. Yemen'e gönderilen ordunun komutanı Türkmen Emir Çabak idi ve bu fetihler göçebe Türkmenlerin Harran ve Diyarbakır ovalarına yerleşmesini sağlamıştır. Ancak Melikşah'ın saltanatının başlarında Türkmenlerle arası iyi değildi; Kerec Muharebesi'nde Türkmen emirlerinin ordusunu terk etmesi ve ardından Cebal Bölgesindeki Türkmenlerin zorla göç ettirilmesi bu gerginliğin örnekleridir.
Melikşah, askeri seferlerde olmadığı zamanlarda İsfahan bölgesinde yaşamış ve bu şehir Büyük Selçuklu Devleti'nin başkenti sayılmıştır. Devlet hazinesi ve ordunun kullanılmayan silahları, İsfahan'ın 8 km güneyindeki Soffa Dağı zirvesindeki Dezkûh kalesinde saklanmaktaydı. Saltanatının son dönemlerinde kışlık ikametgâhını ve devlet merkezini Bağdat'a taşıma kararı alan Melikşah, 1092'de büyük masraflarla bu şehri imar ettirmiştir. Ülkenin değişik kısımları farklı standartlarda idare edilmekteydi; merkezi ve stratejik bölgeler 'sehna' adı verilen gulam-kölemen asıllı valilerle yönetilmekteydi. Emir Atsız Harezm, Emir Goherayin Bağdat, Emir Savtekin Gence, Emir Yağı-Basan Antakya, Emir Aksungur Halep, Emir Bozan Urfa ve Emir Çökermiş Musul valisi olarak atanmıştı. Yeni fetih edilen bölgelere ise Selçuklu sülalesinden gelen ve bazen 'melik' unvanı verilen valiler tayin edilmiştir. Valvaley vadisine amcası Osman bin Çağrı, Tokaristan'a kardeşi Ayaz ve oğlu Tekiş, Herat'a kardeşi Boribars, Kerman'a kuzenleri Sultanşah ve Turanşah, Azerbaycan'a kuzeni İsmail bin Yakuti bin Çağrı ve Suriye'ye kardeşi Tutuş vali olarak atanmıştır.
Eserleri ve mirası
Melikşah, avlanmayı seven ve alimleri koruyan bir hükümdar olarak tanınmıştır. Gazali, Kaşgarlı Mahmud ve Ömer Hayyam gibi dönemin önde gelen alim ve şairlerini himaye etmiştir. Bağdat'ta Sultan Melikşah Camiini yaptırmış, İsfahan'da bir rasathane kurdurmuştur. Çeşitli yerlerde kervansaray, köprü, imaret, kale, hisar ve medreseler inşa ettirmiş ancak bu eserlerden hiçbiri günümüze kadar ulaşamamıştır. İsfahan ve Nişabur'da onun adına yaptırılmış binalar için hazırlanmış kitabeler bulunmaktadır. 1074 yılında Celalî takvimini hazırlatan Melikşah, bu takvimi başkenti İsfahan'daki gözlemevinde yapılan astronomik rasatlara dayandırmıştır. Ticari mallardan alınan vergilerin bazılarını kaldırmış, Ermeni Patriğinin isteği üzerine kiliseleri, manastırları ve rahipleri vergiden muaf tutmuştur. Hac yollarında su kuyuları açtırarak bu yolların emniyetini sağlamış ve ticari hayatı canlandırmıştır.
Haritada ve ilgili kayıtlar
- Türk Dünyası Haritası’nda göster
- Büyük Selçuklu Devleti (1037 – 1157)
Benzer / İlgili Türk büyükleri
Aynı alan, dönem, devlet ve bölgeye göre ilgili kayıtlar.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «I. Melikşah» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
- Vikipedi: I. Melikşah (sürüm 38108315, CC BY-SA 4.0; yapay zekâ editör desteğiyle özetlenmiş ve uyarlanmıştır, değişiklik yapılmıştır) ↗
- Madde yazarları ve sürüm geçmişi (Vikipedi) ↗
- Lisans: Creative Commons Atıf-AynıLisansla Paylaş 4.0 (CC BY-SA 4.0) ↗
- TDV İslâm Ansiklopedisi, «MELİKŞAH» maddesi (müellif: Abdülkerim Özaydın) — doğrulama için başvurulmuştur ↗
- Vikiveri: Q311482 (CC0) — tarihler ve konum ↗
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.