İçeriğe geç
24 Ekim 2026, CumartesiTarihe vefa, kültüre emanet.

Bilgi Merkezi / Rehber

Sadri Maksudi Arsal

Sadri Maksudi Arsal (23 Temmuz 1878, Taşsu - 20 Şubat 1957, İstanbul), Tatar asıllı Türk devlet adamı, hukukçu, akademisyen, düşünür ve siyasetçidir. 1917'de…

Son gözden geçirme: 22.10.2026

Doğum
23 Temmuz 1878
Vefat
20 Şubat 1957
Alan
Devlet adamları
Dönem
20.–21. yüzyıl
Kabri / türbesi
Zincirlikuyu Mezarlığı
İlgili Türk devletleri
İdil Ural Devleti, Türkiye Cumhuriyeti

Hayatı

Sadri Maksudi Arsal
Görsel: Фотография ателье Буллы · Public domain

Sadri Maksudi Arsal, 23 Temmuz 1878 tarihinde günümüz Rusya Federasyonu sınırları içinde yer alan Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'ın dışındaki Taşsu köyünde dünyaya geldi. Babası köyün imamı olan Nizamettin Molla, annesi ise Meftuha Hanım'dır. İlköğrenimini doğduğu köydeki okulda tamamladıktan sonra 1888 yılında Kazan'daki ünlü Allâmiye Medresesi'ne kayıt yaptırmıştır. Bu medresede öğretmenlik yapan ve ileride tanınmış bir pedagog ile Kazan'ın önde gelen Ceditçilerinden biri olacak olan ağabeyi Ahmet Hadi Maksudi'nin yanında eğitimine devam etmiştir. Ağabeyi, Sadri Maksudi'nin yetişmesinde büyük bir rol üstlenmiştir. Kazan yıllarında İstanbul'dan gelen çocuk romanlarını okuyarak Osmanlıca öğrenmiş ve Robinson Crusoe'nun Osmanlıca çevirisini Kazan Türkçesine aktarmıştır. 1895 yılında Bahçesaray'daki Zincirli Medrese'de ders vermeye davet edilen ağabeyi ile birlikte Bahçesaray'a gitmiştir. Bu kurumda ileride kendisine 'manevi babam' diye hitap edeceği İsmail Gaspıralı ile tanışmıştır. Bahçesaray'da geçirdiği 1895-1896 öğrenim yılında Zincirli Medrese'deki dersleri takip etmiş ve Rusça öğrenmiştir. 1897 yılında Rus Öğretmen Mektebi'ne girmiş, ancak bu kayıt Türk cemaati tarafından Ruslaşma tehlikesi olarak görülüp tenkit edilmiştir. İlk hikâye denemeleri 1899-1900 yıllarında yayımlanmış, 1900 yılında ise 'Maişet' adlı romanını Kazan'da basmıştır. Romanı yazmaktaki temel amacını, Tatarcanın bir millî edebiyat haline gelmesine katkı sağlamak olarak açıklamıştır. 1901 yılında Öğretmen Mektebi'ni bitirdikten sonra ağabeyinin önerisiyle eğitimine İstanbul'da devam etmek istemiş, ancak Lev Tolstoy ile tanışmadan Rusya'dan ayrılmamaya karar vermiştir. 1901 yazında Yasnaya Polyana'ya giderek o sırada 73 yaşında olan ünlü yazarı evinde ziyaret etmiştir. Saatler süren sohbetleri sırasında Sadri Maksudi'yi çok beğenen Tolstoy, onu çeşitli defalar 'Akıllı Tatar Çocuğu' diyerek sırtını sıvazlamıştır. Paris'e gitmeden önce İstanbul'a uğrayan genç Sadri Maksudi, burada Ahmet Mithat Efendi ile tanışmış ve onun da Paris'te öğrenim görmesi yönündeki tavsiyesini almıştır. Fransızca ve Latince öğrenmekle geçen bir yıllık hazırlık döneminin ardından 1902 yılında Sorbon Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Ayrıca Paris Edebiyat Fakültesi ve College de France'da da birçok dersi takip etti. 1906 yılında mezun olarak Rusya'ya döndü.

Tarihî önemi ve başarıları

Sadri Maksudi Arsal, Tatar asıllı bir Türk devlet adamı, hukukçu, akademisyen, düşünür ve siyasetçi olarak tarihe geçmiştir. 1917 yılında Ufa'da kurulan Millî İdare'nin ve parlamentosu olan Millî Meclis'in başkanlığını yapmıştır. Bolşeviklerin Millî İdare'yi lağvetmesinin ardından Batı Avrupa'ya geçmiş, Türkiye'nin kuruluş yıllarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye'ye davet edilmiştir. Türkiye'de Türkçülüğün temelini atan isimler arasında yer almaktadır. Cumhuriyetin ilk hukuk fakültesi olan Ankara Hukuk Fakültesi'nin kurucu hocalarındandır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun kurulmasında önemli katkıları olmuştur. TBMM'de IV. dönem Şebinkarahisar, V. dönem Giresun ve IX. dönem Ankara milletvekili olarak görev yapmıştır. Türk Dışişleri'ne giren ilk kadın diplomat olan Adile Ayda'nın babasıdır. 1906 yılında Rusya'ya döndükten sonra siyasetle ilgilenmeye başlamış ve II. Duma'ya Kazan'dan üye seçilmiştir. II. Duma'nın kısa süre sonra dağılması üzerine yeniden yapılan seçimler sonucu III. Duma'ya üye olmuş ve Rusya Türklerinin sorunlarını dile getirmiştir. Duma'daki heyecanlı konuşmaları ile dikkat çeken Maksudi, Başkanlık Divanı üyeliğine seçilmiştir. 1909 yılında İngiltere'ye giden parlamento heyetine dahil edilmiş ve gözlemlerini aktardığı makaleler daha sonra 'İngiltere'ye Seyahat' adıyla kitap olarak yayımlanmıştır. 1911 yılında Kamile Rami ile evlenmiş ve bu evlilikten Adile ve Naile isminde iki kız çocuğu sahibi olmuştur. 1913 yılında avukatlığa başlamıştır. 1917 yılında Rusya Müslümanları Kurultayı'na 'Milli-Medeni Muhtariyet' Projesini kabul ettirmiştir. 1917'de Ufa'da ilan edilen 'İç Rusya ve Sibirya Milli-Medeni Türk-Tatar Muhtariyeti' adlı özerk devletin anayasasını hazırlamıştır. Kasım 1917'de oluşturulan Millî Meclis'e başkan seçilmiş ve devlet işlerini yürütmek üzere kurulan üç bakanlıktan oluşan Millî İrade'nin de başkanlığını üstlenmiştir. Bağımsız bir İdil Ural Ulus Devleti'ne dönüşmesi beklenen bu siyasi oluşum uzun ömürlü olmamış, kısa süre sonra Millî Meclis Ruslar tarafından dağıtılmış ve Millî İdare feshedilmiştir. Millî İdare'nin feshedilmesinin ardından Maksudi, Ufa'dan Rusya'ya dönerken din bilgini Musa Carullah'ın yardımı ile Finlandiya'ya geçmiştir. 1919 yılında Paris'e geçen Maksudi, I. Dünya Savaşı'nın ardından 1920'de toplanan Paris Barış Konferansı'na Rusya Avrupası Müslümanlarının talebine dair bir muhtıra vermiştir. 1922'de ailesi ile birlikte Berlin'e yerleşmiş ve politikayı bırakarak akademik çalışmalara yönelmiştir. 1923'te ailesi ile Paris'e yerleşmiş ve Sorbon Üniversitesi Edebiyat fakültesine bağlı İslâm Ülkelerini Tetkik Enstitüsünde Türk-Tatar kavimlerinin tarihi üzerine dersler vermiştir. Türk Ocakları'nın daveti üzerine 1924 yılında yeni Türk Cumhuriyeti'nde bir dizi konferans vermiştir. 24 Kasım 1924'te Çankaya'da Mustafa Kemal Paşa ile tanışmış ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde görev alma teklifini kabul etmiştir. 1925'te Türkiye'ye gelip yerleşmiş ve Ankara'da Maarif Vekaleti'ne bağlı Telif ve Tercüme Heyeti'ne üyeliğine atanmıştır. Bu heyetin dağılmasından sonra Ankara Hukuk Mektebi kurucu hocaları arasında yer almış ve uzun yıllar bu kurumda ders vermiştir. 1928 yılında Milliyet Gazetesi'nde 'Lisan Islahı Meselesi' başlığı altında yayınladığı yazılarını 1930 yılında bir kitap olarak yayınlamış ve cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e sunmuştur. Mustafa Kemal'in önsöz yazdığı 'Türk Dili İçin' adlı bu eser, iki yıl sonra Türk Dil Kurumunun kurulması talimatının verilmesinde etkili olmuştur. Mustafa Kemal'in bu kitabın önsözünde yer alan veciz sözleri, Türk Dil Kurumu binasının önündeki kitabeye nakşedilmiştir. Türk Ocakları'nın 27 Nisan 1930 tarihli VI. Kurultayı'nda yaptığı konuşmada kurulmasını önerdiği tarih heyeti, 1931 yılında Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti adıyla faaliyete geçmiştir. Sadri Maksudi, kuruluşunda rol oynadığı ve ileride Türk Tarih Kurumu adını alacak bu cemiyetin üyesi olmuştur. Resmi tarih tezini içeren 'Türk Tarihinin Ana Hatları' adlı eserin yazarları arasında yer almıştır. Bu proje sırasında edindiği bilgileri daha sonra Türk Hukuk Tarihi'ni geliştirirken kullanmıştır. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra 'Arsal' soyadını almış ve adını biraz değiştirerek Sadrettin Nizamettinoviç yerine Sadri Maksudi Arsal olarak anılmaya başlanmıştır. Kendi bilgisinin dışında Mustafa Kemal'in milletvekilliğine aday göstermesi ile 1931 yılında siyasete girmiştir. 1931-1935 arasında Şebinkarahisar ve Giresun milletvekili olarak TBMM'de yer almıştır. 1935'ten sonra siyasete ara verip bilimsel çalışmalara odaklanmıştır. Tekrar siyasete dönüşü, 1950'de Demokrat Parti Ankara milletvekili seçilmesi ile olmuştur. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ve Edebiyat Fakültesi'nin Tarih Enstitüsü'nde dersler vermiştir. Türkiye'de hukuk alanında temel ders müfredatından olan 'Türk Hukuku Tarihi' disiplinini kurması, onun Türk hukukuna en büyük katkısıdır. Bu dersi dünyada ilk defa veren kişi olmuştur. 1950 yılında Demokrat Parti Ankara milletvekili olarak yeniden TBMM'ye girmiş ve Türkiye adına Avrupa Konseyi çalışmalarına katılmıştır. 1955 yılında 'Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları' adlı eserini yayımlamıştır. Bu kitapta genel bir milliyetçilik kuramı ortaya koymuş ve ulus oluşumu için hangi koşulların gerektiğini ele almıştır. 20 Şubat 1957'de İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Cenazesi, İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. Kızı Adile Ayda tarafından 'Maksudi Arsal' adlı biyografisi 1991 yılında yayımlanmıştır.

Eserleri ve mirası

Sadri Maksudi Arsal, hukuk, tarih, dil ve milliyetçilik konularında çok sayıda eser kaleme almıştır. 1898 yılında 'Maişet' adlı romanını Kazan'da yayımlamış, bu eserin ikinci baskısı 1914 yılında yapılmıştır. 1912 yılında 'İngiltereye Seyahat' adlı kitabını Kazan'da yayımlamıştır. 1927 yılında 'Hukuk Tarihi Dersleri' adlı eseri Ankara Hukuk Fakültesi Yayınları arasında çıkmıştır. 1928 yılında 'Türk Hukuk Tarihi' adlı eseri Ankara Hukuk Fakültesi Yayınları arasında yayımlanmıştır. 1930 yılında 'Türk Dili İçin' adlı eseri Türk Ocakları Yayınları arasında çıkmıştır. 1933 yılında 'İskitler-Sakalar' adlı eseri Türk Tarihinin Anahatları Serisi içinde yayımlanmıştır. 1934 yılında 'Orta Asya Türk Devletler' adlı eseri Türk Tarihinin Anahatları Serisi içinde yayımlanmıştır. 1937 yılında 'Hukukun Umumi Esasları' adlı eseri Ankara Hukuk Fakültesi Yayınları arasında çıkmıştır. 1941 yılında 'Umumi Hukuk Tarihi' adlı eseri Ankara Hukuk Fakültesi Yayınları arasında yayımlanmış, 1944 ve 1948 yıllarında yeni baskıları yapılmıştır. 1946 yılında 'Hukuk Felsefesi' adlı eseri İstanbul Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyet Yayınları arasında çıkmıştır. 1947 yılında 'Türk Tarihi Ve Hukuk' adlı eseri İstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları arasında yayımlanmıştır. 1955 yılında 'Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları' adlı eseri İstanbul'da yayımlanmış, 1975 ve 1979 yıllarında yeni baskıları yapılmıştır. 1940 yılında 'Teokratik Devlet ve Laik Devlet' adlı eseri İstanbul Üniversitesi Yayınları arasında çıkmıştır. 1940 yılında 'İngiliz Amme Hukukunun İnkişafı Safhaları' adlı eseri İstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları arasında yayımlanmıştır. 1945 yılında 'Farabi'nin Hukuk Felsefesi' adlı eseri İstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları arasında çıkmıştır. 1947 yılında 'Kutadgu-Bilig' adlı eseri İstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları arasında yayımlanmıştır. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde çok sayıda makale yayımlamıştır. 1911 yılında 'Büyük milli Emeller' başlıklı makaleleri Türk Yurdu dergisinde yayımlanmıştır. 1914 yılında 'Emeller üstadı İsmail Gaspıralı' başlıklı makalesi Tercüman gazetesinde çıkmıştır. 1924 yılında Çin tarihlerindeki Kuzey Uygurlarla Tokuz Oğuzların ayniliği hakkında Journal Asiatique dergisinde bildiriler yayımlamıştır. 1925 yılında 'Türk tarihinin telkinatı', 'Türk Birliği' ve 'Lisanların inkişaf ve tekâmülünde Akademilerin rolü' gibi başlıklarla Türk Yurdu dergisinde makaleler yayımlamıştır. 1925 yılında 'Ankara Hukuk Mektebinin tarihî ehemmiyeti' başlıklı makalesi Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde çıkmıştır. 1926 yılında 'Yeni Ankara' başlıklı makalesi Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanmıştır. 1928 ve 1929 yıllarında 'Lisan ıslahı meselesi' başlığı altında Milliyet gazetesinde çok sayıda makale yayımlamıştır. 1945 ve 1946 yıllarında Tasvir gazetesinde demokrasi, hukuk, üniversite muhtariyeti ve milletlerin hayatında fikirlerin rolü gibi konularda çok sayıda makale yayımlamıştır. 1948 yılında Cumhuriyet gazetesinde 'Medenî milletlerde ilim dili yaratma tarihine bakış' ve 'Dil ıslahı ve Dil Kurumu' başlıklı makaleler yayımlamıştır. 1950 yılında Cumhuriyet gazetesinde 'Demokrasinin kapısı önündeyiz' başlıklı makalesi çıkmıştır. Bu eserleri ve makaleleri, Türk hukuk eğitimi, tarih yazımı ve dil devrimi süreçlerinde temel kaynaklar arasında yer almıştır.

Haritada ve ilgili kayıtlar

Benzer / İlgili Türk büyükleri

Aynı alan, dönem, devlet ve bölgeye göre ilgili kayıtlar.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Sadri Maksudi Arsal» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.

Bağışlarınız İçin

Hesap sahibi: Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Vakfı

T.C. Ziraat Bankası

TR49 0001 0012 6298 0865 4750 01